GeriSeyahat Altın Suyolu’nun batı yakası bitki cenneti
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Altın Suyolu’nun batı yakası bitki cenneti

Altın Suyolu’nun batı yakası bitki cenneti

Gürbüz Atalay (56), bir matematik öğretmeni. Üniversite yıllarında katıldığı mitoloji ve arkeoloji derslerinin ardından yapılan Efes ve Bergama gezileri hayata bakışını değiştirdi.

İlk hedefi Anadolu’daki tüm sarı tabelalı yerleri gezmek oldu. Yurtdışına ilk kez 35 yaşında çıktı. "Siyasi açıdan sakıncalı piyade olduğum için, uzun yıllar pasaport alamadım" diyor. Emekli olmasından bu yana ucuz turları seçip, araya bireysel güzergahlar sıkıştırıyor, küçük bütçelerle geziyor. Çektiği görüntüleri belgeselleştiriyor. Çin’e iki kez giden Atalay, Yangtze Nehri’ndeki üç günlük tekne turunda yaşadıklarını anlattı.

İzmir’de dört çocuklu memur bir ailede büyüdüm. İzmir Kız Lisesi’nde yatılı okumam özgüvenimi pekiştirdi. Yurtdışında çalışma hayaliyle siyasal bilgiler okumak istiyordum. Kazandım, Ankara’ya gidemedim ve Ege Üniversitesi’nde matematik okudum. Yurtdışı hayallerim suya düştü. Katıldığım rehberlik, fotoğrafçılık kursları sırasında katıldığım Efes ve Bergama gezileri hayatımı değiştirdi. Öğretmenliğimde pek çok şehirde görev yaptım. Sarı tabelalı tarihi alanları gezdim. Yurtdışına gitmek istiyordum ama 12 Eylül yönetimi hakkımda soruşturma açınca hayalim ertelendi. Bir süreliğine görevden alındım. Mahkeme kararıyla döndüm. Bu yüzden geç pasaport sahibi oldum ve ilk gezimi 35 yaşında Londra’ya yaptım. Burada tıpkı bir öğrenci gibi bütün gün aynı sandviçi yiyerek tüm müzeleri, sarayları ve parkları gezdim.

UCUZA GEZİYORUM

Bundan sonraki hedefim Hindistan’dı. Farklı, enteresan bir ülkeydi. Her zamanki gibi, yola çıkmadan uzun bir ön hazırlık yaptım. Eşim bu duruma "Bizimki yine ders çalışıyor" deyip gülüyor. Emekli maaşım bu tür gezilere az geldiğinden, ucuza getirmenin yollarını arıyorum. Bütün tur şirketlerinden detaylı programları alıp, turdaki boş zamanlar için alternatifler belirliyorum. Yakındaki bütün tarihsel mekanlara kendim gidiyorum. Çektiğim görüntüleri dönüşte belgeselleştiriyorum. Hindistan, Nepal, İran, Prag, Budapeşte ve Çin için hazırladım. Sonuncusu NTVMSNBC’nin internet sitesinde sürekli izlenebiliyor.

Şimdiye kadar 20’ye yakın ülke gezdim. En çok ön hazırlık yaptığım ülke Çin’di. 1999’da gittiğim Hong Kong, Çin’den çok New York’a benziyordu. Sadece gezdiğim dağ köyünde özgün atmosferi gördüm. Çin’in diğer bölgelerine de gitmeye karar verdim. 2006’da 17 günlük tura çıktım: Pekin, Xian, Chonking ve Şanghay. Tabii bir de Asya’nın en uzun nehri Yangtze.

ÇİN’DEKİ ULU CAMİ

İlk günler Pekin’i gezdik. Ardından Xian’a uçakla gittik. Burası M.Ö XI. yüzyılda kurulup 1500 yıl Çin’e başkentlik yapmış, tarihi ipek yolunun başlangıç ve büyük ticaret merkezi olan eski başkent. Turistik eşya ve tabloların satıldığı bölgede Çin’in 1250 yıllık en eski camisi var. Ticaret için gelen bir grup Arap Müslüman burada yaşamaya başlasa da hep "biz döneceğiz" demişler. Çince’de "geri gitmek, dönmek" sözcüğü ile isimlendirilen Huiler, Ulu Cami’yi inşa etmiş. Araplar gibi uzun beyaz giysi, takkeyle dolaşan Müslüman Çinliler, camiye yabancı kabul etmiyor. Türk olduğumuzu öğrenince kapıları açtılar. Camide Kuran’ı bütün duvarlara işlemişler. Bir duvarda ise Çince yazılmış.

YANGTZE, ÇİN’E HAYAT VERİYOR

Xian’dan Yanngtze Nehri’ne açılacağımız tekneye binmek üzere uçakla 20 dakikada Chonking’e geçtik. Dünyanın üçüncü, Çin’in en uzun nehri olan Yangtze, Tangula dağlarından doğup 6 bin 300 kilometre sonra Şanghay’da, Çin Denizi’ne dökülüyor. Pirinç, şekerkamışı tarlalarını suluyor, önemli bir balık kaynağı, ulaşım yolu, kısaca Çin’e bereket akıtıyor. Bu nedenle Altın Suyolu adı verilmiş. Nehrin güneyi bitki cenneti. Yangtze ve Jialin’in nehirlerinin birleştiği noktadaki Chonking’i çevreleyen dağların güzelliği şiirlere konu olmuş. Choking, 33 milyon nüfusuyla Tokyo’dan sonra dünyanın ikinci kalabalık kenti. Kentin limanından gemiye binip, 2009’da tamamlandığında birçok güzelliği sular altında bırakacak Üç Ağızlar Barajı’na doğru yola çıktık.

UYANIN BOĞAZDAN GEÇİYORUZ

250 kişilik tekne orta sınıf otel gibiydi. Nehri seyretmeye başlayınca tekne umurunuzda olmuyor. Dağları yaran kanyonlardan ilerledik. Bazıları o kadar dar ve enteresan ki bir sabah "Dar boğazdan geçiyoruz" diye uyandırıldık. Her yer yemyeşil. İlk durağımız Fengdu Tapınağı’ydı. Yarım saat merdiven çıkıp vardık. Tepeden Üç Ağızlar Barajı bittiğinde sular altında kalacak boşaltılmış evler görülüyordu. Tapınağın merdivenleri gölde kalacaktı. Sonra, Quatang ve Wu boğazlarından geçtik. Sandallara binip Shennog Irmağı’nda, Shennonglar’ın halatlarla çektiği tahta teknelerde rafting yaptık. Son gün baraja vardık. Otobüsle vardığımız barajın üstünden tüm bölge görülüyordu. Gemiler, asansörle geçecekti barajdan. İşlem üç saat sürecekti. Dünyanın en büyük barajı 185 metre derinliğindeki, 600 kilometre uzunluğundaki göletiyle 13 şehrin, 140 kasabanın, 1352 köyün, 657 fabrikanın üzerini örtecek dev bir yapı. Görülmeye değer. 70 milyar dolara malolacak ve 1,5 milyon kişiyi yerinden edecek.

Üç günlük turun son durağı geçmişte batakhaneleri, gece hayatı, uyuşturucu kullanımının yaygınlığıyla tanınan Şanghay’dı. Şehir, Yangtze Nehri’nin denize döküldüğü yerde, delta üzerine kurulmuş. Gökdelenleriyle çok modern, lüks yaşamın belirginleştiği bir şehir. 2010’da Hong Kong ve Singapur’u geçeceği söyleniyor. Gökdelenlerin arasına sıkışmış yoksul mahalleler varlığını sürdürüyor. Kentteki Yu Yuan Bahçeleri, mutlaka görülmeli. 17. Yüzyıl’da Ming Hanedanlığı’nın yöneticilerinden Pang Yang Do’nun babası için yaptırdığı küçük çaplı bir saray aslında. Binaların çatılarında kullanılan ejderha figürleri sadece imparatorluk saraylarına has olduğundan imparatoru kızdırmamak için pençeler eklenerek kartala benzetilmiş. 20 dekarlık bahçede küçük dereler, heykeller, kemerli köprüler, içinde kırmızı balıkların yüzdüğü yapay göletler var.

Terracotta Ordusu

Pişmiş topraktan, birebir boyutta 6 bin asker heykeli, üstelik araba ve teçhizatlarıyla birlikte. 1974’te üç köylünün su kuyusu kazarken bulduğu dev ordu M.Ö 3 yy’da yaşayan İmparator Shi Huang’ın 66 kilometrekarelik mezar alanında. İmparator, ölümünde yakınlarının diri diri gömülmesini engellemek için heykel yöntemini bulmuş. Terracotta ordu sayesinde Xian turizm merkezine dönüştü.

EN SEVDİĞİ 5 YER

 Halong Körfezi (Vietnam) á Ankorwat (Kamboçya) á Bali á Java á Maya Tapınakları (Guatemala)

neyle seyahat ediyor

En ekonomik ulaşım araçlarıyla

nerede kalıyor

Yatağı temiz herhangi bir otelde

seyahatte ne okuyor

Gittiği ülkeye ait gezi kitapları, roman

ne giyer

Rahat ve spor kıyafet

ne yiyor ne içiyor

Yerel lezzetler

çantasının vazgeçilmezleri

Kamera, fotoğraf makinesi, kitap, güneş gözlüğü, şapka, cep telefonu

kimle seyahat ediyor

Eşi ve arkadaşlarıyla

ne alıyor

Otantik objeler, CD’ler

Yorumları Göster
Yorumları Gizle