GÜNDEM
SPORARENA
YAZARLAR
EKONOMİ

Kuzey’den gelen Sonsuz Yaz: Soley

İzlandalı müzisyen Soley, 11 Ekim’de Garanti Caz Yeşili kapsamında Babylon’da olacak. Facebook sayfasında konseri paylaşırken İstanbul’a tekrar gelmekten ne kadar heyecanlı olduğunu da eklemiş...

GÜLDEHAN AYSAN guldehanaysan@hurriyet.com.tr

İlk albümü ‘We Sink’teki hülyalı tınılarıyla dikkatleri çeken İzlanda’nın medar-ı iftiharlarından Soley, ardından gelen ‘Ask the Deep’le dinleyicilerini neredeyse depresif bir dünyaya çekmişti. Hayranları bundan sonra ne olabilir acaba diye düşünürken bu sene yayımlanan üçüncü albümü ‘Endless Summer’da daha hafif ve eğlenceli sulara yelken açtı. Daha canlı tınlayan müzikleri iyimser sözlerle birleştirdi.
Çok sayıda enstrümana hâkim olan ve kendi müziklerini yazan Soley, beri yandan epey de çekingen... Sesinin iyi olmadığını düşündüğü için kendi müziklerine vokal yapması fikrini kabul etmekte oldukça zorlanmış. Neyse ki o naif sesini, Seabear ve Sin Fang projelerini de hayata geçiren Sindri Sigfusson’un desteğiyle gün yüzüne çıkardı.

Klasik ve caz piyano eğitimiyle müziğe başlayıp Icelandic Art Academy’de devam eden Soley, ‘Endless Summer’ üzerinde çalışmaya başlamadan önce kısa bir ara verdi. 2014 Mart’ında kızı doğunca çalışmalarına biraz ara veren müzisyen, bu dönemin meyvelerini paylaşıyor şimdi dinleyenlerle. Hatta albümün ilk parçası ‘Ua’yı kızına ithaf etmiş: “Çocukların hayatını nasıl değiştirdiğine şaşarsın. Hayat hiçbir zaman eskisi gibi olmuyor. Bir çocuk doğduğunda hayatın ne kadar muhteşem olduğunu anlıyorsun.” Zaten albümün genel havasındaki daha optimist bakış hemen seziliyor. ‘Like Never Cry Moon’, ‘Before Falling’, ‘Sing Wood To Silence’ albümü dinlerken ilk dikkat çeken parçalar. Genel olarak kendi ruh halinden ilham alarak şarkılarını yarattığını söylüyor Soley. Ve albümün isim parçası ‘Endless Summer’, yani ‘Sonsuz Yaz’, hem yaz aylarına duyulan özleme hem de İzlanda’da güneşin hiç batmadığı yaz mevsimine bir gönderme. Yaz aylarının sıcaklığı, renkleri, canlılığı ve anne olmanın heyecanı, müziğinin akıcılığı ve naifliğinden eksiltmeden bir arada harmanlanıyor albümde.

Sadece piyano ve insan sesi kullanarak, köklerine dönüş yapma niyetini besliyor Soley, albümde. Yine de sesini kullanmaktansa beste ve düzenleme yapmayı tercih ettiğinin altını çiziyor: “Çok daha eğlenceli. Beste ve düzenleme. Belki bir gün bir senfoni orkestrasıyla bile çalabiliriz. Kim bilir.”
İzlanda’nın birbirini destekleyip kollayan müzisyen topluluğu içerisinde, gerçekten de neler olacağı belli olmaz. Soley, örneğin, solo albümü için çalışıp bir yandan turneye hazırlanırken bir yandan da Sin Fang ve Örvar Smarason ile değişik bir proje üzerinde çalışıyor. Üçlü her ay bir beste üzerinde çalışıp bunu online yayımlıyor. Toplamda 12 parça olacak sene sonuna kadar. En sonuncu çalışmalarına Soley’in Facebook hesabından ulaşabilirsiniz: ‘Used and Confused’...
Soley, 11 Ekim saat 21.30’da Garanti Caz Yeşili kapsamında Babylon’da.

 

BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

Hangisi sizsiniz? Romantizm mi, huzur mu, eğlence mi?
Neden herkes Bodrum’a yerleşiyor?
Sadece hayata geniş çerçeveden bakabilenlerin görebileceği 3 muhteşem detay
En iyisi böyle yapılıyor! İşte hem mükemmel hem de pratik böreğin sırrı...
Kadın olmanın her anlamda güç olduğuna 3 kanıt

EN SON HABERLER

  1. Polisiyeye katkı ödülü
  2. Aytaç Yalman'dan 10 Kasım önerisi
  3. 7 bin yıllık höyük tescilsizmiş
  4. Çapkınım hovardayım!
  5. Kategorizasyonlar sadece ayırmaya yarar
  6. Lisa Ekdahl: Kalbimden söylüyorum
  7. Kazadan sonra...
  8. İki sandalye, bir beyaz mendil, iki çağdaş meddah...
  9. Yamalı pankart!
  10. Atölyeden içimin sıkıntısı boşalmış olarak çıktım