AKP belediyelerinin yumuşak karnı: İmar tadilatları

2002 öncesi hükümetler ülkeyi merkezden yönlendirilen ballı ihaleler ile soyarlardı.

Ancak, 2000’li yılların başında ekonomiye IMF el koyunca merkezi idarenin keyfi ihale açma yetkisi büyük çapta sekteye uğradı. Zaten soyulacak fazla kurum da kalmamıştı.

2002 yılında AKP iktidara geldiğinde bir sürü insan "inanan insan çalmaz" mantığı ile yolsuzlukların sonuna gelindiğini düşünüyordu.

Doğru, merkezi yönetimin etrafa saçacağı fazla bir para kalmamıştı ama AKP’ye can veren Milli Görüş (yeni adı Deniz Feneri) yerel yönetimlerde ihtisas sahibi idi ve Milli Görüş’ün daha çok yerel yönetimlere talip olduğu belli idi.

2002 yılından beri Türkiye’de değişik bir soygun yöntemi gelişti.

Esasında bu yöntem yeni veya yaratıcı değildi.

Türkiye insanı üretim yapmadan toprak üzerinden para kazanmayı çok sever.

Toprağa tohumu atar, yan gelir yatar. Allah ister verir, ister vermez!

Hal böyle iken, köylülükten şehirli olmaya doğru adım atan Türk insanı "şehir" kavramı ile "toprak" kavramını birleştirmeyi de akıl etmiştir.

Şehirleşen Batılı toprak ile ekonomik irtibatını keser ama bizim insanımız kesmez. Çok katlı bina yapmak "şehirleşme" demek olduğuna göre aynı toprağa ne kadar çok kat çıkılabilirse toprağın değerinin o kadar çok artacağını Batılı, hatta herhangi bir ekonomist değil, Çarıklı Mehmet Ağa keşfetmiş ve dünya ekonomi literatürüne kazandırmıştır.

* * *

Köyden şehre inerken saf ve temiz İslam yerine Milli Görüşçü İslam’ı benimseyenler de Çarıklı Mehmet Ağa’yı adeta modern şeyhleri olarak kabul etmişlerdir.

Hal böyle olunca da Çarıklı neo-İslamcıların yeni ibadethanesi de belediyelerin İmar Komisyonları olmuştur.

Gerçekten de bu komisyonlarda Şeyh Çarıklı Mehmet Ağa’nın kerameti olağanüstü neticeler yaratmıştır.

Basit bir káğıda Çarıklı nefesi ile birkaç imza üflediğinizde 1 YTL’lik toprak, üzerinde hiçbir üretim yapmadan, parmak sadece imza için oynatılarak saniyeler içinde 100 YTL olur.

Böyle bir olağanüstü mucize, mucizeler peşinden koşan Katoliklerde bile yoktur.

Ancak, toprak da kıt kaynak olduğu için eninde sonunda tüm topraklar bir şekilde imar izni alır.

Burada durup Allah’a şükretmek mi gerekir?

Hayır, imanlı Türk insanı dur durak bilmez!

Devreye hemen Çarıklı Mehmet Ağa’nın 2. olağanüstü keşfi girer.

İmar izni olan toprak üzerinde 2. el imar işlemi yapılır:

İmar tadilatı!

* * *

Belediyelerin alanı da genişletilir. Örneğin, tüm İstanbul ili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlanır, başına emir komuta zincirinden zerre kadar sapma göstermeyecek bir Yıldırım Akbulut tipolojisi getirilir, 4300 adet imar tadilatı 4 yıl gibi bir sürede yapılarak Çarıklı Mehmet Efendi’nin kerameti 4300 kere hayata geçirilir.

Tabii ki, imar tadilatları saf ve temiz İslam’a iman etmiş vatandaşlara yar edilmez. Onlar zaten saf ve temiz insanlar olarak paradan anlamazlar, maazallah ellerine para geçerse çar çur ederler, ülke ekonomisine zarar verirler.

Üzerinde imar tadilatı yapılacak toprak üç beş kuruşa, tadilat yapılacağı hissettirilmeden neo-İslamcılar tarafından kapatılır ve tadilattan sonra rantın hasını onlar ham yaparlar!

Maksat ise sadece vatanın kurtarılmasıdır!

Bu arada bal tutan parmak da yalamaktan geri kalmaz.
Yazarın Tüm Yazıları