Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Akça’da 8 Çalıkuşu

<b>Washington</b><br>DÜN Beyaz Saray’da adları geçti mi emin değilim. Ama Türkiye Afganistan’da muharip güç daha doğrusu savaşmasını isteyen ABD’ye 8 genç kızın örneğini veriyor.

Özbek bölgesi Mezarı Şerif’e 150 km uzaklıktaki Akça’da Milli Eğitim Bakanlığı’nın lisesi var. Geçen yıl sekiz genç kız bakanlık sınavına girip kazanıyor, Akça’daki okulda gönüllü olarak öğretmenliğe başlıyor.

Bize 8 Çalıkuşu örneğini aktaran Türk diplomatı muhtemelen ABD’li mevkidaşlarına da yönelttiği anlamlı soruyu seslendiriyor:


*
 Savaşacak çok ülke var ama Afganistan’da 6 kız okulu işletecek başka kimse var mı? O okullar terörle, cehaletle mücadelede iki tümen askerden çok daha etkili.

ABD’li müttefiklerimiz bu açılımdan ne kadar etkilendi şimdilik kestirmek zor.

Ve fakat Türkiye birkaç ay önce attığı adımla diplomatik zeminde ciddi kazanım sağladı. ABD’li diplomatın Türkiye’nin hakkını teslim etmesi bu yüzden:


*
 Biz istemeden asker sayınızı artırarak söyleyecek fazla söz bırakmadınız.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da benzer özgüvenle “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin geniş ufukla asker sayısını artırmasından” söz etmesi de aynı sebepten.


* * *


Afganistan
dışında Türkiye’nin masaya getirdiği dört talebi saymakta yarar var:


1) Terörle mücadele: Başbakan, Beyaz Saray’a girerken Tokat’ta verilen şehit sayısı 7 idi. Türkiye PKK ile mücadelede daha caydırıcı olabilmek için ABD ve Kuzey Irak Kürt yönetiminden daha fazla katkı beklediğini çok açık dille masaya getirdi.


2) Ermeni protokolü: Obama’ya Azeri-Ermeni anlaşmazlığında ilerleme sağlanmazsa protokol sürecinin de tıkanacağı anlatıldı.


3) Kıbrıs sorunu: Rumlar adadaki barış görüşmelerinde ABD’yi dışarıda tutma becerisini gösterdi. Türkiye, ABD’den barış yönünde devreye girmesini veRumlara baskı beklediğini ifade etti.


* * *


Sanırım
Beyaz Saray’da iletişim dili konusunda en fazla hassasiyet gerektiren dosya İran’la nükleer krizdi.


Türkiye İran’la Batı’yı tatmin edecek takas anlaşmasına çok yaklaşılmış iken Viyana girişimiyle fırsatın kaçtığını düşünüyor. Ancak bu görüşünü ifade ederken

İran’ın avukatı konumuna düşmesinin arabuluculuk şansını tamamen ortadan kaldıracağının da farkında.


Dün Beyaz Saray’da görüşmeye katılan bir hükümet üyesi ABD ile temel görüş ayrılığını herkesin anlayacağı dille izah etti:


*
 ABD yönetimi her sorunda havuç ve sopa yöntemi izliyor. Bizim bölgede tehdit ve teşvik ikilemi ancak gizli diplomaside mümkün olur. Herkesin önünde sopa gösterirseniz karşı taraf da daha büyük bir sopaya sarılmak zorunda kalır.

İran’ın çok tahrik edilmemesi gereğine işaret edilen bu sözlerin yanı sıra Türkiye’nin dikkatini çeken bir yanılgı daha var ABD’nin İran politikasında:


*  Ne İran, Irak’a benziyor ne de Ahmedinejad, Saddam. Ama galiba ABD öyle sanıyor. Oysa İran’ın nükleer politikası iç siyasette tartışma konusu. Musavi, Rafsancani ve Larijani Ahmedinejad’a karşı ciddi muhalefet yürütüyor.


* * *


Başbakan Erdoğan, Obama
ile masaya ABD Başkanı’nın ziyaretinden bu yana iki önemli açılımı başlatmış olmanın güveniyle oturdu. Taraflar her konuda anlaştı demek zor olsa da, karşılıklı pozisyonlara saygının korunduğunu söylemek lazım.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI