Ege Haberleri

EGE

    AK Parti İzmir Milletvekili Erdal Kalkan sessizliğini bozdu

    Elif DEMİRCİ / İZMİR, (DHA)
    15.06.2013 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Taksim Gezi Parkı sürecinde hükümetin tutumunu eleştiren tweet’leriyle şaşkınlık yaratan AK Parti İzmir Milletvekili Erdal Kalkan, DHA’ya konuştu.

     

    UZUN yıllar CHP’de siyaset yaptıktan sonra altı yıl önce Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay’la AK Parti’ye geçen İzmir Milletvekili Erdal Kalkan, iki gün önce, Taksim Gezi Parkı sürecinde hükümetin tutumunu eleştiren tweet’leriyle şaşkınlık yarattı. AK Parti içinde iktidarın tutumunu eleştiren üç vekilden biri olan Kalkan, sessizliğini DHA’ya bozdu. Erdal Kalkan, iktidarın tepkileri doğru algılayıp çok basit atlatabileceğini belirterek, şöyle dedi:
    “Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası ve AVM yapılması konusunda bu kadar ısrarın anlamı yok. Geçmişte kışla yapıldığı zaman zaten her taraf çayırlıktı, oteller yoktu. Şimdi geldiğimiz noktada tek yeşil alan orası. Ben olsam Divan Oteli’ni de istimlak eder, meydanı daha büyük hale getiririm. ‘Halkım mesajı aldık, yeniden değerlendireceğiz. Bize güvenin, daha çok yeşil alan yapacağız’ diyerek geçiştirilebilirdi. İstanbul dikey yapılaşma nedeniyle insanın üzerine geliyor. Rant lobisini de görmek lazım. Faiz lobisinden çok rant lobisi var. Ben, Başbakan’ın yerinde olsaydım daha hassas açıklama yapardım. ‘Gençler hassasiyetinizi anlıyorum. Bize inanın güvenin evinize gidin’ derdim.”

    İnsanlık dışı tavır
    Kalkan, eylemlerin devlet şiddeti ile büyüdüğünü söyledi, şöyle konuştu: “Her zaman özgürlükleri savundum. Bir günde olan bir şey değil bu. Siyaset yaptığım İzmir ve Edirne demokrat, çağdaş, aydın kentler. En büyük özgürlük talebi yaşam biçimlerine karışılmaması. Kimse kimsenin yaşam biçimine karışmamalı. Biz o dönemde türbanlı kızlarımızın da yanında yer aldık. Ben kimsenin kıyafetiyle ilgilenmiyorum, kimse de benim ne yediğimle, ne içtiğimle, nasıl oturduğumla ilgilenmesin. Gezi Parkı eylemleri başladığında itidal ve sağduyu çağrısı yaptım, barışçıl tavır takındım. Üçüncü günün sabahı orada devletin biber gazı, tazyikli su sıkması insanlık dışı bir tavır. Bu eylem gençlerin duyarlılığından kaynaklanıyor. Gençler, katılımcı demokrasi istiyor, kendilerine sorulsun istiyor. Onların amacı terör, kavga, polise saldırı değil. Orada devlet yumuşak olabilirdi. Bu olaylar da Gezi Parkı’yla sınırlı kalabilirdi. Aksine, bu konuda beklenmedik şiddetli tavrılar olayı büyüttü.”

    Mantıklı ve bilinçli
    Avukat olan Erdal Kalkan, hükümete karşı tepkinin sadece Gezi Parkı ile oluşmadığını, toplumun belli bir kesiminin, içki düzenlemesi, ‘İki ayyaş’, ‘Toplumun yüzde 50’si’ gibi açıklamalarla yaşam tarzına müdahale endişesi taşıdığını vurguladı. Kalkan, “Bunlar benim tasvip edebileceğim üslup değil. Benim siyaset anlayışıma, hukuk anlayışıma karşı. Birilerinin bir şeyler söylemesi gerekiyordu. Partide bunu söyleyecek zemin olmadı. Ben de twitter’dan söyledim. Büyük medya susunca sosyal medya devreye giriyor. İnsanlar mutlaka görüşlerini ifade edecek yer, zaman ve alan bulur. Benimki duygusal bir tavır değil, mantıklı ve bilinçli” dedi.

    Doğru tahlil etmeli
    AK Parti İzmir Milletvekili Erdal Kalkan, Gezi Parkı eylemini iktidarın ve sosyologların doğru tahlil etmesi gerektiğini kaydederek, şöyle devam etti: “Benim görüşüme göre bu spontane hareket ama yeni bir gençlik türü. Bu gençler özgürlüklerine düşkün. Siyasetle ilgili değilmiş gibi gözükse de çok şeyle ilgililer. Türkiye tarihinde görülmemiş bir eylem biçimi. Kapitalist, antikapitalist, Müslüman, komünist, siyasetle ilgisi olmayan herkes orada. Ayrı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Türkiye’deki demokratik hak ve özgürlüklerin daha hoşgörülü ve genişletilerek yaşatılması lazım. Provokasyonlara, araçların yakılmasına, Başbakan hakkında çirkin laflara karşıyım. Bununla o geniş kitlelerin isteklerini ayırmak lazım.”

    Ne yaptıkları önemli
    Kalkan, AK Parti’ye, 27 Nisan e- muhtırasına tepki göstererek, Başbakan’ın daveti üzerine katıldığını, kapatma davası açıldığında herkesten çok savunduğunu hatırlattı. Attığı tweet’lere daha çok destek aldığını, bazılarının kendisine, “Darbeci, Ergenekoncu”; kimilerinin, “Hainlik yapma... Bu parti seni milletvekili seçti” dediğini anlatan Erdal Kalkan, şunları dile getirdi:
    “Her zaman böyle duracağım. İnsanın nerede olduğu önemli değil, orada ne yaptığı önemli. Toplumsal hareketler insanların davranış biçimlerini de değiştirir, belirler, etkiler. Siyaseti bırakın, insanız önce... O manzaraları gördüğümde vicdanlı herkes ne hissettiyse ben de onu hissettim. Eli çivili sopalı polisler, kızların saçlarının çekilmesi... İnsan olarak bunları kabul edemeyiz. İki kızım, üç torunum var. Bu bir reflekstir. Adım adım gelişen sürecin kamuoyuyla paylaşılmasıdır. Benim tavrım bu.”

    KALKAN’IN TWETT’LERİ

     Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
     Özgür insan, örgütlü toplum, demokratik devlet.
     Zamanı geldiğinde kimsenin kuşkusu olmasın gereğini yaparım.
     Önce insan...
     Ben bu partiye demokrasiyi savunduğum için geldim. Hala bu dünyamı yaşatıyorum. Hiç kimse bunu engelleyemez. Önce insan...
     Dağlarına bahar gelmiş memleketimin haberin var mı? Taş duvar, demir kapı, kör pencere. Önce insan...
     Yeter, söz gençliğin.
     Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var.
     Kimse şah değil, padişah değil. Önce insan...
     Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Kutsallar dışında herkes ve her hareket eleştirilebilir.
     Ortamı yumuşatalım. Herkes ama herkes kendini sorgulasın.
     Sıkılmış bir yumrukla hiç kimse ile tokalaşamazsınız.
     Ben hala sosyal demokratım. Her çeşit baskı ve dayatmaya karşıyım.
     Taksim’in AVM’ye ihtiyacı yok.
     Müslüman olmak sadece ritüellerine sahip çıkmak değlidir. Haklara, halka emeğe ve doğaya sahip çıkmaktır.


