Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Alnını karışlarım

BİR bayram böyle zehir olur. Kayseri yenilgisi, tribünlerin isyanı... Başkana istifa çağrısı. Mustafa Denizli’nin resti. Ve Levent Erdoğan’ın tuz-biber eken sözleri...

Oysa, bugünleri coşku ile kutlamalıydı Beşiktaş. Eline tutuşturulan fikstür, onu 6. haftaya lider getirebilirdi.

Beşiktaş, bunun değerini bilemedi!

Şimdi kurtulmanın yollarını arıyor. Kurtulur mu, daha da beter mi olur, bir şey söyleyemem. Bilenin de alnını karışlarım.

Şu anda Beşiktaş’ın geleceğini kimse kestiremez. Sadece önümüzdeki 3 haftanın fikstür kolaylığı Beşiktaş’a yapmacık bir huzur getirebilir.

Ligden düşen Ankaraspor ve ardından iç sahada oynayacağı Denizli ve Kasımpaşa maçlarından toplayacağı 9 puan...

Biraz olsun tribünlerden yükselen sesin volümünü düşürür. Ve sevgili Levent Erdoğan’ın diline bir parmak bal gibi gelir.

Gerisi Allah kerim...

Haa... Bir de araya giren CSKA Moskova Şampiyonlar Ligi maçından alınacak üç puanın yaratacağı ortamı düşünün. İşte o zaman belki yırtar.

 

NE güzel bir düş değil mi? Hangi Beşiktaşlı böyle bir rüyanın kabusa dönüşmesini ister. Hangi Beşiktaşlı bu rüyanın arasına tatsız dedikodular, şüphelerin girmesini ister!

Gazete manşetlerine bakıyorum.

Bazı satırları mideme oturuyor!

Suçluyu ararken, ipin ucu nerelere kadar gidiyor. Kimlere dokunuyor, kimleri yaralıyor. Sonra düşünüyorum, Beşiktaş’ı böyle bir kurt için için kemiriyorsa, fikstür rahatlığı ne yazar...

Böyle bir şüphenin kırıntısı bile sıçramışsa Beşiktaş’ın bedeninebirlik-beraberlik sloganları neye yarar...

Bazı futbolculara ödenen paralar, bazı futbolcuların moralini bozuyormuş! Sadece moralini değil, kimliğini de bozuyormuş.

Bak sen işe... Üstelik gönülsüz oynuyormuş.

Hadi, daha açık söyleyeyim, bilerek oynamıyormuş!

Eyvah, Beşiktaş koynunda yılan besliyorsa, fikstür kolaylığı ne yazar!

ŞİMDİ ne olacak?

Ne olacaksa olacak. Bundan kötüsü var mı...

Öncelikle bu yılanlardan temizlenecek Beşiktaş. Bu temizliğe herkes katılacak. Lafla, demeçle, beyanatla değil...

Yürekle, cesaretle!

Şanına şöhretine, diline-ırkına aldırmadan koyacaksın kapının önüne...

Peki, geride kalanlar Beşiktaş’ı beklenen hedefe ulaştırabilir mi?

Seçeceğin hedefe bağlı.

Eğer şampiyonluğu tek seçenek gibi düşünüyorsan ve gözün bir başka şey görmüyorsa, bilemem. Hedefe ulaşırsın veya ulaşamazsın...

Ama Beşiktaş’ı bu pisliklerden kurtarmayı hedef olarak seçersen, kaybetsen de kazanırsın. Ve bir gün gelir, saygı ile anılırsın!

 

GÖRÜYORSUNUZ, bir bayram böyle zehir olur.

Bu sıkıcı ortamdan biraz uzaklaşalım. Biraz tebessüm edelim ve düşünelim... Sevgili Levent Erdoğan, Mustafa Denizli’ye verip veriştiriyor. Ve diyor ki...

Mustafa Denizli aldıklarını vererek gitmeli!

İyi de verirken kazandırdığı iki şampiyonluğun bedelini hesaptan düşsün mü?

Pardon, bir de hiçbir şey vermeden Beşiktaş’tan götürenler var...

Onlar için nasıl bir ödeme biçimi önerirsin sevgili abiciğim!

Ve yine sevgili Levent Erdoğan diyor ki...

Bu hazin sona ben de iştirak ettim.

Çünkü sesimi daha fazla yükseltemedim. Ve engellendim.

Öyleyse, tam zamanıdır bağır bağırabildiğin kadar sevgili Levent abiciğim.

Eğer Beşiktaş kurtulacaksa...  

 

İŞİN sonunu merakla bekliyorum. Eğer konuşulduğu gibi kadroda bir temizliğe gidilirse, bu pisliğin altından kimler çıkacak.

Ve daha sonra yönetimin alacağı tavır ne olacak. Bir dizi soru geliyor aklıma...

O isimler kadro dışına mı itilecek. Daha ağır bir ceza mı verilecek. Ya da bir tekmede kapı önüne mi konulacak.

Düşünmek bile istemiyorum... Yoksa, bu kirli dosya hasıraltı mı edilecek?

Her işde bir hayır vardır derler. Belki bayram zehir oldu ama Beşiktaş koynunda beslediği yılanlardan kurtulma fırsatını yakaladı.

Bu da Beşiktaş için ayrı bir değer taşıyor.

Tabii sözüm, şampiyonluğu tek seçenek olarak düşünenler için değil!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI