"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

‘AKP halkı böyle kandırdı’

Hürriyet Ankara Bürosu’ndan Rıza Özel’in babası Yusuf Özel’in Antalya’daki cenaze töreninde karşılaştığımız Dursun Gündoğdu ile bir yerde oturup siyaset üzerine konuştuk.

Dursun Gündoğdu uzun yıllar Hürriyet’te bölge temsilciliği yaptıktan sonra gunhaber.com.tr’yi kurdu. Ardından siyasete atıldı. CHP’den Konyaaltı belediye başkan aday adayı oldu.
“İktidar, bırakın kendisine oy vermeyenleri, AKP’ye oy verenleri de gözünün içine baka baka kandırıyor” deyince “Nasıl?” diye sormak gerekiyor:
“Gazeteci arkadaşımız Bülent Ecevit bir hâkimle konuşmuş, o anlatmış. Mesele şu: AKP seçim bildirgesinde ve meydanlarda dillendirmediği icraatları yapıyor. 4+4+4 eğitim sistemi seçim öncesi halka anlatılmadı, alkol yasağının geleceği de söylenmedi. Gezi Parkı’na Topçu Kışlası yapılacağını seçimlerden sonra duyduk. Sezaryen doğum kısıtlaması da öyle... Andımız’ın kaldırılacağı hangi seçim broşüründe yazıyordu veya hangi meydanda söylendi. AKP bunları yapacağını söyleseydi, seçmen belki de oy vermeyecekti. Halkı başka vaatlerle kandırıp oylarını aldılar. Vatandaşa derdinize derman olacağız diye birer hap verdiler. Oysa, prospektüsünde yazılanlarla, içirilen o acı hapın hiç alakası yok. Bu halk, bu yerel seçimde bunun hesabını soracaktır.”

SÜPRİZ ADAY HENÜZ YOK

Antalya’da siyaset, iklimi gibi sıcak... CHP, AKP, MHP ile BDP’de yerel adaylar yavaş yavaş ortaya çıkıyor. AKP’de adaylık başvuruları 1 Ekim’de başladı, 1 Kasım’da bitecek. Ancak, ortaya henüz sürpriz bir aday adayı çıkmadı.
Menderes Türel (2004-2009 Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı) ile Mevlüt Çavuşoğlu (AKP Genel Başkan Yardımcısı-Antalya milletvekili) henüz adaylık için renk vermedi. İkisinin de söylediği, ‘Biz göreve hazırız ama kararı Ankara verir’... Başbakan’ın her ikisine de, “Gidin çalışın” dediği söyleniyor. Siyasi kulislerde, “Başbakan Erdoğan, tohumu bu ikisine ektirip, mahsulü başkasına mı toplatacak?” diye de espri yapılıyor. Çünkü, TOBB Başkan Yardımcısı ve Antalya Ticaret Odası Başkanı Çetin Osman Budak’ın adı da AKP’de çok konuşuluyor. AKP’nin mevcut il başkanı avukat Mustafa Köse’yi büyükşehir için işaret edenler de var. Budak’ın ismini hiç yabana atmayın, Tayyip Erdoğan gözüne kestirdiğini çekip alıp aday gösteriyor, bilmeyen bilsin. Bir de tersten bakmak gerekiyor, adam istemiyorsa nasıl, nelerle karşılalaşacağını hiç düşünmemek gerekiyor.

CHP NE YAPACAK

CHP’de ise aday adayları çoktan ortaya çıkmış... Büyükşehir için 4 aday adayı başvurmuş... CHP’nin güçlü kaleleri Konyaaltı’nda 12, Muratpaşa’da da 7 aday adayı var.
Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın’ın dışında üç resmi, iki de gayriresmi büyükşehir aday adayı var. Cavit Arı (İl Genel Meclisi Başkanı), Dr. Bekir Kumbul, (1999-2004 Büyükşehir Belediye Başkanı), Figen Çalıkuşu (Avukat-Muratpaşa Belediye Meclis üyesi) resmi olarak adaylık başvurusunu yapanlardan.... Bir de gayriresmi olarak girişimde bulunanlar var. Muhittin Böcek (Konyaaltı Belediye Başkanı) ve Süleyman Evcilmen (Muratpaşa Belediye Başkanı) kendi ilçeleri için başvuru yapmalarına rağmen, büyükşehir için kulis yapıyorlar. Böcek ve Kumbul, politikalarını ‘Antalya’ doğumlu olmalarının üzerinden yürütüyor. Antalya, büyükşehir olunca bunun kendilerine artı puan getireceğini düşünüyorlar. Ancak, hem Böcek’in, hem de Evcilmen’in başkanlıkta dördüncü döneme talip olmaları, ‘Yoruldular, yıprandılar’ dedikodularını da beraberinde getiriyor.
CHP Antalya’da Döşemealtı için mimar Turgay Genç’i (Büyükşehir Meclis üyesi), Alanya için Şevki Türktaş’ı (eski Belediye Meclis üyesi), Serik için de Muhammet Konur’u (ANAP eski yöneticisi ve bu partiden milletvekili adayı) ilan etmiş durumda... Geriye 16 ilçe ve büyükşehir kalmış. Kemer ve Kaş’ta önseçim yapacak olan CHP’nin diğer ilçeleri ve büyükşehri merkezden atama suretiyle belirlemesi bekleniyor.
MHP ise Antalya’da büyükşehri ilk açıklayan parti oldu. Kemal Çelik ikinci kez büyükşehre aday yapıldı. Çelik’i Hakkâri Valiliği’nden tanıyoruz. Meral Akşener’in (DYP döneminin İçişleri Bakanı) Emniyet Genel Müdürü olarak atadığı Kemal Çelik, bir gece operasyonu ile koltuğunu Alaaddin Yüksel’den (eski Antalya, şimdi Ankara Valisi) problemli bir şekilde almıştı. Çelik, ‘Şimdi bizim zamanımız’ sloganıyla yola çıkmış.
BDP’de ise AKP gibi bir belirsizlik var. Aday adayları henüz ortada yok. BDP İl Başkanı İhsan Nergis’in Kepez’e Kürt seçmenin oylarını alabilmek için CHP’den aday adayı olduğu belirtilen Dr. Kubilay Döşeyen için söylediği, “BDP seçmeni Döşeyen’i tercih etmeyecektir” açıklaması ve AKP’nin olası adayına da kapıları kapatması dikkat çekici...
Son haber: CHP, Akaydın’la yola devam gibi gözüküyor; Baykal’ın tepkisi henüz yok; Sarıgül içinde bir şey söylemedi henüz. Menderes ile Akaydın atışmaya başladılar. Akaydın “Menderes’ten enkaz devraldım” derken, Menderes de “Borçsuz belediye olmaz, yönetmeyi bilmek lazım” karşılığını veriyor.

Günün sözü

‘DEMOKRATİKLEŞME Yönetmeliği (türban, çarşaf), Başbakan’ın söylediği üzere halkın ihtiyaçları doğrultusunda değil, AKP iktidarının yaşam felsefesi doğrultusunda ve kendisinin seçim şansını arttıracağı inancıyla çıkarılmıştır. Bu yönetmelik, Anayasa’nın en temel ilkelerinden olan laiklik ilkesine aykırıdır. Laik olmayan bir devletin demokratik olması da beklenemez.”
(Prof. Dr. Ülkü AZRAK)

Biliyor musunuz?

-CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın, Bakan Nabi Avcı’ya “TTK’dan onay alan bir kitap için 2013 yılında yayınevine ödenen meblağın 1 milyon TL’yi bulduğu doğru mudur?” diye sorduğunu...
-EMEKLİ Astsubaylar Derneği’nin düzenlediği 2. Dünya Astsubaylar Günü etkinliklerinin yarın Atatürk Kültür Merkezi’den Anıtkabir’e yapılacak olan kortej yürüyüşüyle başlayacağını...

Haber Sen: TRT yönetimi cadı avı yerine kendi işine odaklanmalıdır
GEZİ olaylarına destek veren TRT çalışanlarına karşı başlatılan soruşturma,bir sindirme ve yıldırma operasyonudur. Zira bu soruşturmanın, kurumda yürütülen hizmetlerle hiçbir ilişkisi bulunmamakta ve TRT yönetimini ilgilendirmemektedir.
TRT yönetimi, yapığı açıklama ile bu hukuksuz soruşturmaları savunmaktadır.
Oysa Gezi Parkı protestosuyla başlayan ve Haziran ayı boyunca tüm yurda yayılan bu olaylar, TRT yönetimine karşı değil hükümet uygulamalarına karşı bir itiraz ve başkaldırıdır.
Her firsatta Kurumun Anayasal özerkliğinden bahseden TRT yönetimi kendisine görev çıkarmış, açtığı bu soruşturmalarla hükümet uygulamalarının savunuculuğunu üstlenmiş ve böylece de dolgun bir bayram harçlığını hak etmiştir.
TRT yönetimi, hükümete karşı değil halkımıza karşı sorumlu olduğunu unutmamalı ve bu hukuksuz soruşturmaları derhal durdurulmalıdır.
Yaptığı açıklamada hakkında sorusturma acılanların "Yayın yoluyla hakaret" suçunu işlediğini iddia eden TRT yönetimi, öncelikle TRT ekranlarından yapılan hakaretlere engel olmalıdır.
Kadınlara hakareti alışkanlık haline getiren Ömer Tuğrul İnancer için "TRT’yi değil kendisini bağlar" diyen TRT yönetiminin, konu Gezi olayları olunca nasıl bir çifte standart uyguladığı kamuoyunun dikkatinden kaçmamalıdır.
Yine yaptığı açıklamada "Milletin vergisiyle maaş alanların kamu kurallarına karşı ayrıca sorumlulukları bulunmaktadır" diyen TRT yönetimine sormak gerekir:
-TRT’nin Ömer Tuğrul İnancer’e ödediği paranın içinde hakarete uğrayan kadınların vergileri yok mudur?
-Peki ya, Emniyet Müdürlüğünden TRT’ye transfer ettiginiz hemşehriniz (Önce TRT-HD kanalında ‘müdür’ yapılmıştır, şimdi de aynı maaşla Genel Müdür koruması olarak çalışmaktadır) Ahmet Yavuz Darçın’a odenen dolgun maaş kimlerin vergisiyle ödenmektedir?
Dolayısıyla TRT kendi işine odaklanmalı ve kamu hizmeti yayıncılığı
olarak tarif ettiğimiz "eşit, dürüst ve objektif" yayıncılık anlayışıyla halka karşı sorumluluğunu yerine getirmelidir.

"İstifa etmeseydim, şerefsiz komutan olurdum"
SAYIN
Recep Tayyip Erdoğan bu kadar çok gazetecinin gazetelerinden istifa olayı –veya çıkartma- olayı hakkında beyanat vermedi mi? Demedi mi ki "Vatansever insanların istifa etmelerini anlayamıyorum"… Bence bu listedeki gazeteciler vatana ve millete ait işleri yarım bıraktıklarından vatansever sayılamazlar. Vatanseverlerin hepsi TBMM AKP gurubunda ve hükümette üstlenmişlerdir. Bırakınız görevini bırakmak ne kelime, görevlerini bırakmayı bile düşünmüyorlar. Görevlerini bırakacaklarına dair en küçük bir ihtimal düşüncesine bile imkan vermiyorlar.22 Temmuz 2004’de alt alt yapısı hazırlanmadan Ankara-İstanbul arasında hızlı tren denemesi yapıldı; tren deki 230 yolcudan 41’i hayatını kaybetti. Kim istifa etti ki..
İşte örnek alınacak adam millete ait işi bırakmıyor. Oysa Deniz Kuvvetleri Komutanı olması yüzdeyüz olan Oramiral Nusret Güner ne yapıyor? "Balyoz karalarında haksız yere silah arkadaşlarım mahkum edildiler" diyor ve olayı protesto etmek için " İstifa etmeseydim şerefsiz komutan olurdum" diyor ve istifa ediyor.
Aytekin ERDOĞAN

X