Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aleviliği ve Kürtlüğü siyasete karıştırmayın

‘ANLAŞILAN Dersim katillerinin Ergenekoncu uzantılarının Dersim’e olan kinleri ve öfkeleri dinmemiş. Faşist Onur Öymen’in mide bulandırıcı konuşmasından sonra medyanın Ergenekoncu uzantısı Özdemir İnce de mide bulandırmaya devam ediyor. Dersim adını ağzınıza almayı hak etmiyorsunuz. Pis salyalarınızla kirletmeyin Dersim adını. Seyid Rıza her şeyle baş ettim ama sizin yalanlarınızla baş edemedim demişti idam sehpasını tekmelemeden önce. Hâlâ geçerliliğini ve güncelliğini koruyan bir söz.


Demek Dersim şahsında Kürt-Alevilere olan kininiz ve öfkeniz o kadar derin ve canlı. Ama inanın tüm Alevilerin ve Kürtlerin ‘Kâbem insandır’ inanışına rağmen sizin gibi köpeklerden er ya da geç hesap soracağından emin olabilirsiniz.
DERSİM’İ SALYALARINIZLA KİRLETEMEZSİNİZ.’

YUNAN’LA İŞBİRLİĞİ

Ali Ankara imzalı yukarıdaki elektronik ileti 27 Kasım 2009 günü saat 03.33’te gönderilmiş. Aynı gün yayınlanan “Dersim Edebiyatı” adlı yazıma gelen ilk tepki. Bana büyük bir acı verdi. Kürtçülüğün boyunduruğuna girmiş Kürtlük+Aleviliğin ne denli siyaset kuburuna battığını bir kez daha görmek zorunda kaldığım için. Tam “Aleviler CHP’yi rahat bırakın! CHP Alevileri rahat bırak!” başlıklı bir yazı yazmayı düşünürken.


Bu iletiden sonra, Koçgiri büyük ihanetinden başlayıp Şeyh Sait’ten ve Dersim’den geçerek Kürt ve Alevi mesel ve menkıbelerini gerçek boyutlarına indirgemenin artık farz olduğunu düşündüm. Artık falanca kırılır, filanca üzülür sakınımlarını bir yana bırakıp bütün irinli yaraları patlatmak gerekiyor. Yetti artık! Patlasın ki irinleri aksın! Örneğin 1915 ve öncesi “Ermeni gailesi” ile Kürt aşiretlerinin derin ilişkisi ortaya çıksın! Örneğin Koçgiri’nin isyancı şeyhlerinin işgalci Yunan ile yaptığı fesat işbirliği iyice anlaşılsın ve utanması gerekenler utansın! Komşuluk hatırına ve kimseyi utandırmamak için bu gerçeklerin hepsi bir kurşun tabuta konup kapağı lehimlenmişti. Bu artık biline!

CHP CEM EVİ DEĞİL

Aleviler sırf Alevi oldukları için CHP’ye sakın oy vermesinler ve sadece bu nedenden dolayı CHP içinde ayrıcalıklı bir yer istemesinler. CHP de Alevileri çantada keklik görmemeli artık.

Nasıl Sünnilerin herhangi bir siyasal parti ile özdeşleşmelerini istemiyorsak, Alevilerin de herhangi bir siyasal parti ile özdeşleşmesine karşı olmalıyız.

Siyasal partiler ibadet yeri, cami ya da cem evi değildir. Herkes inanç ve etnisite kirlerinden arınıp oy sandığına öyle gitmeli. İnanç ve etnisitenin kirleri sınıf bilincinin yerine geçerse demokrasiye de memokrasiye de elveda. Bu nedenle Aleviler CHP’yi tehdit etmekten vazgeçmelidir artık. CHP Alevilerin tapulu malı olmadığı gibi CHP üzerine ipotek de koyamazlar. CHP de Alevilere özel bir ilgi duymamalı. Özel ilgi din ve inancı siyasete alet etmek anlamına gelir. Nasıl AKP’nin dini siyasete alet etmesi ahlakdışı ise CHP’nin adının Alevilerle örtüşmesi de ahlakdışıdır.

SEÇMEN HAMAMA GİRMELİ

Bir CHP-Alevi ortaklığı varsa, öküzü mezbahaya gönderip bu ortaklığa son vermeli. Bu ayrılık iki taraf için de iyi olacak, siyasal ortamın tam anlamıyla sağlığına kavuşması için AKP ve benzeri partilerin “din”den iyice bağımsızlaşması beklenecektir.

Seçmen hamama girip iyice keselenmeden, bol bol su dökünerek yıkanmadan bu ülkeye ne huzur ne de demokrasi gelir. Benden söylemesi!

* * *

NOT: Uyarıda bulunmadığım için Ali Ankara’nın e-mail adresini vermiyorum, ama bu türden alacağım bütün e-postaların adresini mutlaka açıklayacağım artık!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI