Aklın gıdası olur mu

Sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olan "Probiyotik" süt ürünleri, kolesterol kontrolüne yardımcı olan gıdalar, son zamanlarda market raflarını dolduruyor. Bunlara en son bir Omega-3 yağ asidi türü olan DHA içerikli bir atıştırmalık eklendi.

"Fonksiyonel besinler" dediğimiz bu ürünlerin geleceğin gıdaları olduğu doğrudur. Ama bu ürüleri pazarlarken tüketicinin doğru bilgilendirilmesi, yanıltılmaması gerekir.

YEDİKÇE doymayı ama bu arada sağlığına güç katmayı kim istemez! Hele bir de hem doyuyor, sağlığınıza güç kuvvet katıyor, hem de bazı sağlık sorunlarınızın üstesinden gelebiliyorsanız, yani "yedikçe iyileşiyorsanız" böyle bir öneriyi kimse reddetmez. Fonksiyonel gıdalar işte böyle bir şeydir. Onları yiyince sadece karnınız doymaz, vücudunuz daha fazla vitamin, mineral vs. kazanmaz. Bu gıdaların içinde sağlık sorunlarının çözümüne yardımcı olan doğal mucizeler de vardır. Bunlardan bazıları kolesterolünüzü kontrole yardımcıdır:

PROBİYOTİK ÜRÜNLER

Bitkisel stanol ve steroller bunu başarır. Bir kısmı bağırsak fonksiyonlarınızı düzenlemeye, bağışıklığınızı güçlendirmeye destektir: "Probiyotik" bakteriler ve "prebiyotik" besinlerle güçlendirilmiş süt içecekleri ve yoğurtlar bu gruptadır. Fonksiyonel besinlerin daha da çeşitleneceğinden hiç kuşkunuz olmasın. Yakında tansiyonunuzu düşüren sütler, kolesterolü azaltan ekmekler, zayıflatan yoğurtlar rafları dolduracak. Bunlardan bir tanesi, daha birkaç önce tüketicinin kullanımına sunuldu: "Akıl açan atıştırmalık!.."

GELECEĞİN BESİNLERİ

Fonksiyonel besinlerin geleceğin en önemli gıdaları olduğu kuşkusuzdur. "Omega-3" yağ asitleri, bir besini fonksiyonel hale getirmek için kullanılan besin unsurlarının en iyi bilinenleridir. Bilindiği gibi bu çok özel yağ asitleri, hayvansal ve bitkisel kaynaklı olabilmektedir. En önemli özellikleri kanı sulandırmaları, inceltmeleri, damar duvarını koruyup güçlendirmeleri, iyi kolesterol seviyesini takviye edici, kötü kolesterolün damar üzerindeki zararlarını azaltıcı yönünde etki göstermeleridir.

DOYMAMIŞ YAĞLAR

Hayvansal kaynaklı iki omega-3 yağ asiti vardır: "EPA" ve "DHA". Araştırmalar bu çoklu doymamış yağ asitlerinden EPA’nın daha çok damar koruyucu etkisi olduğunu gösteriyor. Omega-3 yağ asitlerinin beyin ve sinir sistemi fonksiyonları üzerinde de ciddi katkıları ve etkileri var. Hamilelik döneminden itibaren düzenli ve dengeli DHA kullanımı, bebek ve çocukluk çağlarında bunun sürdürülmesi çocukların daha sağlık bir sinir sistemine sahip olmalarını, daha güçlü bir zekáya ulaşmalarını kolaylaştırıyor. Bu etki ise omega-3 yağlarından DHA’da daha belirgindir. Anne karnında ve sonrasında dengeli ve düzenli DHA kazanan çocuklarda sinir sisteminin gelişmesinin daha sağlıklı olduğu biliniyor.

CEVİZ VE BALIK

Bitkisel kaynaklı Omega-3 yağ asiti "alfalinolik asit" ise önce vücutta EPA ve DHA’ya dönüşüyor, daha sonra etkili hale gelebiliyor. Bitkisel kaynaklı omega-3’ün en zengin kaynağı ceviz, keten tohumu ve semizotudur. Hayvansal omega-3 pek çok besinde var ama, en çok soğuk sularda büyüyen yağlı balıklarda bulunuyor.

Çocuğu akıllı olacak diye şişmanlatmayın

Ailelerin, çocukları bu ürünleri tüketirken küçük bir atıştırmalık paketle 150 kaloriye yakın bir kalori kazanacaklarını da bilmeleri gerekiyor. Bunlardan günde 2-3 tane tüketen bir çocuğun akıllı olup olmayacağını bilmiyorum ama, kilo sorunu olacağı kesindir. Anne babaların "Çocuğum daha akıllı olsun" diye (!) bu ürünlerin tüketimini abartmamaları gerekiyor.

Fonksiyonel ürünlerin geleceğin en önemli besinleri olduğu doğrudur. Bununla birlikte tüketicinin korunması, yanıltılmaması, yönlendirilmemesi gerekmektedir. Bu aileye DHA içeren yiyeceklerin katılması sevindirici bir gelişmedir ama bunlar akıl gıdaları gibi de düşünülmemelidir. Fonksiyonel besinlerin sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olarak kabul edilmeleri şimdilik yeterlidir.

Tüketiciyi yanıltmadan ürünleri pazarlamalı

Omega-3 yağ asitlerinden biri olan DHA’nın doğumu takiben düzenli ve dengeli alınmasının bilinçsel fonksiyonları iyileştirdiği, öğrenmeyi kolaylaştırdığını gösteren çalışmalar var. DHA’nın düzenli olarak tüketiminin okul çağı ve döneminde öğrenme ve problem çözme yeteneğini geliştirdiği belirtilmektedir.

Gıda üreticilerinin DHA içeren fonksiyonel besinler oluşturma gayreti alkışlanacak bir gelişmedir. DHA içeren sakızlar ve şekerlemeler denendi. DHA’nın yoğurtlara katılması da düşünüldü ve nihayet birkaç gün önce DHA içeren atıştırmalık bir ürün piyasaya verildi. Üretici firma bu ürünü nedendir bilinmez, -muhtemelen en çok bizim çocuklarımızın ihtiyacı olduğunu düşündüğünden olmalı- ilk kez bizim ülkemizde tüketiciye sunduğunu açıkladı.

GÜNDE 10-15 MİLİGRAM

Ben konunun biraz abartıldığını, tüketicinin biraz yanıltıldığını düşünüyorum. En azından benim kişisel kanaatim bu yöndedir. Nedenine gelince: Yanıtlanması gereken birinci soru, DHA’nın günde 10-15 miligram kadar alınmasının gerçekten bir zihinsel kapasite artışı sağlayıp sağlamadığıdır. İkincisi, bu ürünün 6 aylık bir zaman içerisinde pozitif bir sonuç alınabileceğinin ileri sürülmesidir. Bildiğim kadarıyla -yanılabilirim- DHA’nın hangi miktarlarda, ne süre ile alındığında zihinsel gelişime katkı sağlayacağı hakkında güvenilir çok merkezli ve geniş toplum gruplarını içine alan bir çalışma yoktur. Süt ve süt ürünlerine ya da başka besinlere DHA katılmasının sağlığa özellikle sinir sistemine- yarar sağlayacağından kuşku duymamak gerekiyor. Ama bu katkının "çocukların aklını geliştireceği veya o ürünün aklın gıdası" olacağı gibi kavramlarla satılmasının henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Beden ve beyin gelişmesine destek olduğunun bilinmesi yeterlidir.
Yazarın Tüm Yazıları