Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Alex: 1–Takım: 3

1983 yılı. Fenerbahçe, Beşiktaş’la Türkiye Kupası çeyrek finalinde karşı karşıya. Maraton tribünündeyim. Hava çok sıcak.

Tribünlerin ünlü siması kabak çekirdeği satan yaşlı adam olanca sesiyle bağrıyor. “Bu maç 3-0 bitecek, rüyamda gördüm.” Maç 1-1 bitiyor ama Beşiktaş sarı kart cezalısı Mehmet Ekşi’yi oynattığı için hükmen yeniliyor. Fenerbahçe son kupasını o yıl kazanıyor.Aradan yıllar geçiyor. Bir başka gece. Bu kez Avni Aker Stadı. Şampiyonluk için herşey hazır. 5 Mayıs’ı unutulmaz kılmak istiyor Şenol Güneş’in öğrencileri. Ama Oğuz-Aykut ikilisinin golleri şampiyonluğu Fenerbahçe’ye getiriyor. Maç sonrası “Şampiyon olduğumuz için seviniyorum ama rakiplerimizin karşı karşıya kalacağı durumu bildiğim için onlar adına üzülüyorum” diyen Kocaman bir adam başkanı tarafından kulüpten gönderiliyor. Bir başka 5 Mayıs. Stat, hakem, ortam tamamen tarafsız. Şehir herşeyiyle maçı yaşıyor. F.Bahçe avantajı yakalıyor. Daha doğrusu Alex yapacağını yapıyor yine. Koşmadan oynadığı ülkede, unutulmayacak güzellikte bir gol daha atıyor. Ama yetmiyor. Eskişehir maçından sonra da uyardığımız gibi. Yetmiyor.
Kaptanı dinleyin
“Oyunun savunma yönünü daha iyi oynamaya başladık. Ama takım gol yönünden bana bağlı kalmamalı. Daha büyük başarılar için doğru projelendirilmeli bu takım.” Bu sözleri Alex söylüyor. Güiza’nın, Semih’in, Gökhan’ın, Deivid’in sahneye çıkması gerektiğini söylüyor sanki. Özer’den, Mehmet Topuz’dan, hatta Emre’den skora katkı bekliyor kaptan. Çünkü skor yükü onda. Fizik gücü belki de ligin en yetersiz oyuncularından biri ama futbol zekası en üstünü. Satrançta açmaz vardır, ya açmaz. Size kupa da kaybettirir, şampiyonluk da. Güneş, Engin, Colman, Umut, Burak, Egemen, Song hepsi görevlerini çok iyi yaptılar.  “En değerli oyuncu” seçiminde ayrım yapamadım. Oyumu 1-0 yenikken bile 61. dakika şovlarını sürdüren, 63’te “Urfa” diye tempo tutan Trabzonspor taraftarından yana kullandım.
Kazananı alkışlayın
Hep “mutlaka kazanacağım” demeyeceksin. Futbolda sonucu bilemezsin. Alex’in dediği gibi “doğru projelendirme” yapıp hatalarını göreceksin. Aykut Kocaman’ın 14 yıl önce bu kulüpten gönderilmesine yol açan “büyüklüğü” göstereceksin. Kazansan da kaybetsen de rakibini alkışlamayı öğreteceksin camiana. O zaman zaten kazanmışsındır.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI