Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Alman Vakfı Belediyeler Birliği ile çalışıyor

BAŞKENT Berlin dün Bonn’a taşınıyor. Almanya büyük tatilde. Dün Almanya’da ne gazete yayınlanıyor, ne hükümet çalışıyor.

Dün 3 Ekim, Batı Almanya ile Doğu Almanya’nın birleşmesinin 21. yıldönümü. Kutlamalar bu yıl eski başkent Bonn’da. Başbakan Merkel ve hükümet üyeleri Bonn’da birleşmenin keyfini çıkartıyor. Erdoğan’ın uçakta Alman Vakıflarının yardımları ve o yardım paralarının PKK’ya gittiği yönündeki açıklamalarıyla ilgili değil onlar.
Almanlar kutlamayla meşgul, henüz ayılmış değiller. Ancak, birileri Erdoğan’ı uyarmış olmalı ki, dün yine yurt dışına giderken, uçakta söylediklerini düzeltmek ihtiyacını duyuyor. Başbakan “bazı CHP’li belediyelerin bazı Alman Vakıflarıyla kredi görüşmesi yaptığını” söylüyor. Bu kez PKK lafı filan yok. Hatta, “para değil, belediye ile kredi sözleşmesi yapıyor” diye tekrarlıyor.
Yapıyorsa, yapıyor, ne var bunda. Belediyeler kırk yıldır bu vakıflarla kredi görüşmesi yapıyor.
BAŞKAN KADİR TOPBAŞ
Üstelik, Alman Vakıflarıyla kredi görüşmeleri o kadar açık ki, Konrad Adenauer Vakfı sitesinde dün şu satırları okumak mümkün:
“Türkiye Belediyeler Birliği ile en alt demokratik karar zeminini teşkil eden komünlerin güçlendirilmesi projesi yürütülmektedir”.
Harika, Alman Vakfının sözünü ettiği Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş. Ne olacak şimdi?
Kaldı ki, bunda hiç bir yasa dışı işlem yok. Ama, eğer o kredi daha sonra PKK’ya gidiyorsa, bunu ortaya çıkarmak hükümetin görevi. Suçluları yargıya verir, olur biter.
GÖKHAN GÜNAYDIN
Erdoğan dün ısrarla, “bazı CHP’li belediyeler Alman Vakıflarıyla kredi görüşmesi yapıyor” derken, yerel yönetimlerden sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın dün şunu söylüyor:
“Dört büyük, on bir il ve büyük ilçe belediyeleriyle konuştum, hiç birinin herhangi bir Alman Vakfı ile kredi görüşmesi yok, zaten Başbakan dün çerçeveyi darlattı, ama yok. Bu bir iftira”.
Erdoğan uçakta ortaya bir iddia atıyor, dün bunu düzeltmeye çalışıyor. CHP iddianın kanıtlanması için yargıya gidiyor.
Almanlar ise, 1 Kasım’ı bekliyor. 1 Kasım’da Erdoğan Berlin’de. Türkiye’den işçi göçününün 50. yılı kutlanacak. Orada Merkel ile görüşecek. Merkel konuyu muhtemelen o görüşmede açacak.

İndirin şalteri, zammı görün

ELEKTRİK Üretim A.Ş. Genel Müdürü eylül başlarında bir TV’de:
“Yılın ilk üç çeyreğinde zam yapmadık, dördüncü çeyrekte de zam yapmayacağız”.
Üç hafta sonra genel müdür tuşla mağlup, elektrik konutlarda yüzde 9.57, sanayide yüzde 9.26 zamlanıyor. Bu rakamlar kapalı devre. Şalteri indirince akımın şiddeti artıyor:
- İçme, kullanma suyu ile tarım amaçlı soğuk hava depolarında kullanılan elektriğe zam yüzde 18.71.
- Tarımsal sulamada kullanılan elektriğe zam yüzde 10.98.
- Sokak aydınlatmalarında kullanılan elektriğe zam yüzde 13.84.
- Okullar, üniversiteler, vakıflar, dernekler, hayır kurumları, müzeler, spor tesisleri, kalkınmada öncelikli yörelerde konutlarda sübvansiyon kalkıyor.
Tam kışa girerken elektrik ile birlikte doğalgaza yapılan zammın ayrıntısı şaşırtıcı. Okullardan tarıma kadar kapsamı çok geniş. Ve ortalama zam oranının üstünde.
Daha da dikkat çekici olan, Güneydoğu gibi, geri kalmış bölgelere yüklenilmekte oluşu. Ekonomi ile siyaset yönetiminde garip bir çelişki.
CHP Mersin milletvekili Ali Rıza Öztürk bu ayrıntıları sergileyen bir soru önergesi hazırlıyor, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın yanıtlaması istemiyle. Zam her zaman hayatımızın bir parçası. Ama, bu ayrıntılar işin içine girince, zam biraz garip hale geliyor.

Açık Toplum Vakfı Allah’ın sopası yok

AÇIK Toplum Vakfı AKP iktidarını başından beri canla, başla destekliyor. Ergenekon’dan başından beri canla, başla ciddi sonuçlar bekliyor. Liberal etiketiyle, başından beri bilcümle döneklere canla, başla sarılıyor.
Ancak, bu balayı Nedim Şener’in dinlenme kayıtlarının Oda TV iddianamesinin eklerinde yer almasıyla birlikte sarsılıyor. O eklerden birindeki dinleme kaydında “Nedim Şener’in Açık Toplum Vakfı ile birlikte çalışma yaptığı” iddiası var. Yani, Açık Toplum Vakfı Nedim Şener üzerinden can düşmanı Ergenekon ile ilişkili hale getirilmiş oluyor.
Aynı vakıf olayı şaşkınlık ve üzüntüyle öğrendiğini açıklayarak, çağdaş demokrasi, araştırma, üniversite gibi kavramlardan dem vuruyor, durumu “düşündürücü ve vahim” olarak niteliyor. Başına taş düşünce, bu vakıf “özgürlükçü demokrasi, hukuk devleti, istisnasız her yurttaşın başını dik tutabilmesinden yana olduğunu” vurgulamak ihtiyacını duyuyor.
Allahın sopası yok, Ergenekon sonunda Açık Toplum Vakfı’na da çarpıyor. “Şaşkınlık ve üzüntü çekmek” sırası şimdi AKP’yi destekleyen Açık Toplum Vakfı’nda.

X