Gündem Haberleri

    Albay Temizöz'e 9 kez müebbet istemi

    Cem EMİR/DİYARBAKIR, (DHA)
    15.07.2009 - 16:49 | Son Güncelleme:

    DİYARBAKIR'da tutuklanan Kayseri Jandarma Alay eski Komutanı Albay Cemal Temizöz ile Şırnak'ın Cizre İlçesi Belediye eski Başkanı Kamil Atak'ın da aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 7 sanıkla ilgili iddianame hazırlandı.

    Başkan Atak'ın kardeşi ile iki gizli tanığın ifadelerinin yer aldığı, 1993-1997 yılları arasında Şırnak ve çevresinde işlenen 20’ye yakın faili meçhul cinayetin detaylı anlatıldığı iddianamede Albay Temizöz hakkında 9 kez, eski başkan Atak hakkında ise 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi istendi. Dava, Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

    Diyarbakır'daki özel yetkili Cumhuriyet Savcısı, 1993-1997 yılları arasında Şırnak ve çevresinde işlenen faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ile ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Kayseri Jandarma Alay eski Komutanı Albay Cemal Temizöz, Cizre İlçesi Belediye eski Başkanı Kamil Atak, oğlu Tamer Atak, PKK itirafçıları Adem Yakin, Hıdır Altuğ ve Abdulhakim Güven ile tutuksuz sanık Kukel Atak hakkında hazırladığı 83 sayfalık iddianameyi Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'ne verdi.

    İddianamede ‘Tükenmez kalem’ ve ‘Sokak lambası’ adı verilen iki gizli tanığın yanı sıra babası tarafından akrabalarından birinin üzerine nufusu kaydedilen eski başkan Kamil Atak'ın öz kardeşi olduğu bildirilen M.N.B.'nin ifadeleri de yer aldı.

    55 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET

    Sanık Albay Temizöz’ün 1993 yılında Cizre İlçe Jandarma Komutanlığında bölük komutanı olarak göreve başlamasından itibaren ilçede, ‘terörle mücadele ediliyor’ görüntüsü altında ‘korucu, itirafçı ve uzman çavuşlardan oluşan bir grup oluşturduğu’ ifade edilen iddianemede, “1990-2000 yılları arasında Cizre İlçesi'nde meydana gelen faili meçhul olaylara ilişkin Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlettirilen tabloya göre; 1993-1994-1995 yıllarında toplam 48 adet faili meçhul adam öldürme dosyasının varlığından bahsedilip, 1996-1997 yıllarında ise toplam faili meçhul adam öldürme dosya sayısının ise 7 olduğuna dikkat çekiyor. Böylece tüm değerlendirmeler ışığında şüpheli Cemal Temizöz’ün liderliğinde 1993 yılından itibaren Cizre İlçesi'nde suç işleyen bir teşekkül meydana getirdiği, bu teşekkülün mensuplarının şüpheli Cemal Temizöz’ün talimatı ile kasten öldürme de dahil olmak üzere bir çok suç işledikleri, bu teşekkülün amaçladıkları suçların işlenmesi sırasında terörle mücadele edilmesi amacıyla devlet tarafından kendilerine sağlanan her türlü imkanı da kullandıklarının mevcut delillerden anlaşıldığı’ bilgisine yer veriliyor.

    GÖZALTINA ALDIKLARI KİŞİLERİ ÖLDÜRDÜLER İDDİASI

    Albay Temizöz’ün ve Kamil Atak’ın ‘Terör örgütü PKK’ya yardım ettiğini değerlendirdiği ya da özel sebeplerden dolayı gözaltına aldıkları kişileri sorguladığı’ bildirilen iddianamede, bu sorgulanan kişilerden bazılarının öldürüldüğü öne sürüldü. İddianemede bu cinayetlerin bir çoğunun, M.N.B isimli tanığın anlatımlarına göre, Kamil Atak’a ait Cizre’deki evlerde gizli sorgu odalarının olduğu ve buralarda işlendiğine yer verildi. Sanıklardan Albay Temizöz’ün 1994 yılı yerel seçimlerinde, ilkokul diploması şartı aranan belediye başkanlığı için gerekli alt yapıyı oluşturarak, Kamil Atak’ın belediye başkanı olması için faaliyet yürüttüğü bilgisine yer verildi. Tanık anlatımlarına göre, Albay Temizöz’ün seçimlerde Atak’a rakip olan belediye başkan adayı Salih Şık’ı tehdit ederek Atak’ın belediye başkanlığına itirazını engellemeye çalıştığı ileri sürüldü. M.N.B., ifadesinde kardeşi Atak’ı, JİTEM kurucularından Cem Ersever’in korucu yaptığını iddia etti.

    KAMİL ATAK SURİYE’DEN PARA ALIP BOTAŞ HATTINA SALDIRI DÜZENLEDİ

    M.N.B’nin ifadesinde BOTAŞ'a ait petrol boru hattına sabotaj yapıldığını öne sürerek, “Benim öz ağabeyim olan Kamil Atak, 1985’li yıllarda kaçak durumdaydı. Çünkü benim duyduğum 2 suçtan dolayı aranıyordu. Bildiğim kadarıyla bu suçlardan bir tanesi Suriye’den aldığı para karşılığı Cizre-Silopi arasındaki petrol boru hattını yani BOTAŞ’a ait boru hattını patlatmaktı. Bir tanesi de Van ilinde bir kişiyi öldürmekti. Bu nedenle bu yıllarda hep kırsalda gezinirdi. Köye iner yeniden kırsala çıkardı” dedi.

    ÖLÜM MAKİNASI GİBİ

    M.N.B.'ye ait çarpıcı bilgilerin yer aldığı iddianemeden öne çıkan satır başları şöyle:

    “1993 yılı Aralık ayının 12-13’ünde Beşir isimli kişinin infazı, 1994 yılı Ocak-Şubat aylarında İskan Aslan'ın öldürülmesi, 1994 yılında Mustafa Aydın ve Mehmet İlbasan'ın öldürülmesi, 1995 yılında Almasigi Köyü'nden Abdurrahman isimli kişinin öldürülmesi, 1994-1995 yıllarında Ramazan Uykur'un öldürülmesi, 1997 yılında Abdurrezzak Binzet’in öldürülmesi, 1994 yılında Ramazan Elçi'nin öldürülmesi, 1995 yılında Salih Şık isimli kişinin arazisini ekmek isteyen bir kişinin öldürülmesi, 1994 yada 1995 yıllarında İbrahim Adak ya da Murat Adak ile bir muhasebecinin öldürülmesi, 1995 yılının kış aylarında Suriye uyruklu iki vatandaşın sınıra yakın bir yere götürülerek öldürülmesi, 1994-1995 yıllarında 4 kişinin öldürülmesi olayı.

    HİZBULLAH’A SİLAH VERDİLER

    İddianamede, Mustafa ve Abdurrahman isimli iki kişiden bahseden M.N.B., kişilerin Hizbullah adına faaliyet yürüttüklerini ve Hizbullah’a ait evler ile sığınakları sorgulama için kullandıklarını ifade etti. M.N.B., Albay Temizöz ile kardeşi Kamil Atak’ın Hizbullah bağlantısından söz ettiği beyanları şöyle:

    “Ağabeyimin sığınağında çok miktarda silah ve mühimmat bulunurdu. Ağabeyimin sığınağına ses çıkmaması için kapılara kalın sünger yapıştırılmıştı. Buraya getirilenler bir hafta kadar tutulurdu. Biz, ağabeyim dışında kimseye bilgi vermezdik. O da o dönem Binbaşı Cemal Temizöz ile görüşürdü. Bu sorgulara bazen askeri personeller de katılırdı. Yanlarında genellikle itirafçılar olurdu. Boşaltılan Cizre’nin Kuştepe köyü, Hizbullah’ın askeri merkezi haline gelmişti. Ben buraya çok gittim. Gittiğimde askeri kanattan sorumlu olan kişileri gördüm. Onların da bizim gibi silahları vardı. Buradaki Hizbullah mensuplarının ağabeyim Kamil ile sürekli diyalogları vardı. Çok sık görüşürlerdi. Benim de bulunduğum birçok arkadaşımız bu köye silah ve mühimmat götürdük.”

