Alman Sol’un mantığı

Ahmet KÜLAHÇI
13 Ağustos 2014 - 09:41Son Güncelleme : 13 Ağustos 2014 - 09:46

YILLARDIR hep aynı söylemler...Silah ihracatı toptan durdurulsun! Suriye’de her iki tarafa da silah verilmesin!
Yakın Doğu’da sürtüşmelerin körüklenmemesi için silah ihracatı derhal durdurulsun!
Ukrayna’ya silah ihracatı durdurulsun!
İşte Almanya’da Sol Parti yıllardır bu ve benzer taleplerde bulunmaktadır.
Hatta Federal Meclis olarak bilinen Alman Parlamentosu’na defalarca önerge bile sunmuştur.
Almanya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya’dan sonra dünya genelinde en çok silah ihraç eden ülkedir.
2013 verilerine göre Almanya 5 milyar 834 milyon Euro değerinde silah ve savunma malzemesi ihraç etmiştir.
Bunun yüzde 66’sı da üçüncü dünya ülkelerinedir.
Çok büyük bir bölümü de Suudi Arabistan, Cezayir, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya gibi ülkelere...

* * *

Sol Parti daha da ileri giderek Alman Patriot hava savunma sisteminin Türkiye’de konuşlandırılmasına ve Alman askerlerin görev almasına karşı bile çıkmıştır.
Gerekçe de hazır: Böyle bir tutum, Yakın Doğu’daki sürtüşmelere Almanya’nın taraf olduğu anlamına gelir...
Ama aynı Sol Parti, Türkiye’nin bir NATO ülkesi olduğunu ve müttefik bir ülkenin toprak bütünlüğünün korunması için diğer müttefiklerin onun yanında yer alması ilkesini nedense görmezden geliyor.
Sol Parti, tarihe karışan ve eski Doğu Almanya olarak bilinen Demokratik Almanya Cumhuriyeti’nin çöküş döneminde Sosyalist Birlik Partisi (SED)-Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) adı altında bir araya gelen eski tüfeklerin uzantısıdır.
İki Almanya birleştikten sonra PDS olarak seçimlere katılmış 2004 yılında Batı Almanya’da kurulan İş ve Sosyal Adalet Seçim Alternatifi (WASG) ile 2007 yılında birleşerek Sol Parti. PDS adını almıştır.
Hedef, sosyal, demokratik ve barışçı reformlarla kapitalizmi aşmaktır...

* * *

Almanya’nın silah ihraç etmesine karşı çıkan Sol Parti, neredeyse bir Üçüncü Dünya Savaşı çıkmasına yol açacak şekilde bir tutum izleyen Rusya’nın yanında yer almaktadır.
Sol Parti, Almanya da dahil, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Rusya’ya yaptırım uygulamasına ateş püskürmektedir.
Ukrayna’da Rus silahlarıyla, Rus roketleriyle, Rus tanklarıyla kanlı bir savaş sürdürüldüğünü, insanların acımasızca öldürüldüğünü görmezden gelmektedir.
Daha birkaç ay önce Türkiye’yi ziyaret eden Alman Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’a, “Türkiye’ye silah ihracatının durdurulması için girişimde bulunun!” çağrısında bulunan Sol Parti, bugünlerde Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) teröristlerinin durdurulması için Irak’taki Kürtlerin silahlandırılmasını istemektedir.
Sol Parti Meclis Grup Başkanı Gregor Gysi, “Aslında ben silah ihracatına kesinlikle karşıyım. Ama diğer ülkeler yapamıyorsa, önemli bir silah ihraç ülkesi olan Almanya bu gibi istisnai durumlarda silah ihraç edebilmelidir. Daha fazla felaket ve kötülüklerin önlenebilmesi için bu şarttır” diyor.
Bu nasıl bir mantıktır?

* * *

Bir yandan Ukrayna’ya, Yakın Doğu’ya, hatta bir NATO ülkesi olan Türkiye’ye silah ihracatına karşı çıkacaksın, ama diğer yandan Kürteri silahlandıralım diyeceksin.
Aynı şey Sol Parti Federal Meclis milletvekili Ulla Jelpke’nin, “ABD hava saldırısı sadece
bölgedeki sivil halkın yaşamını tehdit etmekten başka bir şey değildir. Görgü tanıkların ifadesine göre, IŞİD terörüne karşı binlerce insanı Kürt militanları özellikle de PKK kurtarmıştır” şeklindeki açıklaması için de geçerlidir.
Ulla Jelpke, Almanya’da yıllardır PKK yasağının kaldırılması için çaba göstermektedir.
İşte Jelpke, yine devreye girerek ABD’nin ve AB’nin PKK’yı terör listesinden silmesini istemektedir.
Yani bir yerde “IŞİD terörüne hayır, PKK terörüne evet” demektedir...
İşte bu mantığı da anlamak mümkün değildir...

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı