Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Altıkulaç'ı listeden Süleymancılar sildirdi

Tufan TÜRENÇ

1995 seçimlerinde seçmenleri kandırarak oy toplayan, sonra da verdiği sözlerin tam tersini yaparak Refah Partisi'ni iktidara getiren Çiller, şimdi her şeyi unutup bakın ne diyor:

‘‘Ben safkan Atatürkçüyüm. Atatürk'le benim arama kimse girmesin.’’

Bunları söylüyor, ama işine geldiği zaman da dinci kesiliyor.

Bu ‘‘Safkan Atatürkçülük’’ün ne büyük palavra olduğunu kanıtlayan bir olayı anlatmak istiyorum.

Lütfen sinirlenmeden okuyun.

Tayyar Altıkulaç 1978'den 1986'ya kadar Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış, demokratik, laik cumhuriyete, Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı, çağdaş bir din adamıdır.

Görevde bulunduğu süre içinde cumhuriyet yasalarının ödünsüz uygulanması için çaba harcadı.

Özellikle yasaların boşluklarından yararlanıp din eğitimi ile çocukların beynini yıkayarak cumhuriyet karşıtı kuşaklar yetiştiren tarikatlara karşı büyük savaş verdi.

Bunların başında da Süleymancılar geliyordu.

Altıkulaç, onların güdümündeki din görevlilerini disipline etti. Yola gelmeyenleri görevden aldı.

Yine onların denetimindeki Kuran kurslarını, yurtları sıkı bir denetimden geçirdi. Bunların birçoğu kapandı.

Bu yüzden Süleymancılar ondan nefret ettiler.

* * *

Yıl 1995... Hemen bütün partiler, çağdaş kafalı bu din adamına milletvekili olması için teklif götürdüler.

Altıkulaç siyasete girmeyi düşünmediğini belirterek teşekkür etti.

Bütün partiler bunu anlayışla karşıladılar, ancak DYP ısrar etti. Sonunda da bizzat Tansu Hanım geldi.

O günlerde keskin bir Atatürkçü olan Tansu Hanım ‘‘Haydi Türkiyem ileri’’ sloganını kullanarak Refah Partisi'ne karşı büyük bir savaş yürütüyordu.

Sonunda Altıkulaç teklifi kabul etti ve İstanbul birinci bölgeden sıra başına kondu.

Seçimi kazandı ve İstanbul Milletvekili olarak Meclis'e girdi.

Ama Tansu Hanım ani bir dönüş yaparak bütün sözlerini unuttu ve gidip Refah Partisi ile hükümet kurdu.

Refahyol döneminde Tansu Hanım Atatürkçülüğünü rafa kaldırıp, lafını bile etmediği için Altıkulaç gibi çağdaş Atatürkçü din adamına doğal olarak bir görev düşmedi.

Refahyol dönemi ülkeyi rejim bunalımıyla karşı karşıya bıraktıktan sonra kendi kendine yıkıldı gitti.

* * *

Yıl 1999... Aday listeleri hazırlanırken Tansu Hanım, ‘‘Hocam ’’ dediği Altıkulaç'a arkasında el pençe divan duranlardan birini gönderdi.

Genel Başkan'ın mesajı şöyleydi:

‘‘İstanbul'da sıkıntı var. Kaçıncı sıraya koyarsak sizi incitmeyiz.’’

Altıkulaç anlayışlı davrandı. İkinci sırayı kabul edebileceğini, ama üçüncü sırayı içine sindiremeyeceğini söyledi.

Ondan sonra bir daha Altıkulaç ile ilişki kurulmadı ve listeler açıklandığında bu aydın din adamının ismi olmadığı görüldü.

Neden böyle olmuştu? Tansu Hanım incitmeye dahi kıyamadığı Hoca'sını neden listelere bile almamıştı?

Kısa bir süre sonra iş anlaşıldı.

O sıralarda Süleymancılar'la yapılan pazarlık sona ermiş, anlaşma sağlanmıştı.

Süleymancılar'ın birinci şartı Tayyar Altıkulaç'ın listelerden çıkarılmasıydı.

Çiller bunu gözünü kırpmadan kabul etti ve Hoca'sını listeden sildi.

Anlaşma tamamlanınca Süleymancılar sağa sola DYP'yi destekleyeceklerini, Tayyar Altıkulaç'ın ise işini bitirdiklerini ilan ettiler.

Safkan Atatürkçü Çiller, Atatürk düşmanlarının desteğini sağladığı için büyük bir mutluluk içindeydi.

‘‘Atatürk'le benim arama kimse girmesin’’ demişti, ama Atatürk'le arasına giren Süleymancılar'a da boyun eğmişti.



X