Alis senaryolar ülkesinde

Hürriyet Haber
17.04.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Yavuz GÖKMEN

Anlaşıldığı kadarıyla ‘‘erkekler imparatorluğu’’, istediği kadın kurbanı almak için her yolu deneyecek. Para ile imanın kimde olduğunun hiç belli olmadığı bu vergisizlik cennetinde, birtakım anlı şanlı ve paralı pullu erkekler, çok parası olduğu gerekçesiyle, bir Sarışın Güzel Kadın'ı adak taşına yatırarak kendi tanrılarına kurban etmeye uğraşacaklar.

Ancak Tansu'nun kurban ediliş gerekçesi, yıllardır konuşulan mal varlığı filan değildir. Ben, Sarışın'ın mali meselelere aklının zerre kadar erdiğini hiç ama hiç zannetmiyorum ve iktisat profesörü olmasına rağmen, para teorilerinden herhangi birini bile derinliğine bildiğini sanmıyorum.

Ayrıca, Tansu'nun peşine mal varlığı konusunda takılınmasını fevkalade garip buluyorum. Çünkü Türkiye'de malı mülkü ve parası olmak, bir kişi hakkında takibat yapılmasını değil, takibat yapılmamasını doğurur. Eğer yanlışlıkla malı mülkü, cüzdanı yerinde biri hakkında takibata kalkışılırsa bu takibattan derhal ve özür dilenerek vazgeçilir.

Bu konuda sayısız örneği hiç zorlanmadan hatırlayacaksınız.

* * *

Tansu hakkında uyduruk bir mal varlığı gerekçesiyle soruşturma açılarak Yüce Divan sıfatıyla toplanacak Anayasa Mahkemesi'ne sevk edilmeye çalışılmasının temel gerekçeleri başkadır.

Tansu'nun bürokratik Susurluk devleti tarafından affedilmeyen birkaç suçu vardır. Bunları sıralayayım:

1- Tansu, bürokratik devlete asla güven vermemiştir. Baştan onlarla işbirliği yapar görünmüş, ama bu arada kendi devletini kurmaya çalışmıştır. (Bu bence de suçtur.) Ancak bunu, bazı aklı evvel çevresinin etkisiyle yapmaya kalkışmıştır.

2- Bu suçu bağışlanmamış ve aradan çıkarılmak istenmiştir. Doksanbeş seçimlerinden sonra asker zoruyla sokulduğu Anayol koalisyonundan sonra, işi bitirilmeye çalışılmış, o da Yüce Divan'dan bir zamanlar tu kaka ettiği RP ile koalisyon yaparak kurtulmuştur. Bu bürokratik Susurluk devleti için daha da affedilmez bir suçtur. (Bu bence suç değildir. Gerekçesi ne olursa olsun toplumsal uzlaşmanın bir önemli adımıdır.)

* * *

İmdi! Yirmi sekiz Şubat, Refahyol hükümetinin demokratik devlete ulaşma konusunda hiçbir çaba göstermemesi yüzünden doğmuştur ve bence Tansu'nun asıl suçu budur. Bu koalisyon, cesur ve kararlı davranarak demokratik adımlar atabilir ve sivil otoriteyi güçlendirebilirdi. Bunlar yapılmayınca 28 Şubat sürecine yakalanılmış ve buradan çıkılamamıştır.

Ancak 28 Şubat sonrası Tansu'nun geçirdiği demokratik evreler dikkate değerdir. Tansu artık demokrasiye inanmakta ve devleti demokratik devlet haline getirmek için uğraşmaktadır. Bürokratik Susurluk devletinin affedemeyeceği bir suç da işte budur.

Bu bence suç değil erdemdir; ne var ki biraz geç kalmıştır.

Şimdiki senaryo, Tansu'nun cezasını vermek için hukuku bir kenara atan senaryodur. Sonrası senaryolar için (Bunlar, haziranda Fazilet Partisi'nin kapatılması ve 2000 yılına kadar seçim yapılmayarak aynı yıl Mesut Yılmaz'ın yarı başkan seçilmesi gibi faraziyelerdir) Tansu'nun aradan çıkarılması şarttır.

Ama o kadar da kolay değildir.













Etiketler:


    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı