Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Alex de Souza: Anlatılacak bir hikâye

Müzikseverler için 13 Aralık 2001 tarihi asla onarılamaz bir kalp ağrısıdır.

Death'in 'frontman'i, söz yazarı, bestecisi, her şeyi Chuck Schuldiner, beynindeki tümörü yenememiş, ruhunu kıran, bedenini kemiren illete teslim olmuştur. Son albümü The Sound of Perseverance da bu hastalığı anlatır nitelikte bir eserdir. Bir sanat şaheseri olmasının dışında bu albüm, Chuck'ın vedası, hayranlarına vasiyetidir bir bakıma. O şaheserin unutulmazlarından 'Story to Tell' de sanki öleceğini bilen bir bireyin yakarışıdır. Şöyle der Floridalı: "Gerçeği tattığın zaman, diğerleri gibi göreceksin / benden önce, sana / ben geçmişim, anlatılacak bir hikayeyim, / anlat bunu..."

Chuck Schuldiner'in belki de son isteği hikayesinin anlatılmasıydı. Hayatlarına dokunduğu kişilerin bir şekilde onu unutmaması son isteğiydi. Parasızlıktan ameliyat olamayıp, hastane faturalarını annesi zorluklarla ödese de, güzel anıları da anlatılıyor, - anlatılacak-.

Alex’in son isteği

Metal müziğin efsanesinin 'anlatılma ve unutulmama' isteği, yeşil sahaların bir başka efsanesinin de son arzusu olabilir mi acaba? Fenerbahçe'ye geldiğinden bu yana takımı için her şeyi fazlasıyla yapan Alex de Souza'nın? Brezilyalı, Türkiye'den ayrılıp ülkesine döndüğünde istatistiklerdeki sayılardan, maç raporlarındaki 'yıldızlardan' çok daha fazlası olarak anılmak istiyordur belki? Son demlerini yaşadığı 'çubuklu'nun 'Anlatılacak bir hikayesi' olmak, yaptıklarını göz önüne alınca makul bir istek gibi görünüyor. Ancak maalesef Fenerbahçe'nin 'bağrına basacakları evlatları'na davranış biçimi, onun için de emsal oluyor. Tıpkı Pierre van Hooijdonk, Tuncay Şanlı, Viorel Moldovan, Appiah, Mateja Kezman, Kemalettin gibi o da gitmeden önce sorun yaşayan isimlerden biri haline getiriliyor.  

En zor dönemlerinde sahip çıktığı kulübünde itibarsızlaştırılan, 'marka değeri' ucuzlatılan, takıma zarar verdiğinden dem vurulan alelade bir futbolcu durumuna düşürülüyor. Kulüpten ayrılacağı neredeyse kesin olan Alex de Souza'nın tek bir isteği olduğunu düşünüyorum. Bunu en çok da 'heykel' açılışındaki göz yaşlarında hissettim. Kaptan yaşlı gözlerle belki de şöyle diyor, tıpkı Chuck Schuldiner gibi: "Gerçeği tattığın zaman, diğerleri gibi göreceksin / benden önce, sana / ben geçmişim, anlatılacak bir hikayeyim, / anlat bunu..."

 

X