KEŞFET
EN İYİLER
ROTA

Uygulamada okumaya devam et.

Avustralya’nın doğu sahilinin en unutulmaz 6 deneyimi

Lone Pine Koala Sanctuary’de koalalara sarılıp kanguruları besleme zamanı! 

Burası bambaşka bir dünya. Düşünsenize, hayatınızda kaç kez koalaya sarılıp kanguruları besleyebilirsiniz? Brisbane’da bulunan, Dünya’nın en büyük ve ilk koala koruma ve bakım alanına hoş geldiniz. Giriş 36 AUD (109 TL). 130 tane koala burada yaşıyor. Buraya gelmişken aynı zamanda kangurularla vakit geçirmeyi ve onları beslemeyi de unutmamak lazım tabi. Kendileri insanlara son derece alışkınlar. Hatta fotoğraflarda artık kameraya bakanlara da rastlamanız mümkün.

 

Whitehaven Plajı’na deniz uçağı ile iniş için hazır olun!Dünyanın en iyi 10 plajı arasında sayabileceğimiz Whitehaven Plajı Whitsunday takımadalarında bulunuyor. Plaj kristal beyaz kumlarıyla ve turkuaz rengi deniziyle tanınıyor. Plaja gittiğinizde buranın ne kadar güzel olduğunu anlasanız da asıl güzelliği gökyüzünden belli oluyor. 6-8 kişilik kapasitesi olan deniz uçağı ile plaja inmek unutulmaz bir deneyim. Fakat başka seçenekler de mevcut. İsterseniz botla veya tekneyle de plaja varabilirsiniz.




Airlie Beach skydiving ile ayaklarınızın altında!

Uzun zamandır skydiving hayali olan biri olarak Airlie Beach bu hayalimi gerçekleştirmek için kesinlikle en iyi seçeneklerden biriydi! Eğer sizin de hayalinizde skydiving varsa burayı kaçırmamalısınız. Atlayacağınız uçak Whitsunday havaalanından kalkıyor ve paraşütle iniş tekrardan aynı havaalanına yapılıyor. Skydiving Dünya’nın her yerinde olduğu gibi burada da yüksek fiyat sahip (299 AUD=910 TL). Fakat Dubai gibi skydivingin çok ünlü olduğu yerlere göre burada fiyat daha uygun. Bunun yanı sıra kendinize sormanız gereken en önemli sorulardan biri şu; 20 dakikalık süren uçak yolculuğu sonunda, 15 bin feet yükseklikten 200 kilometre hızla serbest düşüşe hazır mısınız?

Avustralya’nın en doğusundaki Byron Bay’de sörfün tadını çıkarın!

Byron Bay sörf ve festival kasabası olarak biliniyor. Burası gençlerin, özellikle de hippilerin favori bölgesi. Sörfün yanı sıra konserler ve yoga dersleri de plajlarda oldukça yaygın. En ünlü plajları arasında Main Beach, Clarkes, The Pass ve Wategos var. Bu plajların yanı sıra Cape Bayron’ın önemli bir simgesi haline gelen Byron Bay Lighthouse Avustralya’nın en doğu noktası olma özelliğine sahip. Bu bölgenin tadını çıkarmanın en güzel yolu da 4 kmlik yürüyüş rotasını takip etmek.

Sydney’deki Bondi Beach Icebergs’te şehrin yerlisi gibi vakit geçirin!

Sydney’in en ünlü plajları arasında kuşkusuz Bondi Beach bulunuyor. Burası şehrin merkezine sadece 8 km uzaklıkta ve sörfçüler için vazgeçilmez bir plaj. Özellikle son dönemlerde Instagramda oldukça ünlü olan Bondi Beach Icebergs de plajın tam yanında bulunuyor. Lokallerin hem yazın hem de kışın yüzmesini sağlamak için 100 yıl önce kurulan bir kulüpten bahsediyorum. Giriş 7 AUD (20 TL). Deniz manzarası eşliğinde  havuzun tadını çıkarmak için harika bir fırsat!

 


Brisbane’deki Eat Street Nortshore’da şehir hayatının keyfini çıkarın!

Deniz ve kumun tadını çıkardıktan sonra şimdi sırada biraz da şehir hayatı var. Brisbane’daki Eat Street Northshore yemek, içmek, alışveriş yapmak ve eğlenmek için ideal bir adres. Burada Meksika mutfağından Japon mutfağına kadar çok çeşitli yemek seçenekleri bulmanız mümkün. Aynı zamanda gün içerisinde ufak grupların konserleri eşliğinde keyifli bir gün geçirebilirsiniz.





Fotoğraflar: Berceste ŞEBER

Yazının devamı...

Grafiti dolu sokaklarıyla ünlü Bogota

Kolombiya her ne kadar gitmek için üst sıralara konulan destinasyonlardan olsa da, son dönemlerde özellikle Narcos dizisiyle çoğumuzun dikkati daha da çok çekti. Ben de Kolombiya'nın başkenti Bogota'ya doğru yolculuğa çıktım. İşte Bogota'da gezilecek yerler... 

Plaza de Bolivar (Bolivar Meydanı)

Bolivar Meydanı'nın ismi Kolombiya’nın İspanyollara karşı yürüttüğü bağımsızlık zaferini kazanan ilk başkanı, Simon Bolivar'dan geliyor. Bu meydanda Simon Bolivar'ın heykeli, eski dönemlerden kalma askeri ve yönetim binaları, Ana Katedral, Navinyo Sarayı, Ulusal Hükümet Binası, Adalet Sarayı ve Kongre Binası bulunuyor. Her daim kalabalık olan Bolivar Meydanı pandomim yapanlarla, kuşlara yem atanlarla ve müzik gruplarıyla birlikte daha da canlı hale geliyor.

 

 

La Candeleria

Bogota'da görülmesi gerekenler listesinin başını kesinlikle La Candelaria bölgesi çekiyor. Bolivar Meydanı'ndan yürüme mesafesinde olan La Candeleria bölgesi, hostellerin, restoranların, minik dükkânların bulunduğu rengârenk, dar ve grafitilerle dolu sokaklarla çevrili. Buradaki binalar İspanya'nın tipik koloni yapılarının yansıması. Bir sokaktan başka bir sokağa geçerken grafitiler içinde kendinizi kaybetmeye şimdiden hazırlıklı olun.

Sokakları gezdikten sonra burada yapılacak en iyi şey müzelerini gezmek. Museo del Oro (Dünya'daki en büyük altın müzesi), Botero Müzesi (Müzeyi ziyaret etmek ücretsiz, bunun sebebi ise Fernando Botero’nun koleksiyonunun çoğunu halkın ücretsiz olarak görmesini istemesi) ve Gabriel Garcia Marquez'in (Kolombiya'nın Nobel ödüllü en önemli yazarlarından) kültür merkezi, sanat galerisi ve kütüphanesi bu bölgenin en popülerlerinden.

 

 

Ulusal Polis Müzesi

Müze Bolivar Meydanı’nın batısında bulunuyor. Buranın en etkileyici ve heyecan veren tarafı kuşkusuz Pablo Escobar'a ait eşyaların bulunduğu kat. Escobar'ın Harley Davidson'ını, kullandığı silahları, arandığı zamanlardan kalan 'aranıyor' afişini, polislerden kaçarken giydiği montunu, para ve uyuşturucu saklamak için özel olarak yaptırdığı gizemli masasını, saatini ve kullandığı telsizleri görünce Narcos'ta izledikleriniz gözünüzde canlanıyor.

Ajiaco çorbası

Çorba bizde yemek öncesi içimizi ısıtsın ya da bir başlangıç yapalım diye içilirken Kolombiyalılar çorbayı ana yemekmiş gibi içiyorlar, hatta yiyorlar demek daha doğru olur. Yiyorlar dememin sebebi çorbanın içinde patates, mısır koçanı, kişniş ve kapari bulunuyor olması. Bununla yetinmeyip, başka bir tabakta çorbanın içine koymak için tavuk getiriyorlar. Tavuğun yanında pilav ve avokado da bu çorbanın olmazsa olmazları. Siz iyisi mi, isminin çorba olmasına aldanmayın ve bir öğününüzü yalnızca Ajiaco çorbası ile geçirmeye bakın.

 

 

Monserrate

Bogota'nın sembolü olan Monserrate; denizden 3152 yükseklikte yer alan bir tepe. Buraya ulaşımı finikülerle veya teleferik ile sağlayabilirsiniz. Finiküler saatleri sabahtan akşama kadar olmakla birlikte teleferik Pazar günleri dışında tüm günler öğlen 12'de çalışmaya başlıyor.

Tepeye çıktığınızda şehir ayaklarınızın altında olacak. Burada gün içinde her an havanın kötüleşme ihtimali olduğu için, gündüz erken saatlerde gitmekte fayda var. Tepede güzel yemekleri ve manzarası olan 2 tane restoran (Casa San Isidro ve Casa Santa Clara) seçeneği var. Aynı zamanda 17. yüzyıldan kalan 1 tane kilise, 1 tane kafe ve pek çok hediyelik eşya satan dükkânlar bulmanız mümkün.

 

 

Zona-T (Zona Rosa)

Şehrin her yüzünü görmek için bu bölge görülmeye değer. Şehrin bir köşesi Balat iken bu köşesinin Nişantaşı olduğunu düşünün. Zengin markaların satıldığı dükkânlar, lüks restoranlar ve kafeler, büyük bir alışveriş merkezi, gece kulüpleri, pahalı arabalar... Sokaklarında tur atıp, kafelerinde veya restoranlarında vakit geçirmek son derece keyifli. Bu bölge özellikle cuma ve cumartesi günleri gece hayatının merkezi oluyor, tadını çıkarın.

Andres Carne de Res

Latin Amerika’nın en iyi 50 restoranından biri olarak seçilen Andres Carne de Res, Bogota'nın ünlü bir geleneksel restoranı ve aynı zamanda eğlence yeri. Rengârenk ışıklar, birbirinden orijinal eşyalar, eğlenceli dekorlar ve çılgın müzikler... Evet, burası restoran fakat aynı zamanda salsa bar, festival mekânı, dans kulübü ve en güzeli de unutulmaz bir deneyimin ta kendisi.

Andres Carne de Res, Bogota'nın 23 km uzaklığında Chia'da bulunuyor. Bir diğer şubesi ise Bogota'nın merkezinde, Zona-T'de bulunan Andres DC. İkisinin farkı Chia'nın daha eski, daha popüler ve daha büyük oluşu. Zamanı bol olanlara tavsiyem, Chia'daki şubesine gidin.

Juan Valdez Cafe

Kolombiya kahvesiyle çok meşhur. Dünya'nın pek çok ülkesinde sıkça rastladığımız Juan Valdez, Ulusal Kahve Üreticileri Federasyonu tarafından kurulan bir kafe zinciri. İsmini 1958 yılında hayali bir kahraman olarak üretilen Kolombiyalı kahve çiftçisi Juan Valdez'den almış. İlk olarak Bogota'da açılan kafe sırasıyla Medellin'de, Cali'de ve diğer şehirlerde açılmaya başlamış. Bogota sokaklarında yürürken çok kez Juan Valdez kahvecisiyle karşılaşacağınız için en azından bir kez kahvesini içmeden dönmeyin.

Yazının devamı...