Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Alevi dini arayışı

    Hürriyet Haber
    02.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme: 02.09.1998 - 00:01

    ‘Türk Müslümanlığı’ tartışması büyüyor. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Sabri Hizmetli, bu kavramın arkasında ‘Alevilik dini’ arayışı olabileceğini belirtti. Prof. Hizmetli, ‘‘Alevilik; Türk Müslümanlığı, Sünnilik; Arap Müslümanlığı olarak alınırsa, bunların ayrı ayrı din olması sonucuna götürür’’ diye konuştu.

    Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sabri Hizmetli, Başbakan Mesut Yılmaz'ın ortaya attığı ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlhan Kılıç'ın desteklediği ‘Türk Müslümanlığı’ kavramının arkasında ‘‘Alevilik dini’’ olabileceğini söyledi.

    Prof. Hizmetli, Türk Müslümanlığı ile Türk-İslam kültürünün karıştırılmaması gerektiğini belirtirken, Türk Müslümanlığı kavramını Hıristiyanlık dininden örnek vererek açıkladı. Hıristiyan kültürünün din olarak algılandığı için deforme olduğunu belirten Hizmetli şunları söyledi:

    ‘‘Türk Müslümanlığı da aynen o sonuca götürür. O kavramın belli amaçlarla kullanıldığı düşüncesindeyim. Bugün Hıristiyanlık kültürü, Hıristiyan dini olarak kabul edilmektedir. Hıristiyan din adamlarının görüşleri din olarak telakki edildiğinden, Ortadoks, Protestan ve Katoliklik, ayrı ayrı din haline dönüşmüştür. Bugün Alevilik; Türk Müslümanlığı, Sünnilik; Arap Müslümanlığı olarak alınırsa, bunların ayrı ayrı din olması sonucuna götürür. Arka planda böyle bir arayış olduğunu düşünüyorum. Bu varsa yanlış.’’

    ANADOLU MÜSLÜMANLIĞI

    FP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Gül ise Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlhan Kılıç'a destek verdi. ‘‘Türkiye Müslümanlığı var’’ diyen Gül, ‘‘Bana göre en uygunu da Anadolu Müslümanlığıdır’’ dedi.

    Gül, Kılıç'ın, ‘‘Türkiye Müslümanlığı’’ açıklamasını da ‘‘Türkiye'de din düşmanlığı yoktur şeklinde iyiniyetli bir yorum’’ olarak değerlendirdi. Gül, şöyle konuştu:

    ‘‘Muhakkak ki, dinlerin bazı toleransları vardır. Özellikle İslam dininde bölgelere, coğrafyalara göre bazı elastikiyetler vermişlerdir. Türk milletinin de kendine has bir geleneği olmuştur. Bu üslup Selçuklu, Osmanlı ve cumhuriyet dönemlerinde oluşmuştur. Türkiye'deki bir müslümanlık şüphesiz ki bir gerçek ve vardır. Bunlar hiçbir zaman dinin temel ilkelerine aykırı olmamıştır. Dinin izin verdiği çerçevede Türkiye'deki Müslümanlığın Fas'taki, İran'daki, Endonezya'daki Müslümanlıktan farklılıklarını görebilirsiniz. Bunlar gayet tabii ve normaldir. Dinlerin evrenselliği de buradan gelmektedir. Kendi kültürü, geleneği de bunun içinde olduğu için bana göre uygunu Anadolu Müslümanlığıdır.’’

    Türkçe ibadete hayır

    İlahiyatçılar Türk Müslümanlığı'nın Türkçe ibadetle ilgisi olmadığını kaydederken, Din İşleri Yüksek Kurulu'nun geçen yıl Türkçe ibadet tartışmaları sürerken aldığı karar, tekrar gündeme geldi. Kurul, herkesin konuştuğu dil ile ibadet yapmasının hem Hz. Peygamber'in öğretilerine ters olacağı, hem de içinden çıkılmaz tartışmalara yol açacağı için Türkçe ibadete karşı çıkmıştı. Kararda duanın Türkçe okunabileceği belirtilmişti.

    Rönesans çağrısı

    İslamcı yazar İsmail Nacar ise Türk Müslümanlığı kavramını bilimsel olarak yanlış bulduğunu belirtti. Nacar, Türkiye'de Kuran'daki İslamın yanısıra, saltanat ve tarikatların ürünü olan 1400 yıllık İslamın yaşandığını söyleyerek, ‘‘Ciddi bir rönesans hareketine ihtiyacımız var’’ dedi. Devlet adamlarının bir gün Ahmet Yesevi'yi, diğer gün Hacı Bektaş Veli'yi gündeme getirmesinden yakınan Nacar, şöyle konuştu:

    ‘‘İrticayla mücadele etmek için tarihteki tarikat reislerine sarılınıyor. Bunlardan örnekler verilmesi tarikatçılığı güçlendiriyor. Buna Türk Müslümanlığı demek bilimsel açıdan da doğru değil. Kuran'daki İslamla 1400 yıllık din kültürünün mukayese edilmesi lazım. İnsanları bir Bektaşi'ye, Yesevi'ye, Nakşilik'e çağırmaktan ziyade, bize yakışan insanları akla ve bilime davet etmektir.’’






    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı