Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Altınbaş davasında polisler yeniden yargılanıyor

    Ankara
    18 Mart 2005 - 12:42Son Güncelleme : 18 Mart 2005 - 12:42

    Hacettepe Üniversitesi öğrencisi Birtan Altınbaş'ın 1991 yılında gözaltında ölümü ile ilgili davada, o dönemde Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde görev yapan 4 polis memurunun yargılanmasına, Yargıtay'ın bozma kararından sonra yeniden başlandı.

    Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bozma kararından sonra Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başlanan davanın bugünkü duruşmasına, sanıklardan İbrahim Dedeoğlu, Hasan Cavit Orhan ve avukatları ile müdahil avukatları katıldı.

    Müdahil avukatı Oya Aydın, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasını istedi. Aydın, yeniden yargılamada sanıklara verilecek cezanın miktarının artacağını savunarak, ceza miktarı ve kaçma ihtimalleri dikkate alınarak tutuklama kararı verilmesini istedi.

    İbrahim Dedeoğlu'nun avukatı Recep Onaran, maktul Altınbaş'ın vücudundaki izlerin, müvekkilinin ve diğer sanıkların eylemleri sonucu oluşmadığını, açlık ve diğer sebeplerle meydana geldiğini ifade etti. Onaran, mahkemenin ilk kararında direnmesini talep etti.

    Sadi Çaylı ve Süleyman Sinkil'in avukatı Mehmet Ener, müvekkillerine yazılan talimatlara cevap geldikten sonra, Yargıtay'ın bozma kararına karşı beyanda bulanacağını söyledi.

    Hasan Cavit Orhan'ın avukatı Mehmet Emin Bağcı, Türk yargısına olan güvenlerini yitirmediklerini belirterek, ilk kararda direnilmesini istedi.

    “ÖNEMLİ DELİLLER SUNACAĞIM”

    Hasan Cavit Orhan, Yargıtay'ın bozma ilamına katıldığını, suçsuz olduğunu söyledi. Orhan, “En zor şey bir insanın suçsuzluğunu ispatlayamaması. Gelecek duruşma önemli deliller sunacağım” dedi.

    İbrahim Dedeoğlu, Yargıtay'ın bozma ilamına katılmadığını, suçsuz olduğunu belirterek, “Kaçma gibi bir durumumuz olamaz. Bu memleketin çocuğuyuz” diye konuştu.

    Cumhuriyet Savcısı, müdahil tarafın tutuklama talebinin reddini istedi.

    Mahkeme Heyeti, bozma kararına karşı diyeceklerinin sorulması için Sadi Çaylı ve Süleyman Sinkil'in ifadelerinin alınması amacıyla yazılan talimat cevaplarının beklenmesine ve dosyanın geldiği aşama göz önüne alınarak tutuklama talebinin reddine karar verdi.

    Duruşma, 29 Nisan'a ertelendi.

    Duruşmadan sonra, sanıklar ile fotoğraf çekmek isteyen gazeteciler arasında tartışma yaşandı.

    Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, polis memurları İbrahim Dedeoğlu, Sadi Çaylı, Süleyman Sinkil ve Hasan Cavit Orhan'a, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) “adam öldürmek cürümleri” başlıklı 448. maddesi yollamasıyla “kastı aşan adam öldürme” hükmünü içeren TCK'nın 452/1. maddesi uyarınca 8'er yıl hapis cezasına mahkum etmişti. TCK'nın ölüm meydana gelince ceza artırımını öngören 243/2. maddesi uyarınca sanıkların cezalarını 10 yıl 8'er ay hapis cezasına çıkaran mahkeme, daha sonra TCK'nın 463 ve 59. maddelerini uygulayarak sonuç olarak sanıkları 4 yıl 5 ay 10'ar gün ağır hapis cezasına mahkum etmişti.

    Yargıtay, bu kararı, sanıkların, “suçu birlikte ve doğrudan ika ve icra ettikleri eylemlerinde, TCK'nın 463. maddesini uygulama yeri bulunmadığı” gerekçesiyle bozmuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı