"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Alya Mey’in göbek bağını nereye koyalım?

Diye sormuştum. Olağanüstü öyküler gönderdiniz, teşekkür ederim.

Delilikte birbirimizden pek farkımız yok, siz nasıl benim yazılarımı okuyup ağlıyorsanız, ben de sizin mail’lerinizi okşayıp okşayıp ağlıyorum. Bu arada tebrik ederim, o kadar çok öneri geldi ki, benim de kafamı karıştırdınız! ‘Eyvah şimdi ben ne yapacağım?’ oldum. Ama ne yapacaksam sevgilimle birlikte yapacağım. Bu meseleyi o zaman tekrar konuşuruz...

SOKAĞA ATMA

Babam, benimkini Londra’da sokağa atmış. Şimdi 30 yaşındayım ve 18’imden beri ailemden ayrı yaşıyorum. Bence bunun, göbek bağımın yurtdışında atılmasıyla alakası var. Eğer Alya yanında kalsın istiyorsan, mutlaka sana yakın bir yerlere koy. (Ceylan M.)

OKULA KOYMA

Bir okula koymanızı hiç tavsiye etmem. Annem, benimkini ‘Oğlum okusun da büyük adam olsun’ diye okula koymuş da, ne olmuş? 6 yıldır üniversiteyi bitiremiyorum! Göbeğim, okula bağlanmış resmen. Bırakmıyor okul beni. Suç annemin! Çocuğum olursa, iş hayatını takdir ettiğim mühim bir şahsiyetin şirketine filan koyacağım. Size de tavsiyem budur. (Gür A.)

ÇEYİZ YAP

Yakıp, bir kavanoza koy. Sonra da oturma odanda bir yere kaldır. Gelin olunca kendisine çeyiz diye verirsin. Çok sevineceğinden eminim. (Yalçın M.)

KENDİNİNKİYLE SAKLA

Benim yaptığımı yap: Eğer hálá duruyor ise senin göbek bağınla birlikte sakla. Böylece çocuğun veya ileride olacak çocukların her zaman sana, ailesine ve birbirlerine bağlı olacaklardır. (Hayriye.)

KOLYE YAP

Bizler hep birilerini model alarak büyüdük. Siz kimseye aldırmayın. Alya’nın göbek bağından bir kolye yapın ve boynuna asın. Kendi gibi olsun. (Bilge.)

SAKIN HA

Ayşeciğim, sen şimdi Alya’nın göbek bağını boynuna kolye filan yapmaya kalkarsın. Sakın ha! Bildiğim kadarıyla, ileride olası hastalıklar için donduruluyor. Kimbilir belki de yapmışsındır. (Çiğdem.)

HUKUK FAKÜLTESİNE

30 yaşında hálá bekar olduğum için mecburen kendi göbek bağı hikayemi anlatacağım: İzmirliyim. Orada doğdum, büyüdüm. 93’te Ankara’ya taşındım. Çünkü Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazanmıştım. İlk yıl evden adımımı atmadım desem yeridir. Çünkü alışamadım, ne şehre ne de okula. Annem sık sık ziyaretime gelirdi, güzel anne yemekleriyle. Yine böyle ziyaretlerinden birinde, çok sevdiğim komşularımdan biri dayanamayıp şakayla karışık anneme yakındı: ‘Bu kız ne biçim böyle! Ne okula gidiyor ne gezmeye. Evden çıktığı yok. Yoksa, sen bu kızın göbek bağını evde mi sakladın?’ Annem, ‘Evet evde sakladım. Hálá da sandıkta...’ cevabını verince, olan olmuştu. Daha doğrusu, ben olacakları anlamıştım! Annem, beni bir dahaki ziyaretinde yanında göbek bağımı da getirdi. Getirmekle kalmadı, çılgın annem, göbek bağımı, arkadaşlarımın ve benim şaşkın bakışları altında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin bahçesine törenle gömdü! Şimdi ben bir avukatım. Ve tamamen Ankaralı oldum. Artık istesem de Ankara’dan ayrılamıyorum. (Ebru.)

YUT İSTERSEN

Ablam ve arkadaşı bir hafta arayla doğum yapmışlardı. Doğal olarak ikisinin de evinde göbek bağı meselesi tartışılıyordu. Ablam o sıralar Amerika’da yaşadığı için ‘Harvard’ın mı Yale’nin kampusuna mı yoksa İstanbul’a döndüğümde Boğaz’da bir yalının bahçesine mi gömsem?’ diye düşünürken, arkadaşı değişik bir bakış açısı kazandırdı hepimize: ‘Ben oğlumun göbek bağını yutacağım ki, hiç yanı başımdan ayrılmasın!’ dedi. Bu da bir fikir tabii! (Ayça O. D.)

KARAR SENİN AMA

18 yaşındayım. Norveç’te Birleşik Dünya Koleji’nde okuyorum. Benim annem göbek bağımı evimizin karşısındaki okula gömmüş. Sonuç? Eğitimle ilgili hiçbir problemim olmadı şimdiye kadar. İlk önce bulunduğum bölgedeki en iyi okulu kazandım, sonra da Türkiye’den her yıl sadece 4 kişinin gönderildiği Birleşik Dünya Kolejleri’nin birine gitmeye hak kazandım. (Tuğçe Ö.)

TANIŞTIĞINIZ YERE

Bebeğim Sara 6.5 aylık oldu. Sara’nın göbek bağı hálá peçeteye sarılı bir şekilde beni bekliyor. Ne yapacağıma bir türlü karar verememiştim. İstanbul’u özlediğim için Fenerbahçe’den denize mi atmalıydım? Yoksa, kızımın babaannesinin ve dedesinin yaşadığı koy çok güzel olduğu için onların evinin bahçesine mi gömmeliydim? Şimdi biliyorum: Eşimle 7 yıl önce ilk tanıştığımız Amsterdam Leidseplein’deki jazz-barın en yakınındaki ağacın altına gömeceğim. Sen de sevgilinle ilk tanıştığınız yere gömebilirsin! (Hatice T.)

TIP FAKÜLTESİNE

İstanbul Tıp’da öğrenciydim, kuzenim kızının göbek bağını okulda bir yere gömmemi söyledi. Ben de kütüphanenin önündeki gül ağacının dibine gömdüm. O kız -yani İpek- şu an ilkokul 1. sınıfta. Ama olay şu: Kendi kendine 3 yaşında okumayı öğrendi. 3.5 yaşından beri de bizim gibi okuyabiliyor! Kim bilir, belki de kütüphane dibindeki göbek bağı yardım etti. (Dr. Yeşim T.)

STANFORD’A

Bizim kız Yasemin’in göbek bağını en uygun yere gömebilmek için sabırla bekledik. Uygun zaman o 6 aylıkken geldi. Nihayet 2 hafta önce Stanford Üniversitesi’nin meydanına gömdük. Bu meydana bakan bir alimler anıtı, bir saat kulesi ve bir de kilise var. Kızımız hem akıllı, hem çalışkan hem de inançlı olsun dedik. Tabii gömme işini aleni yapmaktan çekindik. Düşünsenize okul güvenliğine ‘Bu bizim adettendir! Evet bir organ parçası ama biz kesmedik kendisi düştü. Biz sadece gömeceğiz’ diye açıklama yapmak zorunda olduğumuzu? Hele günümüz paranoyasında Amerika’da! Çaktırmadan bir köşeye oturdum, eşim resim çekerken, -yani çeker gibi yaparken- ben gülümseyerek ve dualar ederek bir küçük çukurcuk açtım. 6 aydır mücevher kutusunda sakladığım göbek bağı yerini buldu. Gömdüğümüz yerin resmini de çektik. İleride olur da tutarsa ve orada okuyabilirse, törene tam olarak nerede devam edeceğimizi bilelim istedik. Ne hayaller, ne hayaller... (Çiğdem A.)

YANINDAN AYIRMA

Kızım doğduğunda her kafadan bir ses çıkmıştı. Kayınbiraderim Amerika’ya gidiyordu, kardeşim ise İngiltere’ye. İkisi de ‘Bana ver’ dedi. ‘İyi üniversitelere koyalım.’ Ama en çok kayınvalidemin dediği hoşuma gitmişti: Yanından ayırma, çocuğun hep yanında olsun dedi. Bu yüzden kızımın göbek bağı şirin pembe bir kutunun içinde baş ucumda duruyor. (Banu.)

TABİİ Kİ PARİS’E

Alya’nın göbek bağı sadece bir yere gidebilir: Tabii ki Paris’e. Doktor, mühendis ya da yönetici falan olsun diye değil, aşık olsun diye! Derhal sevgilini ve Alya’yı yanına alıp Paris’e gidiyorsunuz, hanımefendinin göbek bağını Pont Neuf üzerinden Seine nehrine bıkarıyorsunuz! (S. Olen.)

AĞACIN ALTINA

Sevdiğiniz bir ağacın dibine gömün. O zaman Alya, yüzyıllarca bu dünyanın bir parçası olacak. Moleküllerine ayrılacak olan göbek bağı, vitamin, mineral vs. olarak ağacın gövdesinde, halkalarında ve yapraklarında yerini alacak, yaz-kış-yağmur demeden sapasağlam orada duracak. (Özlem A.)

ÇANTAMDA SAKLIYORUM

Tamam sen ağlıyorsun da, yazılarını okudukça ben niye ağlıyorum! Belki de hormonlardandır. Antalya’da benim karnımda gördüğün bebek, 18 aylık oldu. Ve ben hálá onu emziriyorum. Acayip bir his... Göbek bağına gelince, koyacak bir yer bulamadım, inanmayacaksın ama çantamda saklıyorum. Arada bir çıkarıp bakıyorum. Delice... Ama zaten anne olmak da deli olmak gibi bir şey değil mi? (Defne S.)

HAVACILIK MÜZESİNE

Ben derim ki, kızınızın göbek bağını dünyanın ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen’in anısına Havacılık Müzesi’ne koyun. Alya, hem Atatürk’ün manevi kızı gibi büyüsün hem de Sabiha Gökçen gibi bir ilki gerçekleştirsin. (Alp A.)

BALONUN UCUNA

Basit bir çözüm: Alya’nın göbek bağını uçan bir balonun ucuna bağla ve özgür ruh’unu kızına yakışan bir şekilde göklere gönder! (Tümay.)

HARVARD’A

Hiç üşenmedik, oğlumuz Yiğit’in göbek bağıyla Harvard’a gittik. Üniversite, yemyeşil bir bahçe içinde. Oğlumuz büyüyecek, bu bahçede, bu güzel binada okuyacak. Pırıl pırıl bir adam olacak. Rüyaların biri bin para eşimle bende. Ama bir de ne görelim! Etraf sincap kaynıyor. Yoo hayır, taa Türkiye’den getirdiğimiz canım göbek bağımızı bunlara yem etmeyiz. Kıyamadık, gömemedik. Oğlumuzdan geriye Harvard’a emanet olarak bırakabildiğimiz tek şey, çöpe bıraktığımız kirli pempers’ları oldu! (Eda Ö.)

FEDEX’LE BANA GÖNDER

Bizim ailede bu göbek bağı meselesi çok önemsenir. Abiminkini Ankara Koleji’nin bahçesine gömmüş annem, abim koleje gitti. Bende daha ileriyi düşünmüş olmalı ki, tıp fakültesinin bahçesine koymuş. Ben Hacettepe Tıp Fakültesi’ni bitirdim. Şu anda Yale Üniversitesi’nde master yapıyorum. İki kuzenimin bir yıl arayla çocukları oldu. Çocuklarının göbek bağlarını büyük bir özenle sarıp Fedex’le bana gönderdiler. Birini Yale’e gömdüm, ötekini ise iki buçuk saat yol teperek milletin şaşkın bakışları arasında Harvard’ın bahçesine gömdüm. Alya için de buradan bir üniversite seçerseniz, memnuniyetle götürüp, gömerim! Ama bana kalırsa, Beşiktaş-Kadıköy vapurunun sancak tarafına bir yere saklayın. Bakarsınız, Boğaz’ın özgürlüğünü ve güzelliğini, lodosun asilliğini ve mavinin uysallığını alır. (Sarper.)
X