    ‘PKK İLE ANLAŞTIK’

    Ailesinin korucu olduktan sonra PKK’nın baskısına maruz kaldıklarını anlatan M.N.B., bunun üzerine terör örgütü ile anlaşma yaptıklarını anlattığı iddianamede, “1988 yılının son baharında aşiret Cizre İlçesi'ne ve civarındaki Çalyan Köyü'nün Serap bölgesine yerleştiler, bu sırada ben Pınarönü Köyü'nde öğrenci idim, duyduğuma göre aşiret o günlerde toplanıp bu örgütsel tehditlerden dolayı Kamil ağabeyimin kırsalda faaliyet yürüten örgüt mensupları ile anlaşması için karar almış, ağabeyim Kamil Atak, yanına silahlı 5 kişi alarak Hogir (PKK sorumlusu) ile görüşmek için kırsala gitmiş, onlara giderken biraz para ile 5 adet de kaleşnikof silah götürmüşler. Düşümüye vadisinde Hogir kod isimli örgüt mensubunun bulunduğu kırsal gurubu ile kampta görüşüp silah ve parayı vermişler. Ağabeyim Kamil Atak’ın yanında giden kişiler Abdulhamit Binzet, İbrahim Nergiz, Ömer Pageh, Lezgin Polat’dır. Ben bu hususların tamamını babam Sait Atak’a bizzat yaşayan kişiler rapor şeklinde anlatırken duydum. Bu nedenle detaylı olarak anlatabiliyorum. Ağabeyim Kamil Atak, 5 kişi ile beraber söz konusu kampta 5-6 gün kalmışlar, bu dönem Hogir kod adlı teröristin, Abdullah Öcalan ile sürekli temas kurarak aşiretle anlaşma yapılıp yapılmayacağını öğrenerek ağabeyim ile anlaşma yapmışlar. Anlaşmaya göre ağabeyim Kamil dışındaki yukarda bahsettim 4 kişi yeniden döneceklermiş, onların yerine ağabeylerim Rauf, Kukel ve Mahmut’un kampa gitmesi istenmiş, bunlarla da görüşülüp böylece anlaşmaya varılacakmış, ağabeyim Kamil kardeşlerimi ancak ben getirebilirim diyerek dönmüş. Dönüş sırasında örgüt ile bağlantıyı sağlayan kişi ağabeyim Kamil’e bundan sonra ben sorumluluk almam dördünüzü de öldürebilirler demesi üzerine bizimkiler bir daha gitmemişler” ifadeleri yeralıyor.

    ‘CİNAYETLER ARASINDA BENZERLİK VAR’

    İddianamenin ‘Genel Değerlendirme’ bölümünde ise “Anlatılan eylemlerde, maktullerin gözaltına alınmaları, alan kişilerin aynı kişiler olması, beyaz renkli Renault marka bir araç ile alınmaları, kalaşnikof tüfeği ya da tabanca ile öldürülmeleri, benzer yerlerde öldürülmeleri, bir çoğunun özensiz 8-10 santimetre toprak altına üzerine taş koyulmak suretiyle gömülmeleri, üzerlerinden kimlik belgelerinin çıkmaması gibi verilerin benzerlik arz ettikleri belirlenmiştir. Eylem içerisinde olmayan bir kişinin bu bilgileri bilmesinin mümkün olmadığı, bundan dolayı gizli tanıklar, ‘Tükenmez kalem’ ve ‘Sokak lambası’ ile tanık M.N.B.’nin beyanlarının doğruluk arz ettiği değerlendirilmektedir” deniliyor.

    TEMİZÖZ’E 9, ATAK’A 7 KEZ MÜEBBET İSTEMİ

    İddianemenin sonuç ve istem bölümünde ise, tutuklu sanıklar Kayseri İl Jandarma eski Komutanı Albay Cemal Temizöz, Cizre eski Belediye Başkanı Kamil Atak, oğlu Temer Atak, itirafçılar Adem Yakin, Hıdır Altuğ ve Abdulhakim Güven ile tutuksuz yargılanan sanık Kukel Atak’ın, 765 Sayılı TCK’nın ‘adam öldürmek’, ‘cürüm işlemek için teşekkül oluşturma’ ve ‘adam öldürmeye azmettirmek’ suçlarından sanıklardan Cemal Temizöz’ün 9, Kamil Atak'ın 7, Tamer Atak’ın 2, Adem Yakin’in 7, Hıdır Altuğ’un 3, Abdulhakim Güven’in 6, tutuksuz sanık Kukel Atak hakkında ise 1 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. İddianamede 7 sanık için toplam 35 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının istendiği dava, Diyarbakır 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı