GeriFutbol Al sana istikrar!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Al sana istikrar!

Teknik direktör kıyımı...

Süperlig’e hoca dayanmıyor.
İki teknik direktör kovuldu.
Üç hocanın bileti kesildi.
Dört teknik direktör istifa etti.
Beş hocayla yollar ayrıldı.
*
Spor sayfalarında en sık gördüğümüz haberlerdir bunlar… Zırt pırt teknik direktör değişir.
*
Yönetim hata yapar.
Futbolcu hata yapar.
Hesabı, teknik direktör öder.
Faturayı hep hocaya keserler.
*
Şampiyon olan hocanın gönderildiğini de gördük bu ülkede… İmkansız kadroyu küme düşmekten kurtardığı halde, gönderilen hocayı da.
*
Geçen sene mesela… Daha bismillah, ilk haftanın başlamasına günler kala, 5 teknik direktör kovuldu. Sezon içinde 10 teknik direktör daha kovuldu. Önceki sene desen… 18 kulüpte 27 teknik direktör görev yaptı, toplam 16 teknik direktör kovuldu. 3’er 4’er hoca kovan oldu.
*
Ya bu sene?
*
Galatasaray’ın hocası aynı.
Fenerbahçe’nin hocası aynı.
Trabzon’un hocası aynı.
Bursa’nın hocası aynı.
Kayseri, geçen seneyi Şota’yla bitirdi, bu seneye gene Şota’yla başlıyor.
Antalya, Mehmet Özdilek’i değiştirmedi.
Antep, Hikmet Karaman’ı değiştirmedi.
Gençler, Fuat Çapa’yı değiştirmedi.
Sivas, geçen seneyi Rıza Çalımbay’la bitirdi, bu seneye gene Rıza’yla başlıyor.
Mersin, Nurullah Sağlam’ı değiştirmedi.
Eskişehir, Ersun Yanal’ı değiştirmedi.
Ordu, Hector Cuper’i değiştirmedi.
Kasımpaşa, Metin Diyadin’le Süperlig’e çıktı, Metin Diyadin’le devam ediyor.
Akhisar, Hamza Hamzaoğlu’yla çıktı, Hamza’yla başlıyor.
Elazığ, Bülent Uygun’la çıktı, değiştirmedi.
*
18 kulübün 15’i değiştirmedi.
*
Açın bakın istatistikleri… Futbol tarihimizde böyle bir hadise, ne görüldü, ne duyuldu.
*
Hatta, aslında, 16 kulüp değiştirmedi bile denilebilir… Çünkü, Abdullah Avcı milli takımın başına geçmeseydi, İstanbul Belediye’nin yeni bir hoca aramayacağı kesindi. Sadece Beşiktaş ve Karabük değiştirdi. Samet Aybaba’nın yanısıra, Bülent Korkmaz gitti, Skibbe geldi.
*
Peki niye böyle oldu?
*
“İstikrar” denilebilir mi?
*
Fatih Terim için istikrar denilebilir. Şampiyon oldu. Aykut Kocaman için istikrar denilebilir. Hem ikinci oldu, hem de bunca sıkıntılı sürece rağmen, seneler sonra Kupa’yı almayı başardı.
*
Gerisinin neresi istikrar?
Ertuğrul Sağlam mesela, şampiyonluktan sonra, zorla 5’incilik midir istikrar? Kısıtlı kadroyu kümede tutmayı başaran Mehmet Özdilek, bu sene ne yapacak, zirveye mi oynayacak? Orta sıralarda tutunmak mıdır Mersin’in hedefi? Şota mucize mi yaratacak? Hamza?
*
Hayır, birbirinden değerli hocalarımızı eleştirmek, küçümsemek değil amacım… Asla.
*
Neden gözünün üstünde kaşı var diye, zırt pırt teknik direktör değiştiren kulüplerimiz, bu sene değiştirmiyor? Cevabını aradığım soru bu.
*
Ve, kendi payıma vardığım sonuç şu: Bulabildikleri en ucuz hocalar, bunlar… Ondan.
*
Saçma sapan transferler ve yeteneksiz yabancı hocalara saçtıkları milyon euro’lar nedeniyle, kulüpleri iflas noktasına getirdiler… Deniz bitti. Kasalar tamtakır… Şimdi “istikrar” ayaklarıyla “verilene razı” olan “işsiz kalmamak için itiraz etmeyen” hocalarla çalışıyorlar.
*
İddia ediyorum, herhangi biri 50 bin dolar fazla istesin, anında kapıyı gösterirler.
*
Kanıt mı?
Galatasaray basketbol’da Ergin Ataman’la senelik 900 bin euro’ya anlaştı. Fenerbahçe basketbol’da Piagiani’ye senelik 850 bin euro ödeyecek. Anadolu Efes, Oktay Mahmudi’ye 600 bin euro verecek. Erman Kunter, Beşiktaş’ı bir sene için 500 bin euro’ya çalıştıracak.
*
Basketbol hocaları bile futbol hocalarından değerli hale geldi… Samet Aybaba’nın alacağı para, hemen hemen, Erman Kunter’le aynı… Tek tek isim vermeyeyim ama, Ergin Ataman’ın Oktay Mahmudi’nin alacağı parayı, pek çok Süperlig hocası rüyasında bile göremez.
*
Herkes, Egemen’in Mehmet Topal’ın Kuyt’un fiyatını konuşuyor ama… Kadın basketbolcu Nevriye’nin, kadın voleybolcu Neslihan’ın Naz’ın aldığı paranın, yarısını bile alamayan süperlig hocası var.
*
Demem o ki…
Herkes küfrede küfrede, çökertmek için elinden geleni yaptı, neticede, futbolumuz ucuzladı.
*
Fatura da, gene, teknik direktörlere kesildi… “İstikrar” zannedilen maalesef bu.

Yılmaz Özdil'in bu yazısı Fanatik Gazetesi'nden alınmıştır.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle