Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

AKP, devleti keyfine göre yönetiyor

İSTANBUL Valisi ile Emniyet Müdürü’nün sanırım yarı ömrü Başbakan’a eşlik etmekle geçiyordur. <br><br>Çünkü Başbakan Erdoğan ve eşi, hemen her hafta birkaç günlerini İstanbul’da geçiriyor.

Eskiden başbakanlar Ankara’da oturdukları için kırk yılın başı önemli bir etkinlik olduğu zaman İstanbul’a gelirlerdi.

Nedense vali, emniyet müdürü ve birçok bürokrat İstanbul’da kaldığı sürece Başbakan’ın peşinden ayrılamıyor.

Bu alaturka anlayış ne zaman son bulacak?

Herhalde bizim nesil göremeyecek.

Kırklareli Valisi İsmet Metin de bu anlayışın kurbanı oldu.

İktidar partisi yöneticileri ve milletvekilleri, devletin valisini, bürokratını kendi emir kulları gibi görüyorlar.

Vali İsmet Metin, Maliye Bakanı’nın ili ziyareti sırasında vilayeti ziyaret etmemesine tepki göstermiş.

Bakan da valinin kendisine eşlik etmemesine kızmış.

AKP Kırklareli Milletvekili Gökhan Sarıçam, dediklerini yapmayan valiye o kadar kızgınmış ki bir törende kendisine omuz atmış.

* * *

Aslında valiye duyulan öfkenin gerçek nedeni başka.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile valiye omuz atan milletvekili Sarıçam, Lüleburgaz’da yapılan bir binanın imam hatip lisesine tahsis etmesini validen istemişler.

Vali buna karşı çıkmış ve tahsis için onay vermeme cüretini göstermiş.

Doğal olarak da bu yüzden merkezi boylamış.

Hangi vali bunu yapsa iktidar tarafından aynı şekilde cezalandırılırdı.

Ne derseniz deyin, istediğiniz kadar Avrupalı olduğumuzu iddia edin, kafalarımıza çöreklenmiş olan şarklılık anlayışını silip atamıyoruz.

Kimsenin kimseye kulluk yapmak zorunda olmadığını kabul edemiyoruz.

Her başbakan göreve geldiğinde bu karşılama, refakat etme işlerini istemediğini söyler, hatta bunun için genelge bile yayınlar. Bakanlar da öyle...

Ama bir süre sonra aynı komedinin devam etmesi hoşlarına gider.

Vali İsmet Metin, merkeze alınmasına tepki gösteriyor, ‘Burası muz cumhuriyeti mi?’ diye soruyor.

Ya ne zannediyordunuz sayın vali? Burası bal gibi muz cumhuriyetidir.

* * *

Biraz da İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş olayına değinelim.

Kadir Bey garip bir belediye başkanlığı yapıyor.

Göztepe Parkı’na cami yapılması kararı belediye meclisinden geçiyor, başkanın haberi olmuyor.

Önce itiraz ediyor ama iki gün sonra kararı kabul ettiğini açıklıyor.

Bunun tartışması sürerken bu kez de İstanbul Boğazı’na yapılacak üçüncü köprünün yeri için mecliste karar alınıyor.

Başkanın bu önemli gelişmeden de haberi olmuyor.

Kararı veto ediyor ama hiç kuşkunuz olmasın değişen bir şey olmayacak ve başkan bu kararı da öteki gibi kabul etmek zorunda kalacak.

Demek ki Tayyip Erdoğan’ın belediyeye getirip oturttuğu ve yetkili kıldığı adamları, yaptıkları işlerden başkanı haberdar etmiyorlar.

Görülmemiş, yaşanmamış, devlet geleneğinde olmayan bir durum.

Kadir Bey ne yapabilir?

Ya ‘Ben bu koşullarda belediye başkanlığı yapmam, istifa ederim’ der ve dediğini yapar.

Ya da sesini çıkarmadan şimdi yaptığı gibi durumu idare etmeye çalışır.

Ama doğrusu, içinde bulunduğu durum hiç de idare edilecek gibi değil.

Farkında mısınız, ilginç ve biraz da matrak bir döneme tanık oluyoruz.

AKP ne devlet geleneği, ne yasa, ne kural, ne de hukuk tanıyor.

Devleti bildiği gibi, kafasına göre yönetiyor.
X