Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Alev alev yanan zafer meşaleleri artık yanmıyor

BENİM çocukluğumda Afyon’da zafer haftası çok daha coşkulu kutlanırdı.

26 Ağustos’tan başlayıp 30 Ağustos gecesine kadar süren 5 günlük şenlikler tam bir karnaval havası içinde geçerdi.

26 Ağustos Büyük Taarruz’un başladığı gündü. O sabah saat 05.30’da Mustafa Kemal’in emriyle başlayan saldırılar Türk milleti için bir ölüm kalım savaşıydı.

Şafak sökerken Kocatepe’den yoğun topçu ateşi başladığı anda komutanından erine kadar herkes kazanmaktan başka bir seçenekleri olmadığına inanmıştı.

Bu ruhla Yunan cephesine saldıran subay ve erler, Yunan kuvvetlerini tuttukları tepelerden iki gün içinde bir bir söküp Afyon ovasına perişan bir şekilde dökmüşlerdi.

27 Ağustos’ta Afyon kurtulmuş, düşman geri çekilerek, Dumlupınar’da son bir gayretle direnmek istemişti.

Mustafa Kemal Yunan ordusuna son darbeyi orada vurmuş ve düşmanı darmadağın etmişti.

Yunan kuvvetleri dağılmış ve İzmir’e doğru kaçmaya başlamışlardı.

9 Eylül’de İzmir’e giren Türk ordusu savaşı zaferle noktalamıştı.

* * *

26-30 Ağustos arasındaki 5 gün Türk milletinin kaderini belirlemişti ve bu yüzden büyük bir coşku ile kutlanıyordu.

26 Ağustos sabahı Afyon’un güneyindeki Kocatepe’de tören yapılır, şenlikler başlardı.

Ertesi gün Afyon’un kurtuluşu kutlanırdı.

Ankara’dan gelen büyük askeri bando geçit törenlerine katılır, rengarenk tören giysileriyle özellikle de biz çocukları büyülerdi.

Kentin birçok yerinde marşlar çalınırdı.

Aynı akşam büyük fener alayları düzenlenir, Afyon Kalesi’nin tepesinde binlerce meşale yakılırdı.

Alev alev yanan kalenin seyrine doyum olmazdı.

Afyonlu gençlere sordum: "Yine kalede meşaleler yakılıyor mu?"

"Hayır"
dediler.

Şimdi sadece aydınlatma yapılıyormuş.

İyi güzel de aydınlatma o alev alev yanan zafer meşalelerinin yerini tutamaz ki...

Neyse ki bizim peşine düştüğümüz ve saatlerce birlikte yürüdüğümüz zafer alayları yapılıyormuş.

* * *

Başkumandanlık Meydan Muharebesi’nin başladığı ve Yunan ordusuna öldürücü darbenin vurulduğu 30 Ağustos sabahı ise bir başka heyecanla uyanırdık.

Sabah saat 08.00’de Afyon garından kalkan tren salkım saçak insan taşırdı Dumlupınar’a.

Güle oynaya, marşlar, şarkılar söyleyerek giderdik o görkemli trenle.

Törenlerden sonra yine aynı trenle güle oynaya dönerdik Afyon’a...

Şimdi bilmiyorum aynı coşku, aynı heyecanla yaşanıyor mu o kutsal 5 gün.

İşgalci Yunan kuvvetlerini Anadolu topraklarından söküp atarak kazandığımız zafer aynı gururla kutlanıyor mu?

Mustafa Kemal’e, komutanından erine bütün silah arkadaşlarına ne kadar büyük bir minnet duymamız gerekiyor.

Bunu biliyor muyuz?

Bunun sorumluluğunu yerine getiriyor muyuz?
X