Gündem Haberleri

    Alman basını: Öcalan'ı asarsanız ölümsüzleşir

    Hürriyet Haber
    04.07.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Türkiye'deki gelişmeleri ve Öcalan davası ile olası sonuçlarına geniş yer ayıran Alman basını, ‘‘Öcalan'ın elleri kanlı. Halk öç istiyor. Ancak ölü bir lider Kürt davasının şehidi olarak ölümsüzleşecektir. Türkiye'nin PKK'yı alt ettiği tartışmasız. Şimdi Türk Hükümeti'nin elinde tarihi bir şans var’’ değerlendirmelerini yaptı. Almanya'nın haftalık ekonomi gazetesi Handelsblatt, ‘‘Türkler'in çoğunluğu Öcalan hakkındaki idam kararını ulusal bir zafer olarak algılıyor’’ diye yazdı. Almanya'daki Öcalan tartışması şöyle:

    Stuttgarter Nachrichten: KÜRT ŞEHİDİNE İHTİYAÇ YOK

    Öcalan davayı askeri açıdan kaybettiğini biliyor. Bu nedenle mahkeme önünde siyasi bir görüşme tarafı olarak kabul edilme girişiminin başından beri şansı yoktu. Barışçıl bir gelecek için geçmişin yükünü taşımayan yeni bir başlangıca ihtiyaç var. Türkiye'nin arabulucu olarak Öcalan'a ihtiyacı yok. Ancak, bir Kürt şehidine de.

    Die Welt: HÜKÜMETE SİYASİ ÇÖZÜM ŞANSI

    Öcalan davası, Türkiye'yi değiştirdi. Bu dava Ankara'yı Kürt sorununu siyasi açıdan tartışmaya zorluyor. Er geç idam hükmüne ilişkin kararın TBMM oyuna sunulmasıyla Öcalan asılsın mı, yaşasın mı sorusu siyasi karar haline gelecek. Gerçekten de Öcalan'ın elleri kanlı. Halk öç istiyor. Ancak, ölü bir lider Kürt davasının şehidi olarak ölümsüzleşecektir. İdam cezasını hapis cezasına çevirerek, Türk Hükümeti büyüklük ve iyiniyetle iç savaşa, siyasi çözüm getirme yolunda tarihi bir şansa sahip. Ecevit hükümeti bunu anlamış ve dönüşüm başlamış bulunuyor. DGM'lerde yapılan reformun ardından pişman PKK'lılar için bir af yasası üzerinde çalışılıyor. AB ülkeleri, Türkiye ile gergin ilişkilerini değerlendirirken bunu gözardı etmeyeceklerdir. Öcalan'a idam kararından sonra PKK içinde liderlik çekişmeleri bekleniyor. İdam edilse de, edilmese de, Öcalan, liderlik rolünü kaybetti.

    Frankfurter Allgemeine Zeitung: APO, DARAĞACINDA ÖLMEMELİ

    İdam kararının kesinleşmesine kadar çok zaman geçecek. Akıllı bir siyasi yönetim o zamana kadar Kürt sorununun çözümü için ilk adımları bile atabilir. Ancak Türkiye'nin barışçıl ve demokratik geleceği için önem taşıyan bu tartışmanın giderilmesi girişimine biraz olsun şans tanınmak isteniyorsa, Öcalan'ın darağacında ölmemesi gerektiğini de artık anlamışa benziyor. 15 Ağustos 1984'te Öcalan, Türk Devleti'ne karşı askeri açıdan meydan okumaya karar verdiğinde ne yaptığını bilmesi gerekirdi. Suçu olmadığını kimse söyleyemez. Türkiye'deki olumsuz milliyetçilik zihniyeti her zamankinden güçlü ve Kürt çatışmasının sadece bir terörizm meselesi olduğu görüşü Ankara için uygun biçimde sonuçlanan bu davayla taze kan kazanıyor.

    Süddeutsche Zeitung: TÜRKİYE'NİN AB'YE ÜYELİK ŞARTI

    Apo, idam sehpasına gitse de, gitmese de PKK liderine yönelik bu davadan sonra hiçbir şey eskisi gibi kalmayacak. Öcalan idam edilirse Türkiye tarihinin en uzun savaşı kökten dönüşümler yaşamadan önce biraz daha uzayacak, eğer edilmezse, reformlar daha hızlı, her şeyden önemlisi kansız biçimde gerçekleştirilecek. Çünkü Kürtler'in kaderi ön planda olmakla birlikte aslında tüm Türkiye Cumhuriyeti'nin kaderi belirlenecek. Sınav veren Kemalizm'den başkası değil. Mesele; Türkiye'nin gelecek yüzyılda oynayacağı rol. Yabancı korkusu içinde, kimseye güvenmeyen orta çaplı bir Şark devleti mi, yoksa Batılı değerler toplumunun kendine güvenin bir üyesi mi olacak? Kulağa ne kadar garip gelse de, Öcalan'a yönelik idam kararı yeni bir fırsat şansı sunuyor. Koşulu ise; Öcalan'ın asılmaması. Önde gelen temsilcilerinin yaptığı açıklamalarından da anlaşılan Türk devleti bile, idam cezasının infazını ister gözükmüyor. Türkiye'nin Öcalan'ın kaderini Avrupa'nın hem de herkesin görebileceği bilimde kendisini PKK teröristleri ve liderine suç ortağı haline getirmiş Avrupa'nın ellerine teslim etmek istememesi dikkat çekicidir. Öcalan'ı ipten kurtaracak son merci olarak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Bülent Ecevit Avrupa İnsan Hakları Divanı'nın kararına boyun eğeceklerini belirtiyorlar. Mesaj açık. Bugüne kadar çok hata yapan Avrupa, bu kez doğru hareket etmeli. Eğer Ankara en büyük sorununda son sözü bir Avrupa merciine bırakıyorsa bunun bir tek karşılığı olabilir: Türkiye'nin AB üye adaylığında eşit statüye getirilmesi. O zaman Güneydoğu'daki savaşa kurban olan 30 bin kişi boşuna ölmemiş olur.

    Die Zeit: KÜRT KİMLİĞİ KABUL EDİLMELİ

    Ankara, Güneydoğu'da PKK'ya karşı verdiği savaşı yalnız askeri değil, siyasi açıdan da kazandı. Peki şimdi dostluk zamanı geldi mi? Öcalan'ın yakalanmasıyla PKK başsız kaldı ve Kürt meselesinin geleceği artık onun elinde değil. Bu nedenle Ankara hükümeti ve her şeye kadir ordu etnik bir sorunu demokratik olarak çözebileceklerini kanıtlayabilirler. Kürt tarafı da bağımsız bir Kürt devletinin hayal olduğunu çoktan anladı. Ancak, Türk devleti de bir Kürt kimliği, dili ve kültürü olduğunu kabul etmelidir.



    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı