Gündem Haberleri

    Albright: Irak savaşını çözmede zorlanıyorum

    Hürriyet Haber
    31.10.2003 - 14:03 | Son Güncelleme:

    Eski ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, Irak Savaşı'na ilişkin, "Savaşın sebebini anlıyorum. Ancak şimdi neden bu savaşın çıktığını çözme konusunda zorlanıyorum" dedi.

    KAMERAYA İZİN VERİLMEDİ

    Albright'ın isteği üzerine konferansı medya mensupları kayıt cihazı ve kameralarla izleyemezken, fotoğraf çekimine ise ilk 5 dakikada izin verildi. 

    Konferansa, aralarında eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem ile iş dünyasından çok sayıda kişinin bulunduğu yaklaşık 500 kişi katıldı.

    İzleyicilerin 300'er dolar ödediği öğrenildi. (AA)

    Albright, Capital Dergisi'nin organizasyonuyla Garanti Bankası'nın konuğu olarak İstanbul'da konferans verdi. Albright, Türkiye'ye ilk olarak 1999'da yaşanan depremin ardından geldiğini anımsatarak, bir kez daha gelmekten ve tarihi İstanbul kentinde bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

    Albright konuşmasında, Irak savaşının dünyada pek popüler olmadığını ve ''Bay Bush'un savaşı'' şeklinde değerlendirildiğini söyledi.
      
    Saddam Hüseyin ve 11 Eylül saldırısı arasında bir bağlantı bulunmadığını ifade eden Albright, ''Usame bin Ladin, Irak'ta değil Afganistan'da sığınma olanağı bulmuştur'' dedi.
      
    Türkiye'nin savaşın başlangıcında ABD'yi pek desteklemediğini ifade eden Albright, Türkiye'nin bu tutumu nedeniyle terörizme ve şiddete karşı olmadığını iddia etmenin yanlış olduğunu kaydetti.
      
    Albright, ''Türkiye'nin geçmişteki sicili, Irak'ın işgaline şüpheyle yaklaşmak ve aynı zamanda ABD'nin müttefiki olarak kalabilmenin çok güzel bir örneğidir'' diye konuştu.
      
    Konuşmasında Irak'ta savunmanın yanı sıra insani ve sosyal çalışmalara da önem verilmesi gerektiğini vurgulayan Albright, Irak'ınbölünmemiş, terörizmden tamamen arınmış bir şekilde yeniden ortaya çıkmasını, Irak halkının hakettiği noktaya gelmesini ve karar verici mekanizmaların buradaki halka teslim edilmesini istediklerini söyledi.
       
    İSRAİL DUVAR ÖREREK SORUNU ÇÖZEMEZ
          
    Albright, İsrail-Filistin sorununa da değinirken, geçmiş yıllarda her iki tarafın el sıkışmalarıyla Arap ve İsrail çocuklarının birlikte  büyüyüp yaşlanacaklarına dair büyük umutlar beklediklerini, ancak şu anda sorunun çözülemez bir halde olduğunu ifade etti.
      
    Artık intihar bombacılarının yaptığı eylemlerin rutin hale geldiği Ortadoğu'da, bu şartlar altında savaş ve çatışmanın kaçınılmaz olduğunu savunan Albright, ''Arap liderleri, İsrail karşıtı terörist gruplara karşı ev sahipliği ve yataklık yapmaktan vazgeçmelidir. İsrail tarafı da duvar örerek sorunu çözemez. Bu arada bizler Yaser Arafat'a kapıyı açık tutmak ve bölgeye barış getirmek zorundayız'' dedi.
      
    Albright, hem İsrail hem de Filistin tarafına yakın olan Türkiye'nin bu sorunun çözümüyle ilgili projede pilot olarak görev yapabileceğini söyledi.
      
    İran'da nükleer silahlanma yönünde denemeler yapıldığı yönündeki iddialara işaret eden Albright, uluslararası toplumların İran'ın bu yöndeki çalışmalarına son vermesi için baskı yapması gerektiğini ifade ederek, ''İran'ın ülkeleri birbirine vurdurma, kırdırma politikasının önüne geçilmeli'' diye konuştu.
      
    Transatlantik işbirliğine çok inandığını dile getiren Albright, ''Ben küçük bir ülkeden ABD'ye gittim. Dolayısıyla küçük ülkelerin üzerine saldırılınca, çullanınca neler olduğunu gördüm. Ama aynı zamanda küçük ülkelerin güçlerini birleştirince neler olduğunu da gördüm'' dedi.
       
