Küçük bir kentten dünyanın lezzet başkentliğine

Bu hafta İspanya’nın kuzey, Fransa’nın ise güney batısında kalan Bask Bölgesi’ndeyiz. Sizlere San Sebastian’ı anlatacağım. Bu yazıda altın rengi plajları, turkuaz denizi, yemyeşil doğasıyla San Sebastian’ın 80 yılda nasıl oya gibi işlenerek kültürün, sanatın, cazın, klasik müziğin ve sinemanın vazgeçilmezi haline geldiğine tanık olacaksınız. Küçücük bir kentin nasıl dünyanın en önemli gurme cennetlerinden biri olduğunu göreceksiniz.

Haberin Devamı

Bask sahillerinde üç tepe üzerinde yer alan San Sebastian, tarih, doğa, modernlik ve gastronominin iç içe olduğu nadir yerlerden biri. 1014’te St. Sebastian Manastırı’nın çevresinde kurulmuş şehir. Kentte bugün sadece 180 bin kişi yaşıyor 16.yüzyıldan itibaren İspanyollar için önemli bir deniz kuvvetleri limanı olmuş. Kraliçe MariaCristina’nın tatillerini geçirmeye başladığı 1800’lerde ise Miramar Sarayı (şimdi Maria Cristina Oteli), Victoria Eugenia Tiyatrosu gibi gösterişli binalar, geniş bulvarlar ve yemyeşil parklar ile en parlak dönemini yaşamış. Şehir son 80 yılda önemli bir yol kat etmiş. Muhteşem plajları, nefes kesici manzaraları ile Igueldo Tepesi, restoranları, Michelin yıldızlı restoranları, yerel pintxos barları, şık otelleri ve butikleri ile eşsiz bir sahil beldesi San Sebastian. Halk buraya Bask dilinde Donostia diyor. Ve Donostia’lıların ‘hayattan ve doğanın sunduklarından zevk alma’ prensibi şehrin her köşesinde hissediliyor.

Küçük bir kentten dünyanın lezzet başkentliğine

Haberin Devamı

Festivaller şehri

Her yıl 20 Ocak tarihinde Tamborrada adlı bir festival düzenleniyor. Belediye Başkanı şehrin eski kısmı olan “Parte Vieja”da şehrin bayrağını göndere çekiyor ve 24 saat boyunca şehirde davul sesleri duyuluyor. Mayıs ayından itibaren hareketlenmeye başlıyor şehir. Temmuz’da San Sebastian Caz-Müzik Festivali var. Eylül ayları ise ünlü San Sebastian Film Festivali’ne ayrılmış. Şehrin 2016 Avrupa Kültür Başkenti seçilmesi ile daha da hareketlenmiş hayat.

Küçük bir kentten dünyanın lezzet başkentliğine

Altın rengi kumlar, turkuvaz sular

Atlas Okyanusu kıyısındaki San Sebastian’ın en büyük koyu kumsalı altın, suları turkuvaz renginde olan La Concha. La Concha’nın hemen yanındaki La Zurriola Koyu ise daha küçük. Genellikle sörfçü gençler tarafından tercihediyor. Ondarreta Plajı çocuklu aileler için ideal. Playa de Gros oldukça sakin. Tekne ile gidilebilen en büyük ada Santa Clara’nın plajları ise korunaklı koylar.

Küçük bir kentten dünyanın lezzet başkentliğine


SAN SEBASTİAN MEKÂNLARI

Dünyada kişi başına düşen en fazla Michelin yıldızlı restoranın olduğu yer San Sebastian. Arzak, Akelarre ve Martín Berasategui adlı restoranlarıyla Paris’ten sonra en çok üç Michelin yıldızlı restoran burada bulunuyor. Ayrıca, San Sebastian’da tek ve iki Michelin yıldızlı çok sayıda restoran var. Hem ünlü gurme restoranları, hem de yerel tapas yani meze barları ‘pintxos’ lar mutlaka denenmesi gerekenler.
Bask kültüründeki yemeklere “Pintxos” deniliyor. “Pintxos” İspanyolların mezeleri olan tapas’lara benzese de onlardan farklı. Bunlar genellikle küçük çubukların ucuna takılarak sunulan atıştırmalık türü yerel lezzetler. Atıştırmalık ama her birinden tatmadan geçmek çok zor. Sonra ne mi oluyor. Pek de o kadar yemedim ama neden nefes alamıyorum ki dedirtiyorlar insana. Siz siz olun nefsinize hakim olun. Aşırı yemekten kâbuslu bir gece geçirmeyin.

Yazarın Tüm Yazıları