Gündem Haberleri

    Akademisyenler 2002 için iyimser

    Hürriyet Haber
    01.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Türkiye, ard arda yaşanan ekonomik krizlerin ardından cumhuriyet döneminin en büyük küçülmelerinden birini yaşadığı 2001 yılını geride bırakırken, akademisyenler yeni yıl için iyimser görüş bildirdiler. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esfender Korkmaz, yaptığı açıklamada, 2001 yılı başındaki dalgalı kura geçilmesiyle birlikte bir devalüasyon yaşandığını, krizin finans sektörüne sıçrayarak satışların düştüğünü, firmaların zarar ettiğini, GSMH`nin gerilediğini ve işsizlik oranının yükseldiğini vurguladı. 2001 yılında, durgunluktan çıkış ve ekonomik canlanmanın öncelikli politikalar olarak uygulandığını ifade eden Korkmaz, kriz nedeniyle bu yıl 17-18 milyar dolar resmi ve bir o kadar da gayri resmi olmak üzere 35-40 milyar dolarlık bir sermaye çıkışı olduğunu savundu. Korkmaz, 2002`yle ilgili bazı tahminlerde bulunurken, Irak sorunu çıkmaz ise yılın 2. çeyreğinde ekonomik büyümenin başlayacağını ve 2002 yılı büyüme oranının yüzde 4 dolayında gerçekleşebileceğini söyledi. PROF.DR. ERZANBoğaziçi Üniversitesi Ekonomi Ekonometri Merkezi Başkanı Prof. Dr.Refik Erzan da, 2001 yılı Şubat krizinden sonra geciken, yapılması gereken ama yapılmayan reformların önemli bir kısmının gerçekleştirildiğini söyledi. Bunun neticesinde piyasalarda bir stabilizasyon sağlandığını ifade eden Erzan, 2002`de bu reformların uygulanmaya konulmasıyla ekonominin yavaş yavaş düzeleceğini ve az da olsa bir büyümenin yakalanabileceğini belirtti. Erzan, ``Burada konu risklere duyarlı olmak, Hükümetin uyumlu olması, kimsenin maceraya girmemesi`` dedi. PROF. DR. ALKİNİstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdoğan Alkin ise 2001 yılının bir önceki yıla göre daha kötü geçtiğine işaret etti. Kasım`da yaşanan krizin Şubat`ta derinleştiğini ve dolar krizine dönüştüğünü belirten Alkin, ``Daralan talep daha da daraldı ve böylece negatif bir büyüme hızı ihtimali iyice yükseldi. Bu yıl sonunda bunu göreceğiz`` diye konuştu. Erdoğan Alkin, şunları kaydetti: ``Bütün bu krizlerin bir yararı da var; O da ekonomideki reform kanunları hızla yürürlüğe girdi. Meclis çok iyi çalıştı. Hükümet çok ısrarlı oldu. Bunlar 2001 yılının kazançları.Ayrıca 11 Eylül de Türkiye`ye verilen önemi artırdı. Bunun da bir katkı sağladığını söylemek mümkün. 11 Eylül`e kadar yapılanları inkar etmemek lazım. Son çeyrekte büyüme hızı herhalde beklenen kadar kötü olmayacak. Bu nedenle bütün yıl için büyümenin eksi 6.5 olması ihtimali bir hayli fazla. Enflasyon toptan eşya fiyatlarında yüzde 85`in biraz üstüne çıkacak. Tüketici fiyatlarında da yüzde 65 civarında olacak. Cari işlemlerde 4 milyar dolarlık bir fazlalık olabilir. Dolar 1.5 milyon lirada karar kılmış olacak. Faiz dışı bütçe fazlasının da 13 katrilyon lira olması ihtimali kuvvetli görünüyor.`` 2001 yılında ihracatın çok önemli bir atak yaptığını, yatırım teşviklerinde bir artış olduğunu, Sanayi Üretim Endeksi ve imalat sanayi kapasite kullanım oranının da aydan aya yükseldiğini anlatan Alkin, 2002 yılı beklentileri için de şunları söyledi: ``Program hedeflerinde yüzde 4 büyüme hızı oldukça gerçekçi görünüyor. Canlanma dolayısıyla bu gerçekleştirilebilir gibi gözüküyor. Enflasyon hızında ise program hedefi çok iyimser. Sanıyorum toptan eşya ve tüketici fiyatları enflasyonu da, yıl sonunda yüzde 45 civarında olacak. Dolar kuru 2 milyon lira, herşey normal giderse... Faiz dışı bütçe fazlasının da 16-17 katrilyonun üstüne bile çıkması ihtimali var. İç borçlar döndürülebilecek, dış borçlarda da bir sorun yok. Özet olarak, 2002 yılına oldukça iyimser bakıyorum.`` "TÜRKİYE`NİN BEYİN TAKIMI İŞSİZ KALDI"İstanbul Bilgi Üniversitesi Araştırma Merkezi Başkanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülten Kazgan da, 2001 yılının Türkiye`nin 2. Dünya savaşının bittiği 1945 yılı dışında yaşadığı en çetin yıl olduğunu söyledi. Ekonominin yüksek oranda daraldığını, beklentilere göre bunun yüzde 7.5 ile 8.5 olabileceğini belirten Kazgan, 20`ye yakın bankanın iflas ettiğini 2 milyon kişinin işsiz kaldığını belirtti. Kazgan, şunları kaydetti: ``Türkiye`nin beyin takımı işsiz kaldı. Bu tarihte ilk defa oluyor. Yetiştirdiği en seçkin kişiler yabancı konsoloslukların önünde göçmen olarak gitmek için kuyruklar oluşturur hale geldi. Kişiler şirketler dolarize olduğu gibi devlet dolarize oldu. Dolayısıyla büyükkur riski üstlenir hale geldi. Yatırım artışı eksiye döndü, enflasyon hızı yükseldi.`` 2001 yılının çok kötü geçtiğini söyleyen Kazgan, mevcut reformlarıda ``ekonomiyi batırma`` reformu olarak niteledi. Yerli sanayinin tasfiye edildiğini ve yabancı tekellere açıldığını öne süren Gülten Kazgan, `` Bu dış dünya açısından reform olabilir, çünkü Türkiye`nin ekonomisini öyle bir temizliyorlar ki o temizlik içinde isteyen uluslararası şirket gelsin burada istediğini yapsın. Onlar açısından bir reform bu ama Türkiye`nin kendisi açısından neyin reformu onu ben anlayabilmiş değilim. Yutturma bir program bu`` görüşünü savundu.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı