"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Allaha emanet

HER hafta sonu Oran Yolu ile Konya Yolunun kesiştiği yerden geçiyorum. Manzara hep aynı; bir takım insanlar sürekli ormanın dibinde (Konya yolunun Ahlatlıbel çıkışında) veya otoyol göbeklerinde mangal yakıyorlar, piknik yapıyorlar.

Hatta bir pazar aksamı saat 11.00’de, ormanı çeviren tel örgünün önünde, çalı çırpıdan büyük bir ateş yakana bile rastladım. Bu durumda Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni, Çankaya Belediyesi’ni aradım, hiç bir sonuç alamadım. En sonunda 155 Polis İmdat’ı aradım, telefona çıkan bayan bana 177’yi Alo Orman Yangın Hattı’nı aramamı söyledi. 177’yi aradim ve duyduklarıma inanamadım. Görevli bana 110 Yangın ihbar’ı aramamı, kendilerinin gitmeyeceklerini söyledi. İlk önce 110’un gidip ateş yakanları uyarması gerektiğini, eğer yangın çıkarsa veya olay büyürse (?!) kendilerinin gideceğini söyledi.

Bu isin peşini bırakmayıp 110’u aradım. Çıkan görevli bana 177’yi aramamı, kendilerinin ceza verme yetkilerinin bulunmadığını, orman kenarında ateş yakmanın cezası olduğunu ve bu cezayı ancak 177’nin uygulayabileceğini söyledi. Ayrıca istersem polisi de arayabileceğimi ekledi.

Anlaşılan herkes sorumluluğu birbirine atıyor.

Bu ülkede 110 ve 177 ne işe yarar?

İlla orda bir yangının mğ çıkması lazım kendilerinin hizmetlerinden (?!) yararlanabilmek için? Tehlikeleri ve felaketleri önlemek onların görevleri arasında değil mi?

Açıkcası orada piknik yapan insanları da anlamıyorum. Altlarında araba var, niye piknik yerlerine gitmezler? Araba gürültüsü ve egzoz gazları arasında oturup piknik ve mangal yapmak çok mu hoşlarına gidiyor?

Bu yazıyı okuyan okurlardan ricam yılmasınlar... Bu tür sahneleri her gördüklerinde 110’u ve özellikle 177’yi arasınlar. Ben her seferinde bunu yapacağım, ta ki 110 ve 177 bu olayın ciddiyetini anlayana kadar.

Murat ÇATAN

Vatandaş soyuluyor

3 YILDIR
şeker hastası olan eşimin kan şekerini ölçmek için medical denen tıbbi malzeme satılan ticarethanelerden ölçme çubuğu alıp 30 YTL veriyordum. Gerekli fatura ve reçeteyi Emekli Sandığına sunup 2-3 ay içinde 29.5 YTL’yi geri alıyordum.

Bugün yine aynı şeyi yapıp çubuğu almak için aynı ticarethaneye gittim. Ancak ilgilier Emekli Sandığının yeni bir uygulamasından bahsettiler. Artık bu çubuklar eczanelerden yine reçete ile alınacakmış, ilaçlar gibi. Sandık yine 29.5 YTL’yi eczanelere verip farkı biz ödeyecekmişiz.

Eczaneye gittim, 45 YTL fiyat verdi, bende 15 YTL fark verip bir kutu çubuk aldım. Kutuda çubuk adedi değişmediği halde, fiatı %50 artmış oldu. Acaba Emekli Sandığındaki bazı kişiler eczanelerle ortaklık mı yapıyorlar?

Mehmet KOLBURAN-

E.Deniz Yarbay-Kıbrıs Gazisi


Mevlana’nın vasiyeti

"Az yiyin. Az uyuyun. Az söyleyin... Mallarınızı nasıl dağıtacağınızı boşverin. Yaşamınızla yaşadıklarınızla ecdadınıza bir öğüt verebiliyor, bir vasiyet bırakabiliyor musunuz siz ona bakın."

Bu kadar duru... Bu kadar anlaşılır bir vasiyet bırakmayı Allah herkeze nasip etsin...

2.5 yıldır asfalt döktüremedik

MAMAK Şirintepe Mahallesi 36.sokak sakinleri olarak yaklaşık 2.5 yıldır sokağımızın asfaltlanmasınını istiyoruz.

Ancak Mamak Belediye yetkililerine bir türlü sesimizi duyuramıyoruz. 15 gün kadar önce çevremizdeki sokaklar asfaltlandı ama ekipler bizim oturduğumuz yere uğramadan gittiler. Bize söylenen gerekçe sokağımızda inşaatların sürdüğü mazeretini sunuyorlar.

Fakat diğer asfaltlanan sokaklarda daha çok inşaat devam etmektedir.

Şahsen 11.4.2007 tarihinde Mamak Belediyesi Beyaz Masa’ya (BM 2914 40 56) başvuru yaptım. Bana e-mail yoluyla gelen yanıt asfalt sezonu açılınca değerlendirilmeye alınacağı yönündeydi.

O ana kadar herhangi bir şekilde ilgilenilmediği ortaya çıktı. Belki sizlerin sayesinde sesimizi duyan bir yetkili olur da sokağımızda tozdan-topraktan ve çamurdan kurtuluruz ümidiyle sizlere bu e-maili yazma gereği duydum.

Cumhur CAN-

36. Sokak Sakinleri adına
Bayındır’da yönetim zaafı

ÜLKEMİZDE
ve Ankara da bir ilk ve başarı dolu öyküsü olan Bayındır Hastanesi (Söğütözü ana tesisi) son günlerde bir yönetim zaafı ve kaos yaşamaktadır. Hastalar klasik Devlet Hastanesinde yaşanan olaylarla, (paraları ile rezil olarak) karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadroya yeni giren kamu hastanelerinde uzun süre görev yapmış elemanlar eski alışkanlıklarını sürdürmek için gayret ve koalisyon içindedirler. Ayrıca binada yanlış planlanmış tadilat bahanesi ile hastalar ya erken taburcu edilmeye zorlanmakta ya da kattan kata sürüklenmektedir.

Prof.Dr.E. SELÇUK

KISA...KISA...

ÜLKEMİZDE ve Ankara da bir ilk ve başarı dolu öyküsü olan Bayındır Hastanesi (Söğütözü ana tesisi) son günlerde bir yönetim zaafı ve kaos yaşamaktadır. Hastalar klasik Devlet Hastanesinde yaşanan olaylarla, (paraları ile rezil olarak) karşı karşıya kalmaktadırlar. Kadroya yeni giren kamu hastanelerinde uzun süre görev yapmış elemanlar eski alışkanlıklarını sürdürmek için gayret ve koalisyon içindedirler. Ayrıca binada yanlış planlanmış tadilat bahanesi ile hastalar ya erken taburcu edilmeye zorlanmakta ya da kattan kata sürüklenmektedir.

Prof.Dr.Ekrem SELÇUK

GÜNÜN SÖZÜ

"Birini sevindiren iş, diğerini ağlatır, yaşamak işte böyledir."

(Alphonse Daudet)
X