"Güven Özalp" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güven Özalp" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güven Özalp

Akıncı farkı

Seçildiğinden bu yana alışılandan "farklı bir KKTC Cumhurbaşkanı" profili çizen Mustafa Akıncı, Avrupa Birliği'nde de farklı bir etki yarattı. Uzun süredir en üst düzeyde ağırlanan ilk Kıbrıslı Türk lider olan Akıncı, Brüksel'deki "mesafeli yaklaşımı" daha ilk temasta kırmayı başardı.

Daha önce Rum Kesimi'nin de etkisiyle Kıbrıslı Türk liderlere randevu vermeye çekinen, verseler bile bunu gizli tutmaya ya da aynı fotoğraf karesinde dahi yer almamaya özel özen gösteren AB kurumlarının liderlerinin tamamının üç günlük ziyaret kapsamında Akıncı’yla görüşmeyi kabul etmesi ciddi bir istisna niteliğinde. Brüksel ziyaretinde AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz ile bir araya gelen, bunun yanı sıra AP’deki siyasi grup başkanlarıyla ve bazı parlamenterlere görüşen Akıncı’nın temasları müzakerelerde öze inilmeye başlandığı bir döneme denk gelmesi açısından da önem taşıyor.

Temaslarda AB açısından en önemli farklardan birini “sadece adanın kuzeyinin mesajlarını” almak oluşturdu. Bundan önceki dönemlerde Kıbrıslı Türk liderlerin Brüksel’de yaptıkları görüşmelerde verdikleri mesajların olmazsa olmaz unsurları arasında “Türkiye’nin düşünceleri” de yer alıyordu. Akıncı’nın bu “geleneği” tam anlamıyla sürdürdüğünü söylemek pek mümkün değil.

Geçmişten ziyade geleceğe odaklı söylem benimsemesi, çatışmacı olmaktan çok uzlaşmacı olmayı tercih ettiğini net şekilde hissettirmesi, endişe ve engeller yerine fırsatları öne çıkarması Akıncı’yı diğer liderlerden ayıran unsurlar olarak not edildi. Brüksel açısından en dikkat çekici ve memnuniyet verici konulardan biri ise Akıncı’nın “son derece sağlam bir AB vizyonu” ortaya koymasıydı.

Akıncı’nın Brüksel’de verdiği mesajlardan öne çıkanlara göz atmakta da fayda var:

-“Statükonun devamını istemiyoruz. Genç nesiller için daha güzel bir gelecek yaratmak istiyoruz."

-“Çözüm yolunda mücadele etmek için ilave bir nedenimiz var. Bu neden uzunca yıllardır uluslararası hukukun dışında bulunmamız. Toplumumuzun AB ailesinin parçası olmasını istiyoruz. Uluslararası hukuk ve düzen çerçevesinde bulunmak istiyoruz.”

-“Türkiye ile diyalogda herhangi bir sıkıntı yok ama bu süreç en başta Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların sürecidir ve Birleşmiş Milletler gözetiminde yürütülmektedir. Halkın seçtiği liderlerin yönetiminde bu süreç yürümektedir. Yine böyle olacaktır. Ben Kıbrıs Türk halkının taleplerini masada savunan, bunları ileriye götürmeye çalışan ve Kıbrıs'ta her iki toplumun da çıkarına olacak bir sonuca ulaşmaya çalışan bir liderim.”

-“AB, BM'nin yerine geçecek bir tavır içinde olamaz. Zaten böyle bir talepleri yok. Süreç öteden beri BM sürecidir ancak son yıllarda eksik kalan AB'nin bir temsilcisinin müzakere sürecinin içinde değil ama kenarında durup süreç ilerlerken kendilerinden istenecek teknik bilgiler açısından bizlere yardımcı olmasıdır.”

-“Doğu Akdeniz'deki bir adadan gelebilecek olan iyi haberler kuşkusuz AB kurumları için de son derece güzel haberler olacaktır ama buna hazırlıklı olması gereken taraflardan biri de AB'dir. Şimdiden Kıbrıslı Türklerle ilişkilerini daha da geliştirmeliler.”

Gerek Kıbrıs’ta gerekse AB’de ve BM’de uzun bir aradan sonra soruna kalıcı bir çözüm bulunması açısından “gerçek ve kaçırılmaması gereken” bir fırsat yakalandığı görüşü hakim. Yeni dönemde adanın iki tarafından şu ana kadar sadece çözüm odaklı mesajlar gelmesi kimsenin dikkatinden kaçmıyor. Çarka bir şekilde çomak sokulmaması halinde çözüm odaklı sürecin onlarca yıldır beklenen çözümle sonuçlanması bu kez ihtimal dahilinde gözüküyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI