Hem dansçı hem de finansçı

1dk okuma

Finans Liderleri Zirvesi’nde Türkiye’nin en etkin 50 CFO’su (finanstan sorumlu başkan yardımcısı) arasında seçilen DeFacto CFO’su Önder Şenol, törenin ardından partneri Ilgım Ezgi Özmen ile birlikte sürpriz bir dans gösterisi yaptı. Finans liderliğinin yanında uzun yıllardır Latin dansları ile ilgilenen Şenol ile dansın iş hatına etkilerini konuştuk.

Haberin Devamı

Türkiye’nin en etkin 50 CFO’sunun ödüllendirildiği Finans Liderleri Zirvesi CFO Summit mayıs ayında üçüncü kez düzenlendi. Fortune Türkiye ve DataExpert işbirliğinde yapılan ödül töreninin sonunda sürpriz bir etkinlik de vardı. Türkiye’nin en etkin 50 CFO’sundan biri seçilen DeFacto CFO’su Önder Şenol, törenin ardından sahneye çıkarak partneri Ilgım Ezgi Özmen ile birlikte bir dans gösterisi yaptı. Şenol ve Özmen, gösterinin sonunda uzun süre alkışlandı.

Dansın iş hayatına etkilerini konuştuğumuz Şenol, yıllar önce eşiyle beraber gittikleri bir düğünde Latin dansları yapan çiftleri görüp çok etkilendiklerini ve o andan itibaren dansın kendileri için bir tutku haline geldiğini belirtiyor. Finans kariyerinin yanına dansı da ekleyen Şenol’un, eşi Ayça Şenol ile birlikte Sportif Sosyal Danslar (Salsa) Kulüplerarası Türkiye Şampiyonası’nda şampiyonlukları da bulunuyor. Dansın ve diğer hobisi sörf yapmanın akıl ve bedenin bir armonisi olduğunu düşünen Şenol, finansın da armonik olduğunu belirtip, “İletişimde, müzakerede ve ekip yönetiminde armonik bir denge kurmak için aklın ve bedenin bir uyum içinde çalışması gerekir” diyor.

TAKIM OYUNCUSU OLMAK ŞART
Şenol, dans ederken, sörf yaparken ve finans kariyeri boyunca sezgilerinin gelişip, algısının derinleştiğini, empati kurma yeteneğinin arttığını belirtiyor. Bunun yanında, başarının tek başına olamayacağını, partnerle ve ekiple uyumun olmazsa olmaz olduğunu da vurguluyor. Dans sırasında partnerle uyumlu olunmadığında ne kadar iyi bir dansçı olduğunun hiçbir öneminin kalmadığını söyleyen Şenol, bu özelliğin liderlerde de olması gerektiğini belirtiyor. Şenol, “İyi bir liderin sahip olması gereken en önemli yetkinlik iyi bir takım oyuncusu olmasından ve takımını etkili koordine edebilmesinden geçiyor” diyor.

Şenol, dansın iş hayatı ile kesiştiği diğer noktaları şöyle açıklıyor,

· Dansın içinde barınan öz disiplin, azim, sorumluluk, koordinasyon, akıl, duygu, uyum gibi birçok özellik aslında iş hayatının birebir yansıması.

· Dans ederken insanın kendi bedenini çok iyi tanıyor, geliştiriyor ve sürekli eğitiyor. İş hayatında da çalışanlar güçlü yönlerini, gelişime açık yönlerini bilip buna göre bir gelişim planı hazırladıklarında daha başarılı olabiliyorlar.

· Dansın doğası gereği oluşan sosyalleşme ilişki yönetimi konusundaki gelişime çok katkı sağlıyor.

· Yapılan sayısız provalarda dakikaların saniyelerin içine duyguyu ve bedeni sığdırmaya çalıştığınızda, aslında zaman farkındalığı da çok artıyor, zamanı verimli kullanmadaki beceri gelişiyor.

YETENEK KEŞFİ
Ekibiyle birlikte şirket dışında dans etkinlikleri yaptıklarını belirten Önder Şenol, bu sayede dansa başlayan çalışanlar olduğunu söylüyor. Hatta, bunlardan birinde çok yetenekli bir çalışan keşfetmişler. Bu kişi sonradan kurumsal kariyerini bırakarak dans etmeye ve pilates hocalığına başlamış. Kendisinin ise finans kariyerinden çok keyif aldığını belirten Şenol, “Aslında hobimi yapıyorum. Dans ve sörf ile ilgili gelecekte inovatif bir proje olursa beni heyecanlandırır. En azından hobilerime daha çok zaman ayırırım” diyor.

Haberle ilgili daha fazlası: