Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Almhults’dayım burada dağ taş İKEA

İki gündür İsveç’teyim sevgili okurlar. Almhults adlı, ıssızlığın ortasında duran kasabanın İKEA manzaralı, tepeden tırnağa İKEA mobilyalı, İKEA misafirhanesindeki odamda kırdım dizimi, oturmaktayım.

Tam penceremin karşısında duran İKEA mağazasının vitrinine bakmaktan veya yine buradan alışveriş yapmaktan başka yapacak bir şey yok çünkü.

Güzecek bir müze de mi yok derseniz, var aslında. İKEA Müzesi. Ona da yarın gideceğim.

Sekiz bin nüfuslu bu kasabanın dörtte biri İKEA için çalışıyor. Zaten Ingvar Kamprad’ın da zamanında (1954) yapacak başka bir şey olmadığından İKEA’yı yarattığını düşünmeye başladım. ‘Delirdin mi, bu dağ başına kim mobilya almaya gelir?’ demişler ama dinlememiş. Haklı, riskin her türlüsü düşünmeden alınır burada. Yeter ki biraz hareket olsun.

Mayıs başında İstanbul’da açılacak Türkiye’nin ilk İKEA mağazasının tanıtımı nedeniyle buradayım. Ümraniye’deki dev mağaza binası neredeyse bitmek üzere.

Markanın amacı insanlar için daha iyi bir gündelik yaşam, daha doğrusu yaşam alanı yaratmak. Tasarım objelerine sahip olmanın sadece zenginlerin hakkı olmadığını düşünüyorlar. İskandinav tarzının sade ve temiz çizgilerinin hakim olduğu İKEA ürünlerini dünyanın ünlü tasarımcıları yaratıyor. Ancak yıllardır uyulan bazı prensipler sayesinde bu ürünler herkesin rahatça ulaşabileceği fiyatlarla satılıyor.

İKEA’NIN RENGİ SARI-LACİVERT

Tam 33 ülkede İKEA mağazası var. Öyle yaygın bir marka ki, çocuklar tıpkı Mc Donalds’s’ta olduğu gibi, okuma-yazmayı öğrenmeden sarı-lacivert İKEA logosunu öğreniyorlar. Mesela İsviçre’de yaşayan bir arkadaşımın üç yaşındaki kızı gördüğü her sarı-lacivertin İKEA olduğunu sanıyor ve Fenerbahçe forması gördüğünde bile İKEA diye bağırmaya başlıyor. Gerisini siz düşünün artık.

Önümde İsveç İKEA’nın yıllık fiyat kataloğu var. Kabaca Türk Lirası’na çevirecek olursak, 70-80 YTL’ye tek kişilik karyola, 50-60 YTL’ye çalışma masası, 500 YTL’ye kanape bulmak mümkün. Evet, bunlar İsveç fiyatları ama fiyat politikası hakkında yaklaşık bir fikir verebilir.

Türkiye’de aynı fiyatlar uygulanmayacak. Sadece şunu söyleyebilirim, piyasada rekabet ne kadar yoğunsa, İKEA’da fiyatlar o kadar aşağı çekiliyor. Çünkü kaliteye göre en ucuz olmak gibi bir iddiaları var. Türkiye de sıkı rekabetin yaşandığı bir piyasa.

FİYATLAR NASIL DÜŞÜK TUTULUYOR?

Peki fiyatları nasıl düşük tutabiliyorlar? İKEA’nın en genç tasarımcılarından Henrik Preutz’un başından geçenleri anlatırsam, sanırım daha iyi izah etmiş olurum:

İKEA çocuk biriminin yöneticileri iki yıl önce Henrik’ten eğlenceli bir oyun aracı yapmasını ister. O da üç fonksiyonlu, ay çöreği şeklinde bir tasarım yapar. Çocuklar bununla hem oynayacak, hem de mobilya gibi kullanabilecektir. Ucuz olması gerektiğinden malzeme olarak plastiği seçer.

Tasarımı yöneticilere sunar. Yöneticiler nakliyat sırasında yeterince verimli istiflenemeyeceğini söyleyerek, üzerinde biraz daha çalışmasını ister. İKEA’nın kurallarından biri, ürünleri mümkün olduğunca az boş alan bırakarak paketlemek. Böylece tek seferde mümkün olduğunca fazla mal nakledebiliyorlar, nakliyat harcaması düşüyor.

Henrik, kolay depolansın diye tasarımın alt kısmını keserek açar. Böylece paketlenirken birkaç tanesini iç içe sokmak mümkün olacaktır.

Yönetim bu sefer de tasarımın yeterince sevimli ve eğlenceli görünmediğini söyler. Henrik, artık en baştaki fonksiyonlarından epeyce uzaklaşmış olan oyuncağa kulak ve gözleri ekler. Artık daha çok bir oyuncak ata benzemektedir.

İdareciler tasarımı bu kez de maliyeti fazla olduğu için geri çevirir. Kulaklar ve gözler pahalıya mal olmaktadır. Bu da fiyata yansıyacaktır.

Henrik, kulak ve gözleri iptal eder. Fakat sallanan at fikrine sadık kalır. Böylece oyuncak, test için bir çocuk yuvasına gönderilir. Sallanırken tutunacak yer bulamayan çocuklar, oyuncağa hiç yüz vermez. Üstelik plastik malzemenin üzerindeki desenler hálá maliyeti artırmaktadır.

Hikáye bir süre daha böyle devam eder, tasarım birkaç kere daha maliyet ve güvenlik gerekçeleri ile geri çevrilir.

Henrik’in tasarımı şimdi mağazalara çıkmak üzere. Fiyatı sekiz Euro olacak. Neye benziyor derseniz, tarif etmek zor. Ama son derece ucuz, eğlenceli ve güvenli görünüyor. Henrik ise tasarımıyla bu kadar oynandığı için hayal kırıklığı yaşadığını inkár etmiyor. Yine de mutsuz değil. ‘Bu sayede daha fazla çocuk satın alabilecek, daha fazla çocuğa ulaşmış olacağım’ diyor.

Kısa kısa

Bebek-Çocuk Fuarı’nda hedef büyükler

Dün İstanbul Harbiye Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Fuar Merkezi’nde başlayan Bebek ve Çocuk Fuarı, pazar gününe kadar devam ediyor. Fuarda ana babalara yönelik pek çok eğitici seminer ve konferans var. Psikolog Alanur Özalp, Dr. Osman Abalı, yazar Nora Romi, Dr. Yasemin Bradley ve bebeklere özel çalışmalarıyla tanınan ressam Bob Ross, müzisyen Raimond Lap fuarın konukları arasında. Fuara giriş ücretleri Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlanacak.

Utananlara prezervatif otomatı

Okey (OK) prezervatifleri, ‘kondomat’ adında bir makineyle satışa başladı. Kelimenin kökenini anlamak zor değil. Prezervatif anlamına gelen kondom’la otomat’ın bileşimi... Meşrubat makinelerini andıran kondomatlar, şimdilik iki eğlence mekanında, Taksim’deki Roxy ve A Plus’ta bulunuyor. Üniversitelere de kondomat yerleştirmeyi planlıyorlar. Kondomatlar, kağıt para, bozuk para ve kredi kartı ile kullanılabiliyor. Makinenin içinde Okey prezervatiflerinin tüm çeşitleri bulunuyor ve hepsinin fiyatı 3 YTL.

Silk & Cashmere Bursa Asmerkez’de mağaza açacak

Silk & Cashmere’in kaşmir koleksiyonundan: Erkek kazağı 452, beresi 52, kaşkolü 135 YTL. Kadın kazağı 374, kaşkolü 135, beresi ise 34 YTL. Silk & Cashmere, İstanbul (Carrefour, Akmerkez, Profilo, Metrocity, Nişantaşı, Galleria, Kemerburgaz), Ankara Armada Alışveriş Merkezi ve İzmir Arua Butik’te bulunuyor. Yakında Bursa Asmerkez’de de bir mağaza açacaklar.

Kırmızı ve pembe ayakkabılar

İngiliz ayakkabı markası Faith, Sevgililer Günü için kırmızı ve pembe renklere ağır verdiği bir koleksiyon hazırladı. İstanbul Metrocity Alışveriş Merkezi’ndeki mağazada sonbahar-kış koleksiyonu yüzde 70’e varmış indirimlerle satılıyor. Açık yılan derisi kırmızı ayakkabı 135 YTL. Adres: Metrocity Alışveriş Merkezi 1. Levent Mağaza No: 121 Tel: (0212) 344 04 42

Replay Nişantaşı’nda yeni mağaza açtı

Son olarak 24 Ocak’ta Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi’nde yeni bir mağaza açan Replay, ilkbahar-yaz koleksiyonunu satışa sundu. Yeni sezonda bluzlar 167, gömlekler 209, pantolonlar 315-377, ceketler 544-589 YTL. İndirimdeki eski sezonda ise, pantolonlar 173-296, etekler 119-125, ceketler 152-445 YTL. Replay’in diğer mağazaları Akmerkez, Uptown Etiler, Mayadrom Msquare Akatlar ve Carousel’de. Abdi İpekçi Caddesi Altın Sokak No 14. Tel: (0212) 343 68 56.
X