HALKALAR BİRLEŞİYOR

Yıllardır eğitimcilerin, akademisyenlerin, üniversitelerin, okulların gündeminde olan, ilköğretim ve liselerin üniversitelerle işbirliği içinde olması, üniversite öğrencilerinin kendilerinden küçük öğrencilere derslerinde yardımcı olacağı ortamların sağlanması, okullu miniklerin ders dışı sportif ve sanatsal etkinliklerinde büyüklerinin onlara kılavuzluk etmesi gibi pek çok hayal artık hayalin ötesine geçiyor.

Haberin Devamı

ZİNCİRİN HALKALARI

Geçtiğimiz günlerde sohbet ettiğim Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Halis Yunus Ersöz, bu hayallerin artık somut birer proje olarak hayata geçtiğini, Ankara’da başlatılan ancak kısa sürede Türkiye genelindeki üniversite ve okulara örnek olacağını düşündüğüm bir projeyle anlattı. Aynı zamanda bu projenin mimarı olan Müsteşar Yardımcısı Ersöz’ün anlattıklarından anladığım, Milli Eğitim Bakanlığı’nın desteğiyle, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü ve Altındağ Belediye Başkanlığı’nın işbirliği ile, yerel yönetim, üniversite ve okullar artık zincirin halkaları gibi birbirlerine bağlı olacaklar.

ÜNİVERSİTE AÇILIYOR

Eğitim-öğretim, eğitim yönetimi, güzel sanatlar ve spor ile sağlıklı beslenme – veli destek çalışmaları olmak üzere dört temel alanda işbirliği yapılacak. Üniversitenin öğretmen adayı öğrencilerinin staj uygulamaları Altındağ İlçesi okullarında yürütülecek, öğrencilere hazırlık, yetiştirme kursu ve etütlerle ders dışı destek verilecek, zümre toplantıları üniversitenin ilgili öğretim elemanları danışmanlığında yapılabilecek, ortaokul 8. Sınıf öğrencileri ile lise 11 ve 12. sınıf öğrencilerinin “Üniversite adayı öğrenci” statüsünde üniversitenin imkanlarından yararlanacak. İlköğretim ve lise öğrencileri sanat, kültür, spor ve sosyal etkinliklerde üniversitenin imkanlarından faydalanabilecek.

Haberin Devamı

İLKOKULDAN ÜNİVERSİTEYE

Size çok özet bir şekilde projenin ana hatlarını anlatmaya çalıştım. Türkiye’de sayısı milyonu aşan üniversite öğrencisi nüfusumuz var. Bu öğrenciler de tabii ki; ilkokul, ortaokul, lise sıralarından kampüslere geçiş yaptılar. O yolları yürüdüler. Yürüdükleri yollardaki zorlukları, yokuşları, düzlükleri en iyi onlar bilirler. Diğer taraftan, rektörler başta olmak üzere üniversitedeki öğretim üyeleri de çoğunlukla kendilerine gelen öğrencilerin yeterli düzeyde eğitim almadan geldiğinden, beklentilerini karşılamadığından şikayet ederler. Şimdi düşünsenize iki ayrı halka var. Birisi işin mutfağındaki üniversite öğrencileri, diğeri bilimin en üst seviyede hakim olduğu üniversiteler. Bu iki halka içiçe girip, ilkokuldan başlayıp lise sona kadar üniversitede okuma hedefiyle yetiştirilen, ilköğretim ve lise öğrencilerinin elinden tutsa, bir de buna Altındağ örneğinde olduğu gibi yerel yönetimler eklense nasıl bir güç birliği doğar. Hayatında daha önce hiç üniversite kampüsü görmeden üniversiteyi kazanan öğrencilere üniversitelerin kapısı açılacak, okullarda ders dışı sanatsal ve sportif faaliyetlerde üniversite öğrencileri kendilerinden küçüklere birşeyler öğreterek inanılmaz bir tecrübeye sahip olacak. Üniversiteler bir anlamda öğrenci adaylarını kendileri yetiştirecek. Hem minikler hem gençler kazanacak. 7 yaşındaki çocukla 20 yaşındaki gencin elele vermesinden doğan bu güç umarım tüm Türkiye’ye örnek olur. Eğitimin kuşaklar arasındaki uçurumu kapatan “sihrinin” herkes farkına varır.

Yazarın Tüm Yazıları