"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Akımların ve okulların dışında bir ressam: İhsan Cemal Karaburçak

PERA MÜZESİ’nde seveceğiniz, anlayacağınız, aradığım ressam budur diyeceğiniz bir ressamın sergisi var: İhsan Cemal Karaburçak.

Retrospektif niteliğindeki bu sergide, ailesinden ve çeşitli koleksiyonlardan toplanan 87 resim yer alıyor.
Otodidakt bir ressam olan Karaburçak’ın tanıtımı şöyle yapılıyor:
“Akademik eğitimi reddeden, hiçbir akımın mensubu olmayan ve “kimse gibi değil” diye tarif edilebilecek Türk resminin çok önemli ve az bilinen ustası İhsan Cemal Karaburçak, yarattığı özgün resim dilinde yapıtlarına eklediği mors alfabesi şifreleriyle gizemini korurken, sıklıkla kullandığı mor renk, ‘Karaburçak moru’ olarak anılır.”
RESMİ İÇİN NE DİYOR?
İHSAN Cemal Karaburçak, resmi için bakın neler yazmış.
Sanat üzerine yazdığı eleştirileri, notlarını, onun açıklamalarını okursanız sanırım daha iyi anlamanız mümkün olur: “Ben bir renk ressamıyım. Güneş de renkleri öldürdüğü için tabiatı havanın karardığı, bulutların biriktiği veya yağmurdan sonra toprağın, ağaçların ve binaların yıkandığı, renklerin meydana çıktığı saatlerde sevmekliğim bu yüzden olabilir. Koyu tonları da daha çok bu tonlar arasında uygun yerlere konulan ışıkların veya alttan gelen aydınlanmanın olgun cazibesi altında kaldığım için seçiyor olmalıyım. Belki de kötümser veya melankolik bir ruh veya mizaç meselesidir; kim bilir? Ama sebep ne olursa olsun beni doyuran bir netice aldığıma ve sanatı da sanat için yaptığıma göre sanatımdan, dolayısıyla da hayatımdan memnunum demektir.”
Resimlerinin çoğu isimsiz, çünkü ona göre resmi bir mekâna bağlamak, resmin resim olarak görülmesini engelliyor.
İsimsiz olmanın gerekçelerini de açıklıyor: “Ben resimlerime esas itibari ile ad koymuyorum. Herhangi bir manzara şuradan veya buradan olabilir. Bunun ne değeri var! Bir ağaç, bir ev, bir dağ, bir bulut, bir saksı veya bir elma her zaman her yerde bulunabilir. Asıl olan onu hangi tamperamanın nasıl görmüş, nasıl tefsir ve tavsif etmiş olduğudur. Obje, ressamın iç alemini mukavva veya tuval üzerine koyması için sadece bir vesiledir. Asıl olan sanatkarın bu iç alemidir.”
Serginin danışmanlığını Semra Germaner üstlenmiş.
Germaner, ressam hakkında tamamlayıcı bilgi veriyor, Otodidakt Bir Sanatçı: İhsan Cemal Karaburçak yazısında şöyle diyor: “Retrospektif sergisi nedeniyle yapıtlarını topluca izlediğimiz İhsan Cemal Karaburçak, 20. yüzyıl Türk sanatında sayıları az olan otodidakt sanatçılarımızdan biridir. Bir sanatçının otodidakt sayılması için sanat ortamından tümüyle kopuk ya da ortama karşı olduğunu düşünmemek gerekir. Her otodidakt sanatçı başlangıçta amatördür ve tutkuyla sanata sarılır. Ancak bu bir süreç sorunudur. Eğer kişi tutkuyla başladığı kendi yoluna ve bakış açısına olan inancını sürdürür, giderek profesyonelleşmeye başlarsa İhsan Cemal Karaburçak gibi bu ortamın özgün bir bireyi olabilir.”
Katalogda aşağıda yer alan adların da okunması gereken yazıları var.
Kim bu isimler: Semra Germaner / Otodidakt Bir Sanatçı: İhsan Cemal Karaburçak, Kaya Özsezgin / Karaburçak: Benzersiz Bir Sanatçı, Ferah Aras / Dönemleriyle İhsan Cemal Karaburçak Resimleri, Turan Erol / Karaburçak Moru, Cengiz Bektaş / Mor.
* * *
NATÜRMORTLARI, morları gerçekten görülmeye değer, özgün sanatçı İhsan Cemal Karaburçak’ın sergisi 3 Temmuz 2011 tarihine kadar ziyaret edilebilir.
X