« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Akıllı camlar: Bir düğmeye bas, saydam camı buzlu cama dönüştür

Bildiğimiz camlara elveda dedirten yeni cam teknolojileri akıllı camları kullanıma sundu. Akıllı cam, "sahibininin" istediği biçime giriyor, renk değiştiriyor, buzlu oluyor, kararıyor ve ışığı engelliyor...

Kaynak: Scientific American, Eylül 2005
SON GÜNCELLEME
Cam, ışığın geçmesine izin verirken, bizi diğer insanlardan ve nesnelerden ayırır. Ancak özel yaşamımızı gizlemek veya güneş ışığını önlemek istediğimiz zaman bu geçirgenlik sorun yaratabilir. Akıllı cam, camın özelliklerini isteğe göre değiştirme olanağını yaratarak, gizlilik veya ışıktan korunma gibi sorunlara çözüm getirir.

Bir düğmeye basarak sıvı-kristal camın saydamlığını buzlu cam haline getirebilirsiniz. Böylece toplantı odasının camını, camdan yapılmış duş kabinini veya ambulansın arka camını görüntü bariyerine dönüştürebilirsiniz.

Bu camlar yer tutan, toz birikmesine neden olan perde, gölgelik veya kepenk gibi örtücü malzemelere gereksinimi ortadan kaldırır. Bu "özel camlar"ın içini görmek mümkün değildir, çünkü gelen ışınları dağıtırken, odanın içinin doğal ışıkla dolmasını engellemez.

Güneşi engelliyor

Elektrokromik camlara elektrik akımı verdiğiniz zaman panelleri karartır ve ışığın önünü keser. Bunlar yüksek binalarda pencere camı olarak kullanıldığı zaman iç mekanları kararttığı için soğutma maliyetlerini düşürür. İçerde oturanlar karartma derecesini ayarlayabilirler.

Diğer bir seçenek de içinde parçacıkların asılı durduğu camlardır. Bunlar sıvı kristaller gibi çalışır. Termokromik jöleli camlar, güneşin yaydığı ısı belirli bir dereceyi bulduğu zaman beyaza dönüşür veya renklenir. Bunlar da iç mekanlarda soğutma gereksinimini ortadan kaldırır.

Bu özel camlar, pahalı oldukları için yaygın olarak kullanılmazlar. Ancak kullanım alanlarının giderek çoğaldığı görülüyor.

Kullanım çok amaçlı

Massachusetts’deki LTI Smart Glass isimli şirketin başkanı Jeff Besse, "İnsanlar bu camları artık yalnızca konferans salonları veya banyo duvarlarını karartmak için kullanmıyor. Morötesi ışınları kesmek için tavan pencerelerinde, restoranlarda özel kabinler yaratmakta, bankalarda hatta uçak pencerelerinde kullanılıyor" diyor.

Enerji tasarrufu ve dayanıklılık gibi özelliklerinden dolayı elektrokromik camlar uzun vadede kárlı olabilir. ABD’de Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuarı’ndan Roland Pitts bu konuda şöyle konuşuyor:

"Camların 30-40 yıl, sıcaklık farklılıklarından ve güneş radyasyonundan etkilenmeden dayanması gerekir. Ayrıca bu camlar on binlerce kez açılıp kapanmaya karşı da dayanıklı olmalıdır."

A) ELEKTROKROMİK CAMLAR: Bunlara elektrik verilmediği zaman ışığı geçirir; tabakalarının tümü saydamdır.

B) Elektrik akımı verildiği zaman bir elektrik alanı yaratılır. Bu da lityum iyonlarını depolandığı yerden çıkartır; tungsten oksidi tungsten bronza dönüştürür. Bu tabaka morötesi ve bazı görülebilir dalga boylarını emerek camın renklenmesine yol açar. Elektrik akımının verilme süresi uzadıkça, renk koyulaşır. Elektrik akımı kesildikten sonra da renk uzun süre varlığını korur. Ters akım vermek camı temizler.

C) FOTOKROMİK MERCEKLER gümüş tuzu ile kaplanmıştır. Güneşin morötesi ışınları molekülleri faal duruma geçirir ve görülebilir dalga boylarını emer. Böylece göz kamaştırıcı ışığı keserek camı koyulaştırır. İç mekanlarda morötesi ışın olmadığı için mercekler saydamlaşır.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

Elektrokromik camlar, bazı otomobillerin dikiz aynalarına takılır. Böylece farlardan yansıyan ışığın sürücünün gözünü alması engellenmiş olur. Bu camlar otomobilin iç camlarına takılırsa, sürücü bir düğmeye basarak bunları istediği kadar karartabilir. Ancak bu geniş alanların kararması en az 6 dakika sürer. Sıvı kristal ve parçacıklı cam üreticileri de otomotiv sektörüne girmeye çabalıyor. Bu camlar yarım saniyede renk değiştirir.

Evlerin pencerelerinde kullanılan çift camlar güneş ışığının yalnızca yüzde 70’ini geçirir. Akıllı camların pek çoğu da bu düzeye erişir. Kırılıp dökülmemesi için iki saydam panel arasında polimer tabaka yerleştirilerek üretilen otomobil ön camları da güneş ışığının yüzde 70’sini geçirir.

Tek yönlü aynalar tek cephesi kaplanmış cam panellerdir. Bu kaplanmış cephe üzerine düşen ışığın yarısını yansıtır. Karakollarda bulunan tek yönlü aynalarda, yansıtıcı cephe zanlının bulunduğu odaya dönüktür. Aydınlık bir odada tutulan zanlı, karartılmış diğer odadaki kişileri göremez. Karanlık odadaki tanıklar ışınların yarısının geçmesine karşın zanlıyı görür. Tanıkların bulunduğu oda aydınlatılırsa, zanlılar da tanıkları çok net olmasa da görebilir.


D) SIVI-KRİSTAL CAMLAR elektrik akımı olmadığı zaman buzlu gibi görünür. İnce, saydam bir tabakaya tutunan kristaller, gelişigüzel bir uyum sağladığı için ışığı her yöne dağıtır. Böylece gözün dışarıdaki bir görüntüye odaklanması mümkün olmaz. Yine de ışık sektiği için iç mekanlar aydınlık kalır.


E) Elektrik vermek elektriksel bir alanın yaratılmasına yol açar. Bu alan kristalleri sıraya dizer. Işık supapları veya kristallere işlenmiş oluklar görülebilir ışığın paralel bir düzende geçmesini sağlar. Bu da camın, çok hafif puslu ancak yine de saydam olarak görülmesine yol açar. Ortadaki tabaka, morötesi ışınları keser. Resimdeki duvar için gerekli olan elektrik enerjisi 100 watt’lık bir ampul için gerekli olandan azdır.

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler