Aloğlu: Politikada çok şey kaybettim

Hürriyet Haber
26.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

DYP milletvekili olarak Meclis'e giren ve bugün siyasi hayatını bağımsız milletvekili olarak sürdüren Feniş Alüminyum'un patronu Sedat Aloğlu, ‘‘Ben çok ciddi şekilde, ekonomik olarak politikadan zarar gördüm’’ dedi.

1995 yılında Doğru Yol Partisi milletvekili olarak Meclis'e giren ve bugün bağımsız milletvekili olan Feniş Alüminyum'un patronu Sedat Aloğlu, politikada çok şey kaybettiğini belirterek, siyasi geleceğini ANAP-DYP ittifakının gerçekleşmesine endekslediği mesajı verdi. ‘‘Ben çok ciddi şekilde, ekonomik olarak politikadan fayda değil, zarar gördüm’’ diyen Aloğlu, politikaya girmekten pişman olmadığını söyledi.

Hürriyet Dergi Grubu'na bağlı haftalık BusinessWeek Dergisi'ne verdiği demeçte, ANAP'la DYP'nin birleşmesinin öncüsünün DSP ve CHP olabileceğini belirterek, şu görüşleri savundu:

DSP ve CHP bir model ortaya koyabilirlerse, diğer iki parti de bu büyük gücün yanında hayatiyetini ve iddiasını devam ettirmek için bir araya gelmeye zorlanır. Yani ben ilk adımı merkez sağdan değil, merkez soldan bekliyorum.

BAŞKANLAR AYRILSIN

Benim de içinde bulunacağım, sivil toplum örgütleri temsilcilerinin yer alacağı bir çalışma grubunun, bu ay sonunda oluşturulması düşünülüyor. Çalışma grubuna ABD ve bazı Batı ülkelerinde örnekleri olan, parti genel başkanıyla, parti liderinin ayrılması önerisini götüreceğim. Böyle yaptığınızda, partiyi lider sultasından çıkarmış oluyorsunuz.

Politikaya girdiğime pişman değilim. Yaşadığım zor günlere rağmen, Türkiye'nin karşılaştığı sıkıntıları azaltıcı bazı görevler yaptım, bunu biliyorum. Bir yerden sonra ilahi gücün yönlendirdiğine inanmak, bir miktar kaderci olmak lazım. Geriye dönüp, keşke girmeseydim demenin hiçbir faydasını göremiyorum.

Refah'ı geçemedik

Refahyol koalisyonunda sıfır yanlışlı bir ortaklık yapılmasının gerektiğini söyleyen Sedat Aloğlu, ‘‘Bir yanlış götürdü. Refahyol örneği dünyada tektir. Herşeyi yaşadıkları için, Refah hadisesinde de eski alışkanlıklarla, ‘geçeriz bunu' dediler. Geçemezsin, geçemedik’’ dedi. Alaoğlu, şöyle devam etti: ‘‘İlk sıkıntı Libya olayında oldu. Verilen önerge oylamasına katılmadım. Ondan sonra da Taksim'e cami meselesi çıktı. Cami meselesinde çok direndim. Genel İdare Kurulu'nda içimdeki ateşe su döküp söndürdüler. Sincan olayında ilk 24 saatte adım atmak lazımdı. Başbakanlığa tarikat liderlerinin çağırılması konusunda Tansu Çiller'in açıklama yapması lazımdı. Tansu Hanım'ın, Ramazan'da Refah Partisi onuruna verdiği yemekte, ‘Biz 2000'li yıllardan sonra da beraberiz' sözü bir hatadır. Sultanahmet mitingi de çok yanlış bir hadiseydi.’’






Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı