Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Almanya'daki yabancılar gerçek anlamda kabul edilmedi

    BERLİN (A.A)
    17.08.2006 - 00:04 | Son Güncelleme: 17.08.2006 - 08:03

    Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler, yabancıların Almanya'ya getirildiğini, ancak gerçek anlamda kabul edilmediklerini söyledi.

    Horst Köhler, Almanya Yabancı Basın Derneği üyelerini Berlin'deki Schloss Bellevue Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabulunde yaptığı konuşmada, Almanya'da bir nüfus sorunu yaşandığını belirterek, “Ancak Almanya'daki nüfus azalmasını alarm verir bir uslupla tartışmak yanlış. Almanya'nın sonunun geldiğini düşünmemizi gerektirecek bir durum yok” dedi.

    Almanya'daki yabancı gençlere uyum için neler sunulması konusunda daha fazla kafa yorulması gerektiğini ifade eden Köhler, “Burada büyük bir potansiyelimiz var. Bu potansiyelin boyutu bu zamana dek küçümsendi. Ben, yeni bir tartışma başlatmak istiyorum. Yabancılar bu ülkeye hoş geldiler. Zaten çoğu Alman. Ama onları sevdiğimizi onların buraya hoş geldiğini ve bizim onlardan bazı beklentilerimiz olduğunu kendilerine hissettirmemiz gerekir” diye konuştu.

    Göçmen kökenli çocukların eğitim düzeylerinin istatistiki olarak çok kötü durumda olduğunun altını çizen Köhler, “Bunu değiştirmek zorundayız. Biz herşeyi doğru yaparsak göçmen kökenli çocuklar ki bunların çoğu Alman, Almanya'nın gücü olacaklar. Almanya'da artık doğumların yüzde 50'sinden fazlasının göçmen kökenli ailelerden olduğu kentler var. Bu gerçeği görüp önlemler alacağız. Bu konuda çok umutluyum” dedi.

    Almanya'da eğitimdeki başarı oranları ve ailelerin sosyal yapıları arasında olumsuz bir bağlantı olduğunu vurgulayan Köhler “Ebeveynleri iyi para kazanamayan öğrencilerin daha az eğitim şansı olmasını kabul edilir bulmuyorum. Ben de sıfırdan yükselen birisiyim. Bunun ne anlama geldiğini biliyorum. Bundan dolayı bu olumsuz bağlantının tersine dönmesi için yoğun çaba sarfedeceğim” diye konuştu.

    Bir soru üzerine Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerine de değinen Köhler, “Bence Türkiye ile yapılan müzakereler zorlaştırılmıyor. Yeni engeller çıkartılıp zorlaştırılmamalı da. Müzakere kriterleri tanımlanmış durumda. Şimdi müzakereler yapılıp sonuçlarına bakılmalı” dedi.

    “ALMANYA, ORTADOĞU'DA ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAKTIR”

    BM Güvenlik Konseyi'nin Lübnan konusunda aldığı kararı memnuniyetle karşıladığını belirten Köhler, Almanya'nın Ortadoğu'da barışın sağlanması için üzerine düşeni yapacağını söyledi.

    Köhler, bir gazetecinin, “Almanya neden üzerinde bir görev olduğunu düşünüyor?” biçimindeki sorusuna da, “Almanya, dış satışa dayalı bir ülke ve Avrupa'da orta büyüklükte bir güç olarak biliyor ki, Ortadoğu'daki krizler yalnızca Ortadoğu için değil, dünya için de iyi değil. Biz, dünyaya açık ve dünya ekonomisine entegre olmuş bir ülke olarak oradaki barışın oluşmasına katkı sağlamalıyız” dedi.

    Almanya'nın bölgede tarihten gelen sorumlulukları olduğuna da ifade eden Köhler, “İsrail'in devlet olarak varlığını sürdürmesi için katkı sağlamak Alman devletinin görevidir. Ayrıca Almanya bölgede Araplar tarafından da adil ve güvenlir bir ortak olarak görülüyor” diye konuştu.

    Almanya'nın Lübnan'daki barış gücünde yer alması olasılığı hakkında bir soruyu da yanıtlayan Köhler, Alman askerlerin Lübnan'da çatışmaya girip ölmelerinden veya birilerini öldürmesinden endişe duyduğunu, Alman askerlerin Lübnan-İsrail sınırında konuşlanacaklarını sanmadığını söyledi. Köhler, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier'in Suriye ziyaretini iptal etmesinin, Suriye'nin önemsiz bir ülke olduğu anlamına gelmeyeceğini ve Suriye'nin hem bölge hem de bölgede sürekli barış sağlanması için önemli bir ülke olduğunu kaydetti.

    “AB, BİR TÜR KRİZ YAŞIYOR”

    Köhler, AB'de birtakım sorunlar olduğunu belirterek, “AB, bir tür kriz yaşıyor. Kriz derken Avrupa yokolup parçalanmıyor. Yalnızca birtakım güvensizlikler var. AB'nin komisyonları parlementosu ve bürokratları ile üye ülkelerin vatandaşları arasında bir uçurum oluştu” dedi.

    Almanya'nın Avrupa Anayasası taslağını desteklediğini belirten Köhler, “Bu taslak AB'yi güçlendirebilir. AB'nin hareket yetenğini artırmak için bu anayasaya ihtiyacımız var. Ortadoğu'ya Afrika'ya baktığımızda bu hareket kabiliyetine ihtiyacımız olduğu ortaya çıkıyor. Almanya, 2007'nin ilk yarısında AB dönem başkanlığını aldığında bu konu önem verdiğimiz konulardan birisi olacak” diye konuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı