İZMİR HABERLERİ

AK Parti Seçim İşleri Başkanlığı Bölge Toplantısı

AA / Ramazan Ercan
05.01.2015 - 14:42Son Güncelleme :

- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şentop: "Yolsuzluk iddiaları dünyanın her yerinde Türkiye'de de millet iradesini gasbetmek isteyenlerin, darbecilerin en temel iddiasıdır, maskesidir" - "Bütün darbeler hep siyasetçilerin 'yolsuzluk yaptığı' iddialarını başa koymak üzere bazı gerekçeler de eklenerek yapılmıştır. 17-25 Aralık bu manada çok açık bir siyasi darbe teşebbüsüdür. Seçilmiş hükümete karşı yargı üzerinden bir darbe gerçekleştirmek istendi" - "Türkiye'nin ekonomik, siyasi istikrarını, sosyal barışını, uluslararası itibarını Türkiye'deki ve yurt dışındaki tilkilere yedirmeyeceğiz"

AA / Ramazan Ercan

İZMİR (AA) – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, yolsuzluk iddialarının dünyanın her yerinde, Türkiye'de de millet iradesini gasbetmek isteyenlerin, darbecilerin en temel iddiası, maskesi olduğunu söyledi.

Şentop, Balçova Termal Otel'de düzenlenen AK Parti Seçim İşleri Başkanlığı'nın 7. Bölge Toplantısı'nda şu ana kadar 27 il, 340 ilçe, bin 554 teşkilat mensubunun katıldığı toplantılar yapıldığını bugün de İzmir ve Manisa teşkilatıyla bir araya geldiklerini belirtti.

Bu toplantıları 7 Haziran 2015'te yapılacak genel seçimlere hazırlık mahiyetinde gerçekleştirdiklerini dile getiren Şentop, bir seçim sonucunun diğerini etkilediğini, bunu kendilerinin bildiği gibi Türkiye'nin muhaliflerini ve düşmanlarının da bildiğini kaydetti.

Seçimlerde AK Parti'ye zarar vermek için birilerinin bir projeyi devreye koyduğunu, bunun aslında 7 Şubat 2012'de MİT operasyonuyla birlikte başladığı anlatan Şentop, şöyle devam etti:

"Asıl plan MİT üzerinden Türkiye'nin çevresindeki ülkelerle, komşularla ilişkilerini mercek altına almaktı. Böyle bir operasyonun kimler tarafından planlandığını icracılara, oyunculara değil de bunları oynatanlara, perde arkasındaki güce projeye bakmak lazım. Türkiye'de MİT teşkilatı ki uzun zamandır gerçekten anayasa ve kanunlarla kendisine verilmiş olan görevleri icra eden kuruluşa dönüştü. Daha önce hatırlarsanız MİT denildiği zaman kendi vatandaşını takip eden, onları fişleyen bir kurum anlaşılırdı. Şimdi bu değil. Büyük bir ülkenin istihbarat, yani bilgi toplama anlamında faaliyet gösteren, gerçek görevini ifa eden büyük bir kuruluşuna dönüştü. MİT Müsteşarımız da bunu gerçekleştiren bir mimar olarak çok önemli bir isim.

Türkiye'nin güçlenmesinden rahatsız olan çevreler, ülkeler, paralel yapının sevdiği güneydeki ülke özellikle MİT müsteşarımızdan ve bu teşkilatımızdan rahatsızdılar. Göreve gelir gelmez aleyhine bazı beyanatlar ortaya çıktı zaten. Onlar adına operasyon gerçekleştirmek üzere bazı savcılar harekete geçti. İlk olarak 7 Şubat 2012, bu işin belki ilk işaret fişeği budur."

Bu sürecin daha sonra "ülkede iç huzursuzluk, Türkiye'nin yönetilemez hale geldiği intibası uyandırmak" için Gezi olayları olarak ortaya çıktığını ifade eden Şentop, kendi ülkesinde yaşananları görmeyen bazı uluslararası televizyonların olaylar olmadan Taksim'de tezgahını kurduğuna değindi.

Bunun ardından "darbe teşebbüsü" olarak nitelendirdikleri 17 ve 25 Aralık olaylarının geldiğini, bugün bunlarla ilgili bir aşamanın parlamentoda gerçekleştirileceğini vurgulayan Şentop, şunları kaydetti:

"Bu yolsuzluk iddiaları dünyanın her yerinde Türkiye'de de millet iradesini gasbetmek isteyenlerin, darbecilerin en temel iddiasıdır, maskesidir. Bütün darbeler hep siyasetçilerin yolsuzluk yaptığı iddialarını başa koymak üzere bazı gerekçeler de eklenerek yapılmıştır. Çünkü bunun piyasada alıcısı çoktur. Böyle bir itham yaptığınızda 'doğru mudur yanlış mıdır' diye bir düşünce yürütmeden insanlar böyle bir şeye kapılıp gidebilirler. Bunu kullanmak isteyen çevreler her zaman illegal heraketler gerçekleştireceklerinde karşı taraftakileri suçlamak üzere bu ithamda bulunmuşlardır. Bir yargı güya yine savcılık soruşturması çerçevesinde bir iş yapıldığı iddia edilmiştir. Baktığınızda esasen bu 17 Aralık'ta savcıların harekete geçtiği dosya aslında en son haziran ayında, yani 7 ay önce tamamlanmış bir dosya. Eğer savcı kendine göre harekete geçmek istiyorsa Haziran 2013'te harekete geçmeliydi. Eğer gerçekten savcılık yapmak istiyorsa niye aralık ayını bekledi. Mesele basit. Haziranda böyle bir şey yapacak olsalardı seçim 30 Mart'ta. Seçime kadar bu konu konuşulur, nihayete erer tamamlanırdı. Seçimlere bir etkisi olmazdı.

Buradaki mesele bu dosya hazırlığı bir yargı süreci, bir yolsuzluk soruşturması filan değil AK Parti'yi 30 Mart seçimlerinde zayıflatacak bir hamle yargı üzerinden. Niye CHP'nin böyle bir gücü yok, MHP aynı şekilde. Dolayısıyla bunlar beceremiyorlar. O zaman 'biz Türkiye'de paralel yapı dediğimiz daha organize bir yapıyı özellikle yargıda bazı hakim ve savcılar üzerinde de etkili olan bu yapıyı harekete geçirelim' dediler. 17-25 Aralık bu manada çok açık bir siyasi darbe teşebbüsüdür. Seçilmiş hükümete karşı yargı üzerinden bir darbe gerçekleştirmek istendi.

Bütün darbe teşebbüslerini bir tarafa 17-25 Aralık'ta yapılanı başka bir tarafa koyalım. Bütün darbelerin uluslararası irtibatları, ilişkileri vardır. Darbeyi yapanlar mutlaka uluslararası izinle bunu yapabilirler. Bu ancak ya açık ya da dolaylı olarak üstü örtülü bir destekle mümkün olabilir. Hiçbir darbe Türkiye'de tamamen uluslararası senaryonun icrası mahiyetinde yapılmamıştır. Mutlaka o darbeyi yapanlara da kendilerine göre bir takım yerel hedefler söylenmiştir."

Türkiye'nin 2002'den bu yana dünyada aktör haline geldiğini, ülkede ekonomik, siyasi istikrarın sağlandığını anlatan Şentop, AK Parti iktidarını zayıflatacak en önemli dönemin bu arka arkaya seçimlerin yapıldığı dönem olduğuna işaret etti.

-"Bedel ödettiler"

Türkiye'deki gelişmelerden rahatsız olanların AK Parti'ye operasyon yapmak istediğini dile getiren ve "Bu uluslararası projeyi Türkiye'de kim icra edebilir?" diye soran Şentop, artık Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu işlerin içinde olmadığını, atanmışların, seçilmişlerin emrinde olduğunu, silahlı kuvvetlerin anayasa ve kanuni sınırları içerisinde görev yapan bir devlet kuruluşu haline dönüştüğünü kaydetti.

Şentop, "Bu uluslararası projenin taşeronluğu hakimler, savcılar, güvenlik güçleri arasında örgütlenmiş paralel yapıya verildi. Dünyanın her yerinde ticari faaliyetler yaparsanız bu müsaadeyle olur. Gidip Kongo'da içimizden birisi bir okul açmak istese 'Hoşgeldiniz, hemen size yer, bina tahsis edelim mi, para, kredi verelim' derler mi? Demezler. Mutlaka sizin gittiğiniz yerde size referans olacak güçlere ihtiyaç olacak. Çoğu zaman da bu güçler dünyanın bildiği o malum güçlü istihbarat teşkilatlarıdır. Siz bunların kucağına oturmuşsunuz bu kadar faaliyet gösteriyorsanız bir gün bunun sizden bedelini ödemenizi isterler. Türkiye'deki operasyonun icrasını bu paralel cuntayı kullanarak onlara bedel ödettiler" diye konuştu.

-"Tilkilere yedirmeyeceğiz"

17 ve 25 Aralık "darbe teşebbüsünü" erken fark ettiklerini, AK Parti'nin bu konularda hazırlıklı olduğunu, e-muhtıraya cevap veren tek hükümet olduklarını aktaran Şentop, bunların olmaması halinde Türkiye'nin çok farklı yerlerde olacağını söyledi.

Oyunun, hazırlanan kumpasın, tezgahın farkında olduklarına dile getiren Şentop, La Fontane'nin bir masalından örnek vererek, "Tilki kargaya 'sesin çok güzel bir şarkı söyle de dinleyeyim' diyor. Karga şarkı söylemek için ağzını açınca ağzındaki peyniri tilki kapıyor. Bu siyasetin tilkileri, uluslararası ve Türkiye içindeki tilkileri böyle bir oyun oynayabileceklerini zannediyorlar ama karşılarında siyasi bakımdan saf bir topluluk yok. Türkiye siyasetinin bütün karmaşık noktalarını görmüş ve yaşamış bir kadro AK Parti kadroları. O Türkiye'nin istikrarın, siyasi, ekonomik istikrarını, sosyal barışını, uluslararası itibarını Türkiye'de ve yurtdışındaki tilkilere yedirmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

2015 genel seçmilerinde alınacak oy oranının önemine işaret eden Şentop, "Oy oranı sadece Türkiye'deki ufak tefek siyasi partilere aktörlere değil güneydeki komşuya da, dünyadaki Türkiye üzerinde operasyon planlayan, proje yapan birçok uluslararası projeye bir tokat cevap olacak" şeklinde konuştu.

AK Parti'nin üye sayısının 9 milyon 500 bini geçerek birçok ülkenin nüfusundan fazla olduğunu, 5 milyon üyenin aktif olarak çalışmalarda yer aldığını kaydeden Şentop, teşkilatların vatandaşların gönlünü, kalbini kazanacak şekilde çalışmasını istedi.

"Biz çalışmazsak, biz çok oyu almazsak, iktidara gelmezsek bu memleketi kime bırakacağız. CHP'ye mi, MHP'ye mi bırakacağız" diyen Şentop, Şişli Belediyesi'nde yaşanan olaylara değinerek "İşin içerisinde mafya var, ölüm tehditleri var, öldürmek üzere kiralanmış katiller var vs.. savcılığa intikal etti mesele. Şişli tablosu CHP'nin yabancı olmadığı bir tablodur" diye konuştu.

Türkiye'yi yönetebilecek tek hareketin AK Parti olduğunu, ülkenin mukadderatının AK Parti'nin mukadderatıyla birleştiğini vurgulayan Şentop, "AK Parti'nin düşmanları aynı zamanda Türkiye'nin düşmanlarıdır. İçeride de dışarıda da. Türkiye'nin bir beka sorunu Türkiye'nin bir istikbal meselesi AK Parti'nin istikbal, beka meselesiyle bütünleşmiştir. AK Parti için yapacağımız her çalışma Türkiye'nin geleceği için yapacağımız bir çalışmadır" dedi.

AK Parti İzmir ve Manisa teşkilatlarının hazır bulunduğu toplantı basına kapalı sürüyor.

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin İzmir haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği İzmir haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde AK Parti Seçim İşleri Başkanlığı Bölge Toplantısı haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.

İZMİR NAMAZ VAKİTLERİ
25 Kasım 2017, Cumartesi
  • İmsak
    06:15
  • Guneş
    07:57
  • Öğle
    13:09
  • İkindi
    15:45
  • Akşam
    18:01
  • Yatsı
    19:32
Diğer iller için Namaz Vakitleri »
Sayfa Başı