Aman klima çarpmasın!

Hürriyet Haber
23.08.2017 - 15:50 | Son Güncelleme:

Hava sıcaklığının iyice arttığı yaz günlerinde aşırı nem ve ısı daha fazla hissedilir. Bu da klimalara olan talebin artmasına neden olur. Klimaların yanlış kullanımı ise insan sağlığını olumsuz etkiler. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hacer Kuzu Okur, klima çarpmasına karşı önlem alınması gerektiğinin altını çizdi, klima mikrobuna karşı vatandaşları uyardı.

Klimalar ortam havasındaki nemi yoğunlaştırarak su olarak dışarı atar ve ideal ısıda ortamı soğutmaya yararlar. Sıcak ve nemli havalarda son derece önemli ve gereklidirler. Sadece uygun bakım ve kullanımını bilmek gereklidir. Ortam ısısı için ideal olanı 23-24 derece, nem oranını da %50 civarında tutulmalıdır. Sistemdeki suyun varlığı, bakımı ve temizliği yapılmayan klimalar mikropların ürediği bir ortam oluşturur.

KLİMA ÇARPMASINA KARŞI ÖNLEMİNİZİ ALIN

Sürekli kapalı alanda bulunan kişilerin ani dış ortama çıkmasında ya da terliyken klimalı ortama ani giren kişilerde klima çarpması meydana gelebilir. Ani ısı değişiminden etkilenen vücudumuz bu durumu tehlike olarak algıladığı için vücut ısısını yükselterek tehlikeye karşı önlem almaya çalışır. Ateş yükselmesi, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, göğüs ağrısı, halsizlik,  mide bulantısı, ishal, kulak rahatsızlığı ve yüz felci gibi sıkıntılı durumlar klima çarpması sonucu olabilen bulgulardır. Terli olarak kapalı ortama girildiğinde hemen klimayı açmamak vücut ısısı düşene kadar bekleyip klimayı çalıştırmak bireyleri olumsuz etkilerden koruyacaktır. Klimanın hava üfleme panellerinin ister evde ister arabada olsun doğrudan üzerinize gelmesini önlemelisiniz. Belirli aralıklarla açık havaya çıkarak doğal ortam ile temas etmek klimanın yarattığı gözde kurumaları önleyebilir. Ateş yükselmesi durumunda ılık duş almak ve sıvı tüketimini artırmak faydalı olacaktır ancak devam etmesi durumunda doktora gitmek ihmal edilmemelidir.

Akciğerlerimiz solunum organımız olup dış ortam ile doğrudan etkilenir. Sıcak ve nemli yaz günleri; bronş astımı, KOAH gibi kronik akciğer hastalığı olanları daha olumsuz etkiler. Bu kişilerde vücuttan artan sıvı kaybı ve doğrudan sıcağın etkisiyle hava yolu darlığının artması nefes alıp vermeyi zorlaştırır, göğüste sıkışma hissine neden olabilir. Bu gibi şikayetler acil başvurusunu artırırken bazen de hastaneye yatışa neden olabilir.

Dolayısıyla akciğer hastalığı olan kişilerin hava sıcaklığının 30ᵒC ve nem oranının % 60’ın üzerinde olduğu durumlarda dış ortam aktivitelerinden mümkün olduğunca uzak durmaları, günlük egzersizlerini sabah erken saatlerde yürüyüş şeklinde yapmaları, bol su tüketmeleri ve ilaçlarını mutlaka düzenli kullanmaları gerekmektedir. İç ortam hava kalitesinin korunabilmesi için klima kullanımları önerilebilir ancak bu durumda da havanın aşırı soğutulmaması, klima temizlik ve kontrollerinin düzenli olarak yaptırılması gereklidir. Tüm önlemlere rağmen yakınmalarında artış olan hastaların ise zaman kaybetmeden bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları önerilir.

KLİMA MİKROBUNA DİKKAT!

Aman klima çarpmasın

Klima sistemleri gibi nem ve su içeren ortamlarda legionella gibi nemli ortam seven mikroplar yaşayabilir. Klima sistemlerinden etrafa dağılan havanın solunması ile bu organizmalar akciğerlere ulaşır ve zatürreye neden olabilir. En riskli grup da yaşlılar, kanser hastaları, kronik akciğer hastalığı olanlar, sigara kullananlardır.

Kısa süre önce seyahate çıktıysanız: Yakın zamanda seyahate çıkmış olanlar, otelde konaklayan kişiler veya evlerinde su tesisatında değişiklik yapılanlar bu hastalık açısından risk altındadırlar. Bu riski azaltmak için sulu sistemle çalışan merkezi klimaların su kulelerinin düzenli olarak uygun konsantrasyondaki klorla dezenfekte edilmesi ihmal edilmemelidir.

Vücudunuzda bu belirtiler varsa: Legionella etkeni hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu belirtilerinden, ölüme neden olabilen zatürreye kadar ağır tabloya neden olabilir. Bulgular ilk 24-48 saat içinde halsizlik, kırgınlık, kas ağrıları ve şiddetli baş ağrısıyla başlar sonra ani yükselen ateş ortaya çıkar. Bunlara kuru öksürük, bilinç bozukluğu, bulantı, kusma ve ishal gibi belirtiler de eklenebilir. Ağır zatürre durumunda, hastalarda ciddi solunum yetmezliği gelişebilir. Bu kişilerin takip ve tedavilerinin yoğun bakım koşullarında yapılması gerekir.

Legionella zatürresinin kesin tanısını koyabilmek için uygun klinik ve röntgen bulguları yanında balgam, kan ve idrarda legionella bakterisi ya da onun antijenlerini tespit etmek gerekir.

Legionella zatürresinden şüphelenildiğinde hızla tanı konulup uygun antibiyotiğin başlanması ve destek tedavisi önem taşır. Hastalık belirtisi olan kişilerin gecikmeden göğüs hastalıkları uzmanına başvurması gerekir.

Vücut direncinizi güçlü tutmak için: Önümüzde hem tatil hem de bayramın bir arada yaşanacağı 10 günlük süre var. Seyahat programlarının yoğun olduğu bu süreçte vücut direncimizi güçlü tutmalıyız. Bunun için de bol taze sebze ve meyve yemeliyiz. Ek vitamin ya da mineral takviyesini doktor önerisi doğrultusunda almalıyız. Bunların yanı sıra uykumuzu yeteri kadar almaya da özen göstermeliyiz.

Klimaların sıcak yaz günlerinde bizi rahatlatan, kapalı ortamda uygun iklim sağlayan cihazlar olmasına karşın, uygun şartlarda kullanılmadığında ve bakımı yapılmadığında sağlığımız için risk taşıyabileceğini unutmamalıyız.

Benzer bilgiler ve daha fazlası için 365gun.com’a tıkla.

Sponsorlu içerik

Sayfa Başı