Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Allah kimseyi düşürmesin

Emin ÇÖLAŞAN

Liboş Mehmet, Türk basınının en hızlı iş bitiren köşe yazarı ve televizyon sunucusudur. İhale takipçisi olduğunu, geçmişte çalışmakta olduğu Sabah Gazetesi manşetten açıklamıştır. Liboş bir süre sonra bu gazeteden kovulmuş, sonra yeniden alınmıştır.

Liboş Mehmet, Türkiye'nin ilk 500 zengini arasındadır. Her devrin adamıdır. İktidara kim gelirse onun ağzdır. Devlet büyüklerini evinde ağırlayıp hava basar, ziyafeti medyaya önceden haber verip gazetecileri kapıya getirtir.

Turgut Özal, Kenan Evren, Tansu ablam, Mesut kardeşim, Recai beyamcam, Korkut Özal, Hasan Celal Güzel gibi büyüklerimiz hep Liboş'un evinde ağırlanmıştır.

Liboş ailesinin evinde beyaz eldivenli garsonlar hizmet yapar, aşçıları özel yemekler pişirir ve içki su gibi akar. Aynen Nazlı'nın yalısında olduğu gibi!

Her devrin adamı, tüccar gazeteci, iş bitirici, ihale takipçisi Liboş Mehmet'in hayatı romandır.

Türkiye'de çalışmadığı ve kovulmadığı gazete kalmamıştır.

Cumhuriyet, Günaydın, Milliyet, Tercüman, Hürriyet, Güneş, Sabah...

Çalışıp kovulmadığı televizyon da pek yoktur:

TRT, İnterstar, Kanal-6, Show, ATV, Kanal-7, TGRT.

Değil Türkiye'de, herhalde dünya medyasında böyle bir dönek yoktur. Buradan kovulup oraya, oradan kovulup buraya... Sağcı, solcu, dinci, CHP, ANAP, DYP, Refah, Fazilet, MHP, hiç fark etmez!.. Çünkü adamda ilke yok, inanç yok, omurga yok.

En ağır hakaretlerle kovulduğu Sabah Gazetesi'ne bir kez daha girer! Çalışırken karşısında esas duruş gösterdiği patronlarına, başka yere geçince veryansın etmeye başlar.

***

Turgut Özal, ABD Başkanı George Bush onuruna verdiği resepsiyona Liboş'u davet etmemişti. Her gün yağladığı Özal'a, yazısında bu yüzden hakaretler yağdırdı. Yazının çıktığı gün davetiye eline geçmiş. Ertesi gün şöyle yazdı:

‘‘Özal beni aradı. Meğer ben davetli imişim. Davetiye postada gecikmiş. Bu gece resepsiyona gidiyorum. Sizden özür dilerim.’’

Ben de ona bir yanıt yazdım:

‘‘Oğlum Liboş, boyundan bosundan utan. Biz de davetli değiliz, ağlaşıyor muyuz...’’

***

Şu Liboş'un çizgisine bakın! Sol gazete Cumhuriyet'ten sağ gazete Tercüman'a, CHP iktidarı döneminde TRT'den, günümüzde şeriatçı kanallara kadar her yerde o var!

Kovulduğu yerlerin hiçbirinde bir kişiyle bile vedalaşamadı... Çünkü Melek Hanım'ın Tosunu gibi hiç kimse onun yüzüne bakmaz, o da çalışanların yüzüne bakamazdı...

Ve şimdi, Fethullah Bey'in dinci ve şeriatçı Zaman Gazetesi'nde köşe yazarı oldu. Yazılarına dün başladı.

Allah kimseyi düşürmesin. Amin.

***

Zaman Gazetesi'nin Takkeli Liboş olarak bilinen Fehmi Koru isimli başyazarı ile birlikte, günlerden beri televizyon reklamlarına çıkıyordu. Takkeli Liboş Fehmi, ihale takipçisi Liboş Mehmet'in Zaman Gazetesi için reklamını yapıyordu!

Oysa aynı Takkeli Liboş, bakınız Zaman Gazetesi'nde 25 Kasım 1988 günü Liboş Mehmet için ne yazıyordu:

‘‘Tercüman'ın başına bir süre önce Güneş'ten ayrılan Mehmet Barlas getiriliyor... İslam balesi arzu ettiğini söyleyen, irtica tehlikesinin gerçek olduğundan bahseden, İslam'da reform yapılmasını isteyen Mehmet Barlas'ı, Tercüman okurlarının bağrına basacağını sanmıyorum.

Ramazan'da gazetelerin dini sayfalar yaparak İslam'ı istismar ettiklerini söyleyen Barlas, o yıl sözünde durarak Güneş'i ‘türbeye' çevirmemişti! Güneş okurları Ramazan'ı hissetmediler bile...’’

Takkeli Liboş 10 Ekim 1991 tarihli ‘‘Mehmet Barlas, Yolcudur Abbas’’ başlıklı yazısında, Liboş Mehmet’in Star televizyonundan da kovulduğunu yazıyor, 23 Temmuz 1991 tarihli yazısında ise yukarıda anlattığım Bush olayını irdeliyor ve Liboş Mehmet'le alay ediyordu:

‘‘Duydunuz mu bilmem, Bush'un gelişi bir basın krizine sebep oldu. Özal'ın en keskin destekçilerinden Mehmet Barlas az daha muhalefet saflarına katılıyordu!..

Neyse, Cumhurbaşkanı Özal, Barlas'a bir davetiye göndererek onu yeniden ‘şahsiyetli' bir kişi haline getirdi!

Basınımızın zengin kalemlerinden Mehmet Barlas, Dolmabahçe Sarayı'na daha fazla yakışır!

Kriz böylece önlendi ve Türk basını, bir Özal destekçisi kalemi karşı cepheye kaybetmekten kıl payı kurtuldu.’’

***

Yaaa, işte böyle! Dünkü hızlı solcu Liboş Mehmet bir oraya, bir buraya kıvırtırken, sonunda entel-demokrat ve şeriatçı olup bunların kucağına düşüverdi! Şimdi onun televizyon ve gazete reklamını, dün kendisiyle alay eden Takkeli Liboş yapıyor! Bunlar Müslüman!

Liboş Mehmet geçmişte villasında solu toparlamak için ziyafetler verirdi, bugün Tansu ile şeriatçılar için rakılı, şaraplı sofralar kuruyor, onları bir araya getiriyor.

Birkaç aydan beri parasını Fethullah’tan alıyor.

Her devrin adamı, tüccar gazeteci, iş bitirici ve ihale takipçisi Liboş Mehmet her ipte oynadı. Önümüzdeki seçimde ya DYP'den, ya da Fazilet'ten aday olacak. Bu yüzden onlara yağ çekiyor, evinde ağırlıyor, kafakola alıyor.

Yakışırlar birbirlerine!

1970'li yılların en hızlı solcusu ve Ecevit'in adamı! 12 Eylül döneminde askerlerin ve Evren'in başyağcısı! Özal döneminde ANAP militanı. DYP döneminde Tansu'cu, Refah döneminde dinci! Şimdi Fethullah'çı!

Tam bir hacıyatmaz.

Allah kimseyi düşürmesin, kimseyi rezil etmesin. Amin.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI