GÜNDEM
SPORARENA
YAZARLAR
EKONOMİ

Nuri Bilge en son kaça olur?

Türkiye’nin en büyük çağdaş sanat fuarı ‘Contemporary İstanbul’ başladı. Cem Erciyes, sanat eleştirmeni Hasan Bülent Kahraman’ın hazırladığı 1 milyon liralık listeyle bir koleksiyoner edasıyla fuara girdi, hangi eserlere sahip olabileceğini inceledi. Gördü ki sanat var diye burada paradan konuşmak ayıp değil. Hele pazarlık yapmak hiç değil. Fiyatlar yüksek olsa da Türkiye’de ve dünyada sanatın nereye gittiğini görmek için bile bu fuar ziyaret edilir. İşte yeni başlayanlar için Contemporary İstanbul...

Hasan Bülent KAHRAMAN & Cem ERCİYES

İçinde her şeyden bir nebze bulunan, hem farklı disiplinleri ele alıp hem gençleri hem çağdaş klasikleri içeren bir liste hazırladım.

Hasan Bülent KAHRAMAN

Bir kişi gelse "1 milyon liram var, tümünü çağdaş sanata yatıracağım, neler alayım" dese ona nasıl bir koleksiyon önerirdim? Önce o kişiyi tanımalı. Koleksiyon insanın kişiliğini yansıtır. Her koleksiyoner, birikimi belli bir hacme eriştikten sonra işin ticaretle ilgili kısmına bakar, bakmak zorundadır. Sonunda parayla yapılan bir şey koleksiyon. Ama asıl maksadı para, ticaret olmayan insanın koleksiyonu sadece bir temele dayanır: Zevk, tutku!
Birkaç tarz koleksiyonla başlanabilir. Çağdaş klasiklere, yeni yapıtlara yönelip, video, dijital sanat, enstalasyon, yeni medya sanatı biriktirebilir. Benim yeni başlayanlara, gençseler, tek önerim var: Kendi kuşakdaşlarının yapıtlarını biriktirsinler. Onlarla yaşasınlar, yaşlansınlar.


Bu rakamlar, Contemporary İstanbul'da yer alan sanatçıların, fuardaki en yüksek liste fiyatlarına, yer almayanların ise tahmini fiyatlarına göre belirlenmiştir. Toplam değer bu yüzden 1 milyon liranın üzerine çıkmaktadır.

Bu mantıkla bakarak ben bir sentez yapmaya çalıştım. İçinde her şeyden bir nebze bulunan bir koleksiyon öneriyorum. Hem çağdaş sanatımızın birikimini yansıtıyor hem farklı disiplinleri ele alıyor, hem daha gençleri hem çağdaş klasikleri içeriyor. İyi ve güçlü bir başlangıç ve koleksiyon olduğuna güvence veririm. Ama yapıtları seçmeyi size bırakıyorum.


Nuri Bilge Ceylan’ın fuardaki bu fotoğrafı 74 bin Lira.

Fotoğraf

Nuri Bilge Ceylan/ Dirimart/ 74 bin TL
Nazif Topçuoğlu/ Galeri Nev/ 19 bin 600 TL
Murat Germen/ C.A.M Galeri/ 17 bin 500 TL
Ahmet Elhan/ Zilberman/ 12 bin TL


Murat Germen

Video

Ali Kazma/ Galeri Nev/ 33 bin 600 TL
Canan/ Rampa/ 33 bin 600 TL
Nevin Aladağ/ Rampa/ 56 bin TL


Çinli sanatçı Seo Young Deok’un demir zincir kullandığı ‘Nirvana 5’ adlı eseri 2013 tarihli.

Resim, multimedya, enstalasyon

Ardan Özmenoğlu/ Siyah Beyaz/ 15 bin TL
Ansen/ X-İst/ 70 bin TL
Ersan Deveci/ Merkür/ 13 bin 500 TL
Ramazan Bayrakoğlu/ Galerie Lelong/ 126 bin TL
Seydi Murat Koç/ Çağla Caboğlu/ 33,6 bin TL
Gülin Hayat Topdemir/ Galeri Zilberman/ 19 bin TL
Murat Pulat/ Alan İstanbul/ 48 bin 500 TL
Ekrem Yalçındağ/ Dirimart/ 78 bin 400 TL
Ebru Uygun/ Dirimart/ 42 bin TL
Jale Çelik/ Galeri Artist/ 22 bin TL
Murat Akagündüz/ Galerisi yok/ 78 bin 400 TL
Hatice Güleryüz/ Rampa/ 28 bin TL


Ekrem Yalçındağ

Heykel

Yaşam Şaşmazer/ Berlin Art Projects/ 84 bin TL
Erdağ Aksel/ Galerisi yok/ 112 bin TL
Osman Dinç/ Pi Artworks/ 42 bin TL
Gülay Semercioğlu/ Pi Artworks/ 88 bin TL
Seçkin Pirim/ Galeri Merkür/ 168 bin TL

Bir sanat gazetecisinin piyasa ile imtihanı

Yılların sanat gazetecisi olarak bu kez Contemporary İstanbul’u farklı bir gözle gezmeye, koleksiyoncularla empati kurmaya karar verdim. Cebimde hayali bir koleksiyon listesiyle fiyatları sordum. Fuarda fiyatlardan konuşmak ayıp değil, hatta pazarlık bile mümkünmüş.

Cem ERCİYES

Sanat fuarlarına yıllardır bienal muamelesi yapan gazetecilerden biri olarak bu kez Contemporary İstanbul’u başka bir gözle gezmeye karar verdim. Neticede fuarın piyasa ve satış odaklı bir etkinlik olduğunu, burada sanat kadar ve hatta işin aslı daha çok ‘paranın konuştuğunu’ kabul etmek gerek. Ben de fuarın itici gücü koleksiyoncularla empati kurmaya karar verdim. Önce kendime bir koleksiyon danışmanı bulmam gerekiyordu. Neyse ki fuarın yönetiminde de olduğu için içeriği iyi bilen Hasan Bülent Kahraman yardımıma koştu ve bana bir liste hazırladı.

Çarşamba günkü açılış için Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ne gittim. Cebimde 1 milyon lira olmasa da 1 milyonluk bir liste vardı. Fuarın kapısından adımımı attığımda mutat şık çağdaş sanat kalabalığı beni karşıladı. Basın masasındakilerin beni uzaktan tanıyıp giriş kartımı hazır etmeleri, koleksiyoncu taklidi yapmamın mümkün olmadığını daha ilk adımda hatırlatmış oldu. Dokuz yıldır bu fuara gelip giden herkes gibi ben de alışkın adımlarla girişteki bara yanaştım ve önce elime bir bardak şarap alıp etrafımı süzmeye koyuldum.


Fuarda fiyatlar her zamanki gibi yüksek ama pazarlığın mümkün olduğunu da gördüm.

Sergi gezmek için mekânlarına gittiğimde bana hep çok yakınlık gösteren galerici dostlarıma, fuarlarda uzaktan bir selam verip geçmeyi tercih ederim. Çünkü her zaman bir bey ya da hanımefendiye tatlı tatlı sanatçılarını anlatıyor olurlar. Hepimizin iyi bir satışa vesile olmasını dilediğimiz bu tatlı sohbetleri bölmemek gerekir. Ama bu kez doğrudan lafa girdim. "Nasıl gidiyor" ya da "Standın ne güzel olmuş" gibi gönül okşayıcı sözleri hızlıca geçip listeyi çıkarttım ve duvardaki esere bakıp sordum: “Gülay Semercioğlu’nun fiyatı ne?” Pi Artworks’ün sahibi Yeşim Turan, Semercioğlu’nun bu yeni çalışmasıyla üçüncü boyuta doğru ilerlediğine işaret etti. Baktım haklı. Hoşuma gitti, tellerle bir dünya yaratan Semercioğlu yine güzel bir iş yapmış. Ama kaç lira? Lira değil dolar! Önce bunu öğrenmem gerekiyormuş. Fuarda fiyatlar çoğunlukla Euro cinsinden, bazıları dolar, çok azı ise TL. “Niye böyle” diye sorduğum bir başka galerici, sanatçının Avrupa’da da galerisi olduğunu söyledi. Bir başkası ise "Böyle üfürdük gidiyor işte!" dedi; güldük... Neyse, Pi Artworks standına dönelim, Yeşim Turan bana Gülay Semercioğlu’nun 40 bin dolar olduğunu söylüyor. Sanatçının güleç yüzü canlanıyor gözümde, “Vay be Gülay” diyorum içimden. Sonra iç cebimden çıkarttığım listeyi, diğer isimleri saklayacak şekilde büküp, sahte bir gizem içinde fiyatı not alıyorum.