    TAYYİP BEY’İN VEKİLİYİM

    Kalkan, Türkiye’deki siyasal sistemini de eleştirerek, “Bunları yaptıran Türkiye’de siyasal sistemdir. Parti içi demokrasi hiçbir partide yok. Grubun ağırlığı ve etkinliği yok. Ben milletvekili değilim. Tayyip Bey’in vekiliyim. Diğerleri de Devlet Bey’in, Kemal Bey’in vekili. Daha demokratik seçim sistemi, daha özgür yerel yöneticiler üretebileceğimiz yeni bir siyasal yapılanma gerek. Bu yetkilerle donatılmış bir siyasi parti lideri tabii ki bu tür bir politikayı yaşama geçirecek.”


    O KISA PANTOLONLA GEZERKEN BEN SİYASET YAPIYORDUM

    Erdal Kalkan, tweet’lerinin ardından kendisini sert sözlerle eleştiren AK Parti İzmir Milletvekili Aydın Şengül’e de şu sözlerle yanıt verdi: “Üzüldüm. Ben her çeşit fikre saygılıyım ama bir başkasının şahsiyetiyle alay eder gibi ya da tehdit eder gibi veya ötekileştirir gibi tavrılara karşıyım. Kıble bir tane. Aydın Bey kıblesini değiştirir değiştirmez, onun sorunu. Beni orada inciten darbe iddiası. Biz bu partiye darbe döneminde girdik. Dimdik girdik, dimdik durduk. Parti kapatma davasında da kimlerin yalpaladığını Aydın Bey çok iyi bilir. Orada da dimdik durduk. Bu partiye girme talebinde bulunmadık. Başbakan bizi isim isim davet etti. Ayrıca benim şöhrete ihtiyacım yok. İlgisiz, bilgisiz değilim. Tweet’leri bilinçli ve düşünerek attım. Bu sözleri hakaret olarak algılıyorum ve teessüflerimi iletiyorum. Yakışmadı. Benim şöhretimin zekası onu aşar. Ertuğrul Günay’ın ve benim şöhrete ihtiyacımız yok. O daha kısa pantolonla gezerken ben bu ülkede siyaset yapıyordum, milletvekiliydim. Ben kimsenin yaşam tarzına müdahale etmiyorum. Kimsenin de benimkine etmesine müsaade etmem. Ben kendimi bildim bileli alkol alırım. Alkol almak demek iki duble içince alkolik olmak demek değil. Partimizde alkol alan çok arkadaş var. Onlar gizli yapıyor, ben herkesin gözünde.”

    İSTİFA YOK CHP’YE DE GEÇMİYORUM

    Kalkan, istifayı düşünmediğini vurgulayarak, şöyle dedi: “İhraca teşebbüs ederlerse o zaman ederim. Fikirlerimi söylemeyi sürdüreceğim.Ağzımı kimse kapayamadı. Hiçir lider, iktidar, mahkeme, polis gücü... Gerçekleri söylemekten çekinmem. İsmet İnönü, Erdal İnönü, Deniz Baykal, Murat Karayalçın, Hikmet Çetin’e söyledim. Başbakan’ın yaptığı doğru işlerde, demokrasi ve ekonomi kavgasında hep yanında dik durdum. Yanlış yaptığı her eylemde de fikirlerimi söylerim. Bu örgütlü bir süreç değil. B planı yok. ‘CHP’ye geçecek’ diyorlar. Böyle bir şey yok.”
     

    Kimdir?

    Erdal Kalkan, 1946’da Kırklareli’nde doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Serbest avkutalık ve ressamlık yaptı. 17 kişisel yağlıboya sergisi açtı. Uzun yılar CHP’de siyaset yaptı. Bu partiden 18. Dönem Edirne Milletvekili oldu. 2007 genel seçimlerinde AK Parti’den İzmir Milletvekili seçildi. Kalkan son seçimlerde bir kez daha aday gösterilip yine İzmir’den Meclis’e girdi. Evli, iki kızı ve üç torunu var.


     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı