Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Amerikan türbülansı

TUHAF şeyler oluyor. 11 Eylül’ün etkisi de diyebilirsiniz ama ABD dış politikası, ülke içindeki farklı çıkarların öncelikleri nedeniyle tehlikeli bir türbülansa girdi. Hata üstüne hata yapıyor.

’Bize ne’ diyebilirsiniz. Kendi hatalarının bedelini kendisi öder. Ama öyle olmuyor. Onun hataları herkesi etkiliyor.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin aldığı bu son karar, ABD’nin Kafkasya’daki çıkarlarını nasıl etkileyecek acaba?

Amerikan kamuoyu, izleyebildiğim kadarıyla Türkiye’nin vereceği tepkinin sonuçlarıyla meşgul şimdi.

İncirlik kapanırsa ne olur? Irak’a giden ve oradan gelecek olan silah ve diğer lojistik desteğin geçmesine izin verilmezse ne yapılır? Bunlar tartışılıyor.

Tasarının Kongre Genel Kurulu’na gelmemesi için çaba harcayanlar Irak’ta çok zor duruma düşüleceğini, savaş masraflarının misliyle artacağını söyleyerek Kongre üyelerini iknaya çalışıyorlar.

Ama bu adımın Kafkasya açısından etkisi ne olur? Meselenin bu yönüne kimse bakmıyor.

Oysa, geçen ay sonu CIA Başkanı bir günlüğüne Bakü’deydi.

Güney Kafkasya, önümüzdeki dönemde bölgesel çatışma ve savaşların gerilimini taşıyacak merkez olacak.

* * *

ABD
’nin, İran gibi kontrol edilemeyen devletlere karşı Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne yerleştirmek istediği füze erken uyarı sistemi, Rusya Devlet Başkanı Putin’i uzun zamandan beri rahatsız ediyor ve "eğer gerçekten bize karşı değilseniz, buyrun Azerbaycan’da, Garbala’da bizim radar sistemimiz var onu birlikte kullanalım" diyor. Önerisi kabul görmüyor.

Amerikan Yönetimi, İran’a askeri müdahale düşünmediğini söylese de her geçen gün bu söylem inandırıcılıktan uzaklaşıyor. Rusya’nın tedirginliği buradan geliyor. ABD’nin planı belli değil, belki de Moskova için çok belli. ABD’de İran’a mutlaka askeri operasyon düzenlenmesini isteyen çevreler var. Etkili de olabilirler. İran’a müdahalenin hesapları onların bastırmasının sonucu değil mi zaten?

ABD’nin Azerbaycan’a ihtiyacı var. 1992 yılında Amerika’daki Ermeni lobisinin etkisiyle, Azerbaycan’a uygulanmaya başlanan ambargo da bu amaçla kaldırıldı. Azerbaycan 11 Eylül’den bu yana ABD’den 27 milyar dolarlık askeri yardım ve 14 milyar dolarlık silah aldı.

Azerbaycan, İran’a karşı üs olarak kullanılabilir.

* * *

AMERİKAN
Kongresi’nin kararını kendi ulusal meclisinde ayakta alkışlayan Ermenistan ise Rusya’nın Kafkasya’daki en yakın müttefiki. Duma 1995’te, Rusya’da yaşayan Ermeni diasporasının etkisiyle soykırım kararı almıştı. Bu diaspora, Amerika’daki ile bazen aynı noktada birleşse bile Ermenistan’da Amerikan çıkarlarını savunacağını kimse beklemiyordur herhalde. O, Ermenistan’da Rusya’nın çıkarlarını savunur. Ve buradaki derinliği, Amerikan disporasınınkine göre daha fazladır.

ABD’nin Türkiye üzerindeki etkisini kaybettiğinin farkına varan bu lobinin bazı üyeleri Rusya’nın Türkiye ile Ermenistan arasında normalleşme sağlamak için devreye girmesini önermeye başladılar bile.

Bu arada Dış İlişkiler Komitesi’nin kararını kınayan yabancı devlet hangisiydi tahmin edersiniz. Azerbaycan tabii ki. Yapılan açıklamada Hocalı katliamı karşısındaki sessizlik sorgulanıyordu.

Amerika sadece Türkiye’yi kaybetmekle kalmıyor, Kafkasya’daki ittifaklarını da tehlikeye atıyor.

Hem de üst üste yaptığı hatalarla türbülanstan kurtulma yeteneğinin zayıfladığı bir zamanda.
X