Benim gibi ‘Sanat sanat içindir’ ekolünden gelen biri için galerici neyse de sanatçının yanında para konuşmak hiç olmuyor. Bu nedenle, sanatçı Seçkin Pirim’in standından ayrılmadığı Galeri Merkür’e birkaç kere uğrayıp sonunda ona fark ettirmeden görevliyi bir kenara çekip fiyatları soruyorum. Büyük heykelin 60 bin, duvardaki rölyeflerin ise 24-25 bin Euro olduğunu söyledikten sonra uyarıyor: "Tabii uygunlukları değişiyor.” “Yani?” diye soruyorum. Meğer fuar açılalı üç saat olmasına rağmen bazıları çoktan satılmış bile... Bir başka standda elindeki listeden fiyatları kontrol eden görevli “Almayı düşünürseniz bir şeyler yaparız” diyor. Anlıyorum ki gerçek bir alıcıysanız benim kadar mahcup davranmamanız gerek. Pazarlık her zaman mümkün.

Ben listeyi büyük oranda tamamlayıp, fuar turumu bitiriyorum. Âdet olduğu üzere ilk gün fuar kapanınca galeri yemekleri başlayacak. Nitekim saat dokuza yaklaştığında fuar alanı da boşalıyor. Herkes gece Karaköy’deki fuar partisinde buluşmak üzere sözleşerek dağılıyor. Tabii o sırada hiçbiri, o partinin içeri girilemeyecek kadar kalabalık olacağını ve çoğunun kapıdan döneceğini bilmiyor. Tıpkı çok popüler bir sanat eseri gibi...

Contemporary İstanbul 2014

* Fuara 108 galeri katılıyor. Sanatçı sayısı 520, sergilenen eser 2200.
* İşlerin toplam değeri geçen yıl 91 milyon dolardı, bu yıl 100 milyonun üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
* Açılış günü 13 bin kişinin gezdiği fuarın toplam 75 bin ziyaretçi çekmesi bekleniyor.

13-16 Kasım, 11.00 - 20.00
Giriş: tam 20, öğrenci 12,00 TL

YORUMLAR

  • Fatih yiğitoğlu 17.11.2014 14:10:19 kimse 35 tl için 25 kişilik otobüste 80 kişi yolculuk edip ölen 18 kişinin olduğu yerde sanat palavrasına sığınmasın sanatın ne kadara kaça olacağıda makul ölçülerde bellidir
  • Hüseyin Korkutdede 17.11.2014 07:32:50 Aklanacak parasi olan için en akilli is, sanata yatirmak. Sacimin kenarina benzeyen bir sacmaliga 1 milyon dolar verdim, çok guzel di mi desen, kimse ne sacmaliyon sen demez nasil olsa, fiyat kriteri yok. Mis gibi aklarsin parani.
  • osman enishte 17.11.2014 06:59:21 " Sanattan para kazanabilmek de bir sanattır" demiş (Andy Warhol)
  • Observe It 17.11.2014 06:21:30 Fiyatlar neye göre kime göre?Sanatı seviyoruz ama çizik atana Picasso muammelesine karşıyım
  • Barış Başol 17.11.2014 05:06:43 Dolayisi ile de pazarlik sanatci ile degil araci ile yapilir
  • arif kus 17.11.2014 02:47:01 Sanatta pazarlık ayıp karşılanır gerçi. Fiyatını indiren adama sanatçı denmez.

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

Hangisi sizsiniz? Romantizm mi, huzur mu, eğlence mi?
Neden herkes Bodrum’a yerleşiyor?
Sadece hayata geniş çerçeveden bakabilenlerin görebileceği 3 muhteşem detay
En iyisi böyle yapılıyor! İşte hem mükemmel hem de pratik böreğin sırrı...
Kadın olmanın her anlamda güç olduğuna 3 kanıt

EN SON HABERLER

  1. “OHA Diyorum” için geri sayım...
  2. Erkek adamın işine karışılmaz
  3. Rutin kontrol
  4. Dost meclisi
  5. Asena'dan düğün müjdesi
  6. Serdar Ortaç ve eşi ayrılık sorularını duyunca...
  7. Okan gibi bir koca bulsaydı
  8. Trafiğe çözüm
  9. Beyaz Show yeni sezon ne zaman? İşte ilk canlı yayın tarihi
  10. Mükemmel kek hamuru için bilmeniz gerekenler