Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

AKP kılını kıpırdatmadı

ONLAR savaş ağaları. Savaş ağalarının PKK’lı mı yoksa başka bir menfaat çetesi içinde mi oldukları hiç önemli değil.

Onların yaşam garantisi çatışma.

Adım adım izledim. DTP’li milletvekillerinin ilk başlarda Kürt açılımına destek vermek için gösterdikleri çabalar, uzlaşma dilini kullanarak verdikleri mesajlar, PKK’nın son talimatları ile değişti.

Açılımın ilk gününden itibaren PKK yayın organlarında gençleri dağa çıkmaya davet eden çağrılar yer almaya başladı. 

Türkiye’nin PKK izni olmadan Mahmur’dan kimseyi çıkartamayacağına ilişkin açıklamalar yapıldı, son günlerde ise İmralı’daki cezaevi koşulları ve Abdullah Öcalan’ın sağlığı bahanesiyle “DTP aklını başına alsın!” mesajları geldi.

Sıkıntının ardındaki neden yine PKK’nın yayın organlarında açıkça ortaya konuyordu. “Açılım ile PKK’yı tasfiye etmek istiyorlar!”

Bu endişe, Türkiye’nin Kürt sorununu çözmek için, eksik de olsa adım atmaya başlamasından daha önemliydi bazıları için.

Aman bizim dükkana kimse dokunmasın. Bu tezgahı kimse bozmasın. Türkiye’nin rahat nefes alacağı demokratikleşme ortamı filan kimin umurunda?

Ne yazık ki, bu sürecin en zor noktasında bulunan DTP de gelen talimatlara göğüs gerecek bir irade gösteremedi. “Biz siyaset yolunda yürüyeceğiz” diyemedi.

Çatışma ile beslenenlerin çağrılarının peşinden sürüklendi, gerginliği tırmandırdı.

Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kapatma kararı için adeta kamuoyu yarattı.

NEREDEYDİLER         

DTP’nin kapatılması gündeme geldiğinde Meclis’teki çoğunluğu ile övünen AKP ne yaptı?

Hiç ilgilenmedi.

Partilerinin kapatılmasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’nin karar sürecinde Venedik Komisyonu kararlarını her konuşmada hatırlatan AKP’liler, DTP için kıllarını bile kıpırdatmadılar.

Cemil Çiçek’in Batasuna örneği ise, bu kayıtsızlığın hiç de masum olmadığını açığa çıkarıverdi.

DTP, terörle arasına kesin bir çizgi çekemediği için nasıl kamuoyunun bir kısmının tepkisini çekiyorsa, AKP de başka birileri tarafından tehdit olarak algılanıyordu.

DTP, bu hassasiyeti dikkate almadığı için ağır eleştiriler ve yerli yersiz tepkilerle karşılaşıyorsaAKP de kendisine yönelik haksızlıkla karşı karşıya olduğunu düşünüyordu.

Benzer yolardan geçen bir parti olarak, DTP’nin kapatılmasına giden süreçte siyasetin önünü tıkayan yasal düzenlemelerin değiştirilmesi için AKP’liler kolları sıvayabilirlerdi. Demokratik tavır gösterebilirlerdi. Yapmadılar.

O dönemde AKP’nin kapatılmasına demokrasi adına karşı çıkanlar bugün de DTP’nin kapatılmasına karşı çıkıyorlar.

Çünkü parti kapatmak sorun çözmüyor.

Birisi kapanıyor, diğeri kuruluyor. Önemli olan siyaset yollarını açmak. Gerginlik ve çatışma ihtimallerini azaltmak.

Demokratlığın iki yüzü olmaz.

Sadece bir yandan bakıldığında demokrat olan yüz, diğer tarafından bakıldığında totaliter sırıtışını hemen ele verir.

BUNDAN SONRA

Bundan sonra ne olacak sorusunun bana göre bir tek karşılığı var. Yola devam. Demokrasi açılımlarını gereksiz gören zihniyetin çatışmacı yaklaşımı Türkiye’ye hakim olmamalı.Bu ihtimalin önüne geçmek için hatalardan derslerçıkartarak yola devam. Partiler yasasını gözden geçirmek, seçim barajını indirmek gibi somut adımlarla yola devam.

X