    "ABD FAZLA GÜÇLÜ, KOLAY KOLAY DENGELENEMEZ"
        
    Konferansta katılımcılardan geyen yazılı soruları da yanıtlayan Albright, ABD'nin güçlü olduğunu ve bu gücünü dünyada insanlığın iyiliği için kullandığını savundu.
      
    Albright, çok sayıda Amerikalının Irak'ta yapılanlarla ilgili hükümetle hemfikir olmadığını, ancak ABD'nin diğer ülkeler gibi kendisini savunma hakkı bulunduğunu ifade etti.
      
    "KENDİNİ SAVUNMA DOKTİRİNİ"

    ''Kendini savunma doktrini''ne dikkat çeken Albright, ''Eğer biri size silahla koşuyorsa savunma hakkınız vardır. Ama bunu yaparken sadece istihbarata dayalı yapıyorsanız, o zaman kendini savunma doktrini geçersiz kalıyor. Dolayısıyla bu doktrini tartışmamız lazım''diye konuştu.
      
    ABD'nin gücünün diğer müttefiklerle çalışmaktan ve birlikte hareket etmekten geçtiğini kaydeden Albright, ''Avrupa'nın, Amerika'nın gücünü dengelemesi gerektiğine inanmıyorum. Amerika, dengelemek için fazla güçlü. Kolay kolay dengelenemez'' dedi. 
      

    CEM: ABD, TÜRK ASKERİNİN IRAK'TA İSTİKRARI BOZUCU BİR SONUÇ YARATABİLECEĞİNİ GÖRDÜ

    Yeni Türkiye Partisi (YTP) Genel Başkanı ve eski Dışişleri Bakanı İsmail Cem, ABD'nin, Irak'a Türkiye'den asker gitmesinin bu ülke içinde istikrarı bozucu bir sonuç yaratabileceğini gördüğünü ve meseleyi askıya aldığını söyledi. 

    Cem, ABD eski Dışişleri Bakanı Albright'ın verdiği konferansın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Albright'ın Irak savaşına ilişkin görüşlerine dair bir soru üzerine, bu savaşla ilgili ABD içinde yeniden bir değerlendirme yapılmaya başlandığını kaydetti. 

    Albright'ın konferansta ABD'nin Irak politikasının yanlış olduğunu dile getirdiğini ifade eden Cem, ''Demokratlar Saddam'ı kutu içinde tutmayı, dışına çıkarmamayı, ancak bir savaş yolunu da tercih etmemeyi düşünüyorlardı. Albright, bu görüşlerini 'Biz olsak böyle yapardık' diye anlattı ve bence doğrusu da o olurdu'' diye konuştu. 

    Türk hükümetinin Irak savaşa katılma konusunda bir dönem çok istekli olduğunu savunan Cem, şöyle devam etti: 

    ''Amerika da bunu istiyordu. Fakat böyle konuşulduğu şekliyle, binlerce çocuğumuzun Irak'taki şeytan üçgenine, ölüm ve kargaşa ortamına gönderilmesi düşünülmeye başlandı. Ayrıca Irak'ta Türkiye düşmanı çok küçük ama çok etkili iki grubun Türkiye'nin içine terörü ihraç etmek amacıyla tahrikçi olmaları, bizim insanlarımızı özel olarak hedef almaları söz konusu...

    Bütün bunlar konusunda Amerika da bu değerlendirmeyi yaptı sonunda. Yani ABD, bu şekilde Irak'a Türkiye'den asker gitmesinin Irak'ın içinde istikrarı bozucu bir sonuç yaratabileceğini, ayrıca Türkiye'nin dengelerini bozacak sonuçlara da yol açabileceğini gördü. Tabii ABD, Türkiye'de dengelerin sarsılmasınıve Irak'ta işlerin daha da zorlaşmasını istemez. Dolayısıyla bu meseleyi askıya aldı.'' (AA)

    Irak konusunda ABD'de demokratların nasıl bir tavır sergileyeceğine ilişkin bir soruya Albright, ''Bence demokratların dışsiyasete yaklaşımı çok farklı olurdu. Tek taraflı davranmayacağımızı, tek boyutlu düşünmeyeceğimizi belirtmek isterim'' yanıtını verdi.

    "IRAK SAVAŞININ NEDEN ÇIKTIĞINI ANLAMADA ZORLANIYORUM"

    Albright, Irak'a ilişkin ABD'nin neyi farklı yapması gerektiğine yönelik soruya şu yanıtı verdi:
      
    ''Savaşın sebebini anlıyorum. Ancak şimdi neden bu savaşın çıktığını çözme konusunda zorlanıyorum. Çünkü Afganistan üzerinde daha çok yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki eğer ülkenize bir saldırı olmuş ve bu saldırıda 3 bin kişi ölmüşse, buna sessiz kalamazsınız.
      
    Ancak Afganistan'daki barış kuvvetleri daha güçlendirilmeli, Karzai daha güçlü bir konuma getirilmeliydi. Buradaki savaş beylerinin ortaya çıkması engellenmeliydi.

    "IRAK'TAKİ KISITLAMALAR REJİME YÖNELİK OLMALIYDI"

    Afganistan'da yapılanları yeterli bulmuyoruz. Doğruluğunu ya da yanlışlığını bilmediğimiz için gelen istihbaratı çok iyi değerlendirmek gerekir.

    Bence Saddam Hüseyin'in korkunç bir diktatör olduğu kabul edilerek hareket edilmeliydi. Irak'daki kısıtlamaları sadece rejime yöneltmeliydik, halka değil. Bence Afganistan'dan dikkatimizi hiç azaltmamalıydık.''
       
    "YAPTIRIMLAR IRAK HALKINA ÇOK ZARAR VERDİ"
       
    Savaş sırasında Irak'a uygulanan yaptırımların buradaki halka çok zarar verdiğini söyleyen Albright, bu zararın petrol karşılığı gıda programı ile azaltılmaya çalışıldığını ve şu anda savaş öncesine göre daha fazla gıda yardımı verildiğini bildirdi.
      
    Albright, ''ABD, Ortadoğu'da daha fazla şey yapmalı, Ortadoğu'nun demokrasiyi başaramayacağı düşünülmemeli'' dedi.
      
    SUUDİ ARABİSTAN VE İRAN

    ABD'nin Suudi Arabistan ve İran ile ilişkilerine yönelik soruları da yanıtlayan Albright, Suudi Arabistan'ın ABD'nin en karmaşık ilişkiler yürüttüğü ülkelerden biri olduğunu kaydetti.
      
    Albright, ''İran'da içeriden bir değişim başlayıp başlamayacağına ilişkin bir soru var. Bu bence tek yoldur, ama bunun gerçekleşmesi zor gibi görünüyor. İran'da halk bir tatminsizlik, mutsuzluk içinde'' diye konuştu.
      
    ABD'nin hata yaptığı konulardan birinin de Ayetullah yönetimi ile görüşmemesi olduğunu dile getiren Albright, ''Maalesef diplomaside her zaman her şey mümkün olmuyor. Bu bölgede 3 dışişleri bakanı arasında yapılan görüşmede özellikle nükleer projeler konusunda fikir teatisinde bulunuldu. Bu iyi bir başlangıç. Ayrıca ABD'nin İran ile ilişkilerinde de tamamlayıcı bir niteliğe sahip'' dedi.

    "TELEKOM İMAJINIZI DÜZELTİN"

    Madeleine Albright, Türkiye'ye daha çok yabancı yatırımın nasıl geleceğine dair soru üzerine de ''IMF ile ilişkileriniz ile yabancı telekom şirketlerinin düştüğü zor durumlar dışarıya yansıyor ve yatırım ortamının iyi olmadığı düşünülüyor. Bence bu imajı düzeltmeniz gerekiyor. Ülkenizde sistemin ve ekonominin çöktüğü yönündeki haberleri durdurmanız, olumsuzluğa yol açacak gelişmelerin önüne geçmeniz lazım'' dedi.
      
    "HALININ ALTINA DEĞİL, MASANIN ÜSTÜNE"

    Albright, Türkiye'nin AB'ye girmesinin önemini vurgulayarak, kendisinin her zaman bunun hararetli bir destekçisi olduğunu söyledi.
      
    AB'ye üyelik sürecinde Türkiye'nin geçmişteki sicilinin değil uygulamaya geçirdiği kriterlerin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulayan Albright, ''Bu kriterler adil bir şekilde değerlendirilmeli, yargılanmalı ve şu andaki performansa bakılmalı'' dedi.
      
    Albright, ''Türkiye imajını nasıl düzeltir?'' sorusuna,  ''Şu anda çok olumlu bir imajı olmayan ülkeden bahsettiğimize göre kendi açınızdan hikayenizi, şu andaki durumunuzu çok iyi anlatmanız lazım. Herhangi bir konuyu halının altına süpürmek yerine, her şeyi masanın üstüne koymak lazım'' yanıtını verdi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı