Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Alçakları tanıyalım...

Oktay EKŞİ

PKK'nın sırrı kalmadı. Çünkü Şemdin Sakık isimli şeririn verdiği ifadelerden, PKK ile kimlerin bağlantıları olduğunu, gizlice ne gibi destekler verdiklerini Türk kamuoyu henüz bilmiyor olsa da devlet biliyor:

Başta Almanya olmak üzere, Suriye, İran, Ermenistan ve Yunanistan'la ilişkileri...

PKK'ya destek veren işadamları...

PKK'ya destek veren gazeteci ve yazarlar...

PKK'ya destek veren dernek ve vakıflar...

Leyla Zana-Abdullah Öcalan bağlantısı...

PKK-HADEP bağlantısı...

PKK'nın parayla, lehine yazı yazdırdığı ve konuşturduğu kişiler...

PKK'nın Türkiye'deki gericilerle ilişkisi...

Bunlar son derece önemli bilgiler.

Bu bilgilerin ‘‘Şemdin Sakık hakkında yapılan soruşturmanın selameti açısından bir süre daha gizli kalması’’ mümkündür. Ama konu yargıya intikal ettiği andan itibaren Türk kamuoyu bu bilgilerin tamamını öğrenme hakkına sahiptir.

Gerçekten bilmeliyiz:

Vatanseverlikte kendileriyle yarışılamayan pek fiyakalı zenginlerimizle allame geçinen gazeteci ve yazarlarımızdan hangileri aslında PKK'ya uşaklık yapıyorlarmış.

Bu alçaklardan ‘‘işadamı’’ sıfatını taşıyanlar bir yandan Türkiye'nin nimetlerinden yararlanır, bu ülke vatandaşının verdiği paralarla zenginleşirken öte yandan aynı insanlarımızın evlatlarının PKK kurşunuyla ölmesi için bu örgüte yardım ettilerse onları bilmemize kimse engel olamaz.

Keza ‘‘dürüst gazeteci’’ veya ‘‘sorumlu aydın’’ havalarında, bizleri arkadan hangi alçaklar hançerliyormuş, bilmeye mecburuz.

Şemdin Sakık'tan Türk adaleti elbet eylemlerinin hesabını soracaktır. Ama bize kalırsa Şemdin Sakık, bu saydıklarımızdan daha nitelikli, daha saygı değer adam muamelesi görmelidir.

Çünkü o hiç değilse düşündüğünü saklamıyor. Düşündüğü ne ise o yönde hareket edecek kadar dürüst davranıyor. Örneğin üzerlerinde silah bulunmayan 33 askeri 23/24 Mayıs 1993 gecesi Bingöl-Elazığ arasında otobüsten indirtip öldürtmüş olmanın sorumluluğundan kaçmıyor.

Ya öteki alçaklar!

Kimi alçaklığını saklamak için ‘‘hukuk’’u kullandı.

Kimi ‘‘insan hakları’’, kimi ‘‘demokrasi’’ dedi.

Elbet haklı oldukları yerler de vardı. Ama onların derdi hukuk, insan hakları veya demokrasi değil, ‘‘Kürtçülük’’ ve PKK idi.

Şimdi hepsi geride kaldı. Sıra kulaklarından tutup adalete gönderilmelerine veya kamuoyuna teşhir edilmelerine geldi. Onu bekliyoruz.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI