Gündem Haberleri

    Akdeniz güneşi altında

    Hürriyet Haber
    18.03.1999 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Ressam Yavuz Tanyeli uzun bir süredir Bodrum-Gümüşlük'teki Peksimetköy'de yaşıyor ve resim yapıyor ama Beykoz'da da bir atölyesi var. Bodrum-İstanbul arası gidip gelen Tanyeli, son gelişinde Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi'nde 25 Mart'a kadar sürecek bir sergi açtı. Biz de bu vesileyle onunla konuştuk.

    Yavuz Tanyeli son sergisini anlatmadan önce 1997'de AKM Sergi Salonu'nda açılan ve 1990-97 yılları arasında yaptığı resimleri kapsayan bir önceki sergisinden söz ediyor: ‘‘Bu sergi o zamanlar ayak seslerini yeni yeni duyduğumuz irtica tehlikesini anlatıyordu ama istediğim kamuoyunu yaratmadı. Sergiye gelenler benim dine karşı olduğumu sandılar, halbuki ben dine değil irticaya karşıydım. Ama bir tane ‘‘demokrat adam’’ gelip bu sergiye bakmadı. Bizim aydınlarımızın hepsi tam bir resim kırosu. Her zaman sergilerime gelen öğrenciler, resim sanatıyla ilgilenler ve o resimleri görünce hemen kaçan sosyetik hanımlar geldi. Karanlığı simgeleyen her şeyi, hurafeleri, yecücleri, takkeli adamları, kasap çengellerine asılmış kanlı etleri altı tane devasa (6 metreye 2 metre) tuvale resmetmiştim. Kim bunları evine asar? Gerçek burjuva olsalar alırlar ama burjuva değil ki bunlar. Resimlerin mesajını ortaya çıkarmaya çalışan bir tane bile entelektüel olmadı. Resimlerimde anlattığım şeyleri yazıya döküp gazetede yayımlasam yer yerinden oynar ama aynı şeyi resim sanatı kullanarak anlattığım için kimse anlamıyor, çünkü aydınlarımız resim okumayı bilmiyor. Benim ana amacım resim, politika yapmak gibi hesaplarım ve kimlik sorunum yok.’’

    Yavuz Tanyeli son sergisinde toplumsal olaylara pek değinmemiş, acaba artık bu tür sorunlarla ilgilenmiyor mu? Cevabı ‘‘Resim macerası içinde yapmam gereken ve resme uyan şeyleri yapıyorum. Aslında bütün meselem ve asıl işim resim. Resim sadece sanatçı tarafından değil, yaşadığı toplum tarafından yapılır. Topluma bakıyorum ve ters bir şey olduğunda da resimle iki tokat patlatıyorum,’’ oluyor.

    Sergide büyük bir Can Yücel portresi dikkat çekiyor, Tanyeli'ye resmin hikâyesini soruyoruz. 1950 Trabzon doğumlu ve D.G.S.A grafik bölümü mezunu Tanyeli şairlerin ve yazarların portrelerini yapmayı çok sevdiğini söylüyor. Ayvalık'taki evinde Can Yücel'in resmini yaptıktan (toplam 17 dakikada yapmış) sonra resmi çok beğenen Can Yücel: ‘‘Sana Aziz'i (Nesin) getireyim, onun da resmini yap,’’ demiş. Ama ‘‘sosyetik işler’’ yaptıkları için ressamlara çok kızan Nesin'in resmini yapmak Tanyeli'ye bir türlü kısmet olmamış. Bu anısını iç geçirerek anlatan sanatçı: ‘‘Onun için şimdi kıymetli adamlara rastlayınca hemen yapışıyorum, yarın resmini yapalım diye’’ diyor.

    Peki ya sergideki hemen hemen her tuvalde göz alan develerle nasıl çalışmış? ‘‘Deve resimlerini de modelden yaptım, atölyeye develere soktuk. Bunlar köyde inşaatlarda çalışan develer. Develerin resmini yapmak şairlerinkini yapmaktan daha zor. Şairler çok akıllı, seni anlıyor, sen de onu şiirlerinden biliyorsun. Ama bir deveyi asla anlamıyorsunuz, resim bitene kadar zor sabrediyorlar.’’

    Yavuz Tanyeli, Akdeniz güneşinin altına serilmiş resimlerine sızan develeri ilk defa 18 yaşında Bodrum'a gittiğinde görmüş: ‘‘Taş atmıştım, o da beni kovalamıştı,’’ diyor. Sergideki resimlerin hepsinde canlı, baskın renkler ve sıcak Akdeniz ışığı var. Tanyeli'nin anlatımıyla: ‘‘Çöl gibi de, değil gibi de... Güney Fransa'dan Kuzey Afrika'ya kadar uzanan büyük bir Akdeniz coğrafyası var. Işık kuzeyde yumuşak, güneyde daha sert, çatır çatır yakıyor. Birçok ressam bu ışığın peşine düşüp Akdeniz'in güneşine sığındı. Oradaki renkleri tuvallerine aktararak resim sanatının seyrini değiştirdiler. Ha Bodrum'da yapmışsın ha Güney Fransa'da, benim için aynı şey, güneşin verdiği ısı ve ışık her yerde aynı.’’

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı