Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aman uçaklar!..

Hadi ULUENGİN

Haber dünkü gazetelerin hemen hepsinde vardı, Türk Hava Yolları filosunu yenilemek için satın alacağı uçakların ‘‘Boeing’’ olmasını kararlaştırmış.

Buna göre, Amerikan firmasının ürettiği ‘‘737 - 800’’ modellerinden yirmi altısı için kesin sipariş verilecek, yirmi üçü de opsiyona bağlanacakmış.

Bu modeller rantabilite açısından THY'yı tatmin eder nitelik taşıyormuş.

Kaldı ki, milli şirket ile Seattle'daki devasa fabrika arasında yapılan anan yahşi baban yahşi pazarlıkta katalog fiyatları tekrardan düşürülmüş.

Üstelik, ‘‘Boeing’’ zamanında teslim ve yan imalat garantisi sunmuş.

Her halükarda, son söz Başbakanlığın vereceği nihai karara kalmış.

* * *

AMAN hiç acelesi yok, sakın şimdiden vermesin !

Bu kadar zamandır idare ettik iki buçuk ay daha haydi haydi idare ederiz, Yılmaz kabinesi alacağı kararı asla ve zinhar yıl sonundan önce açıklamasın.

Daha doğrusu, 12 - 13 Aralık tarihindeki Lüksemburg AB zirvesini beklesin.

Bakalım üyelik perspektifi konusunda oradan nasıl bir ses seda çıkacak ?

ABD ‘‘Boeing’’i veya Avrupa ‘‘Airbus’’u, son söz bu randevuya ertelensin.

Ülkemizin çıkarları açısından hükümet şu sıralar ağzını çok sıkı tutsun!

* * *

BEN ‘‘Airbus’’ firmasına lobici değilim. İhaleden yüzde kırıştırmıyorum.

Lakin, Zeynep Gögüş'ün de dünkü yazısında vurguladığı gibi, THY filosunun yenilenmesinin mutlaka diplomatik bir kart olarak kullanılmasını istiyorum.

Çünkü şakası yok, nereden bakarsanız bakın belki iki, belki üç, belki dört milyar dolarlık rakkam söz konusu. Herkesin ağzını sulandıran sıfırlar var.

Nitekim, Başbakan Mesut Yılmaz'ın Bonn ziyareti sırasında Alman Şansölye Kohl'un ‘‘Airbus’’ konusunu ‘‘çıtlatması’’ bunun bariz göstergesini oluşturdu.

Zaten artık herkes biliyor ki, yeni tür dış ilişkilerde ticaret ve siyaset birbirlerini tamamlıyorlar. Tüccar ve bezirgan olmadan diplomasi yapılamıyor.

Bunu iyi kavramış rahmetli Özal THY'ye Fransız uçağı, İstanbul metrosuna İsveç tramvayı, Bostancı iskelesine de Norveç vapuru alarak her üç ülkenin Avrupa Konseyi'ne yapmış oldukları Türkiye şikayetini geri çektirtmedi mi ?

İşte bugün de aynen böyle bir gelişme karşısındayız !

AB Lüksemburg zirvesinde Ankara'ya üyelik sinyali mi çaktı, ala ki ala...

Takasa takas, biz de üç aşağı beş yukarı ABD modellerine tekabül eden ve Topluluk ülkeleri tarafından üretilen ‘‘Airbus’’ tayyarelerinden alırız.

Sanmıyorum ki bu uçaklar THY'nın rantabilite hesaplarında önemli bir eksi yaratsın. Her halükarda, arada fark olsa dahi Ortak Pazar kararı için değer !

Ama yok eğer Lüksemburg oturumundan nanay çıktı, eh keyifleri bilir...

Madem ki işi şimdiden sağlam kazığa bağlamışız, ‘‘Boeing’’ ısmarlarız.

Başta Kohl Avrupalılar avuç yalasın, biz de Amerikan kuşlarla uçarız.

* * *

LAF aramızda, arkasında benimkisi gibi hin kumpas var mı bilemiyorum ama THY tercihinin duyurulması ve bunun da ‘‘Boeing’’ olması aslında hoşuma gitti.

Zira etraf şimdi daha da hareketlenecek. ‘‘Airbus’’ lobicileri, ‘‘aman tam üyelik perspektifi kararı çıkartın ki uçak satalım’’ diye bizzat kendi devlet adamları nezdinde devreye girecek. Gönüllü avukatlığımızı onlar üstlenecek.

Haydi ‘‘Airbus’’ lobicileri, tayyarenizi alırız şu Lüksemburg'u halledin!

Haydi bizim hükümet, aman ağzını sıkı tut ! Fermuar çek ! Mühür vur !

Ve haydi bizim diplomasi, ortalığı fişfikle, pazarlığı kızıştır ve ne yap yap 13 Aralıktaki Ankara uçağını mutlaka Lüksemburg havaalanından kaldır !

X