Dünya Haberleri

DÜNYA

    Alman Meclis’i Türkiye’yi tartıştı

    Celal ÖZCAN / BERLİN
    28.04.2016 - 09:39 | Son Güncelleme:

    Alman Parlamentosu’nda Yeşiller’in önergesi üzerine dün Türkiye’deki basın ve düşünce özgürlüğünün durumu tartışıldı.

    Oturuma, Dışişleri Bakanı Steinmeier de katıldı. Parlamentoda temsil edilen siyasi partilerin temsilcileri yaptıkları konuşmalarda Türkiye’nin stratejik önemini vurgularken, basın ve düşünce özgürlüğündeki gelişmeleri ise tehlikeli olarak nitelediler.

    Alman Meclis’i Türkiye’yi tartıştıGazetecilerin sınırdan içeri bırakılmadığını belirten Yeşiller Grup Eşbaşkanı Katrin Göring Eckardt, “Yabancı devlet adamlarına hakaret cezasını düzenleyen 103’üncü maddeyi kaldıralım. Düşünce ve basın özgürlüğü için açık tavır alalım” dedi.

    Eckardt, Başbakan Angela Merkel’i Türkiye ziyaretinde bu konuları gündeme getirmedi için eleştirdi.

    AB KAPISI KAPATILMAMALI

    Sosyal Demokrat Parti (SPD) adına konuşan Dorothee Schlegel ise, “Türkiye’de basın ve düşünce özgürlüğü acıklı bir durumda. Gelişmeler alarm verici. Gazeteciler üzerine kara listelerin demokrasilerde işi yok” dedi.

    Türkiye’nin 10 yıldır sürdürdüğü demokratikleşme sürecinin geriye gitmeye başladığını uyaran Schlegel, Türkiye’ye AB kapısının kapatılmasının yanlış olduğunu vurguladı. SPD adına konuşan Alman-Türk Parlamenter Grubu Başkanı Michelle Müntefering de gelişmeleri ‘endi- şe verici’ bulduğunu söyledi.

    PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ

    Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) grubu adına konuşan Elisabeth Motschmann da Türkiye’de basın ve düşünce özgürlüğünün yerlerde süründüğünü söyledi.

    Türkiye’nin stratejik önemini vurgulayan Motschmann, basın, düşünce, inanç özgürlüğü güvence altında olmadan Türkiye’nin AB üyesi olamayacağını belirtti. CDU’dan Matern von Marschall Türkiye’nin 3 milyona yakın Suriyeli mülteci aldığı için teşekkürü hakettiğini söylerken, Andreas Nick ise “Türkiye halen demokratik bir ülke ve biz öyle de kalmasını istiyoruz. Basın özgürlüğü ve yargının bağımsızlığı pazarlık konusu yapılamaz. Müzakerelerde 23 ve 24. fasılların açılması bu konuda Türkiye’deki gelişmeleri olumlu etkilemede imkanımızı artıracaktır. Türkiye bizim için önemli stratejik partner olarak kalacaktır” diye konuştu.  

    Alman hükümeti sorumlu
    Sol Parti Grup Eşbaşkanı Dietmar Bartsch, “Alman gazeteci Schwenk, Türkiye’de 10 saati aşkın havaalanında gözaltında tutuldu. Cumhurbaşkanına karşı hakaretten 2 bin kişi hakkında Türkiye’de soruşturma yürüyor. Bu bir skandal” dedi. Türkiye’de basın özgürlüğündeki gelişmelerden Alman hükümetini sorumlu tutan Sol Partili Sevim Dağdelen ise mülteci sözleşmesinin Türkiye’yi bu konuda cesaretlendirdiğini savundu. Basın özgürlüğünün, demokrasinin ana gıdası olduğunu belirten Claudia Roth da Türkiye’de gazetecilerin sistematik olarak baskı yaşadığını söyledi. CSU Grubu adına konuşan Hans Peter Uhl ise Yeşiller’i hedef göstererek, “Sizin Dışişleri Bakanınız Fischer’e kalsaydı, şimdi Türkiye çoktan AB üyesi olacaktı” diye eleştirdi.

    BÖYLE BİR LİSTE YOK DİYORSA...

    Türkiye’de gazeteciler üzerine bir kara listesi olduğu tartışması hükümetin basın toplantısında da gündeme geldi. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert, Başbakan Merkel’in Gaziantep gezisinde Başbakan Davutoğlu’yla görüşmesinde hem SWR muhabiri Schwenk olayını hem akreditasyonu yapılmayan öteki Alman gazetecilerin durumunu gündeme getirdiğini söyledi. “Böyle bir liste var mı diye Ankara’ya sordunuz mu” sorusuna Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Martin Schaefer, “Eğer Türk hükümeti, ‘Böyle bir kara liste yok’ diyorsa, bu durumda bizim için böyle bir listeyi talep etmek zor” yanıtını verdi. 

     

    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı