Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

AK Parti’de kongre devrimi

YAKLAŞAN AK Parti kongresi siyasetin görünmez gündemini oluştururken, Tüzükte yer alan 3 defa üst üste seçilememe kuralının, MKYK’da ve MYK’da ciddi bir dönüşüme yol açacağı görülüyor.

Başbakan Erdoğan’ın “Hücreler yenilenecek” dediği kongrede, erkene alınırsa 2013 yerel, 2014 Cumhurbaşkanlığı ve 2015 genel seçimlerinin yeni kadroları belirlenecek. Kongrede teşkilat ve isimler bazında bir değişim yaşanması beklenirken bu dönüşümün orta vadede siyasete de yansıyacağı ileri sürülüyor. Tüzük işletilirse MYK’daki 13 koltuğun 11’i, MKYK’daki 50 ismin yarıdan fazlası değişiyor. 2015’te ise kabinedeki 17 isim bırakmak durumunda.

Sadece bu rakamlar üzerinden bir okuma yapıldığında dahi ne derece kapsamlı bir değişim yaşanacağı anlaşılıyor. “Değişim” ve “Yenileşme” sözcüklerinin damgasını vuracağı kongrede “sessiz bir devrim” gerçekleşecek. Başbakan Erdoğan, kongrede ikinci adamlığa, genel sekreterliğe ve kendisinden sonra partiyi emanet edeceği yeni kurmay kadroya karar verecek.Erdoğan’ın liderlik anlayışına göre dönüşümün temel ilkesi “liyakat ve sadakat” prensibi olacak. Parti kurmaylarının iddialarına göre isimler bazında bir değerlendirmeden öte parti kimliğini öne çıkaran bir yaklaşım sergilenecek.

Parti yeniden yapılanıyor

Kongre süreciyle birlikte Erdoğan, “eski ile yeniyi” harmanlayıp, partisini yenileyecek ve gençleştirecek. Siyasi kariyeri boyunca tabanın ve toplumun isteğini “politik amentü” sayan “Erdoğan siyaseti”, bir önceki kongrede yapamadığı değişimi, bu defa hayata geçirecek.

Başbakan Erdoğan’ın, yeni süreçle birlikte “süreklilik içinde değişim” ilkesini ve partisinin reformcu karakterini bir kez daha öne çıkaracağı iddia ediliyor.

Erdoğan’a yakın isimler, büyük dönüşümün motivasyonunun parti kimliği ve kurumsallaşma olacağını dile getiriyorlar.

AK Parti kurulduğu ilk yıllarda “dönem partisi” olarak nitelendirildi. Fakat 10 yıllık iktidar sürecinde “geçici parti” nitelemesinden, “hâkim parti” modeline evrildi. Kongre süreciyle birlikte İngiltere’deki Muhazafakâr Parti, Amerika’daki Cumhuriyetçi Parti örneklerinde olduğu gibi “Türkiye’nin grand party”sinin temelleri atılacak.

Taktik hedef 2014 stratejik hedef 2023!

Erdoğan kongrede eski ve yeninin senteziyle 2014 taktik hedefini ve kendisini 2023’e taşıyacak yeni bir kimyagerliği sınayacak. Görünen o ki, özne ve nesne değiştirilerek yeni bir siyaset mühendisliği denenecek.

Kongre süreci “metal yorgunluğu” yaşayan kadroların yenilenmesi için tarihi bir fırsat sunarken aynı zamanda siyasette önemli bir konsolidasyon sağlayacak.

Geçmişte askeri müdahalelerle sağlanan dönüşüm bu defa siyaset eliyle gerçekleştirilecek.

AK Parti’de ‘Üç Tarz-ı Siyaset!’

Partideki “muhafazakâr - milliyetçi ve liberal” kanatların varlığını önemseyen Başbakan, bu kesimleri yeniden harmanlayıp yeni bir DP modeli yaratmak istiyor. Bu bağlamda önümüzdeki dönemde 2 partili sistem tartışmalarının gündeme gelmesi sürpriz olmayacak.

Başbakan Erdoğan’ın kongrede bu tasarıma uygun “Büyük Türkiye” kavramı özelinde anayasal vatandaşlıkta anlamına bulan yeni bir demokratikleşme vizyonu ve “düzen koyucu” ülke perspektifi ortaya koyması bekleniyor.

AK Parti’deki değişimin amacı ne?

Değişimin nedeni Tüzüğün 132. maddesinde yer alan “AK Parti listelerinden aday gösterilip seçilmiş olan belediye başkanları ve milletvekilleri en fazla 3 dönem aday gösterilebilirler” düzenlemesi olmakla birlikte, günümüzde bu madde farklı anlamlar kazanmış durumda.

2001’de bu düzenleme yapılırken siyasette yeni isimlere yer açıp, “politik profesyonelleşmenin” önüne geçmek ve siyasal entropi engellenmek isteniyordu. Siyasetin doğal akışı bu tasfiye ve yenilenmeyi kendiliğinden sağladı.

Bugüne geldiğimizde, Başbakan 3 kuralını kaldıraç olarak kullanıp, yeni bir siyaset ve yeni bir parti oluşturmak istiyor. Birinci Erdoğan döneminde sisteminin restorasyonunu yapan Tayyip Bey, yeni dönemde “Büyük Türkiye”yi inşa etmeyi hedefliyor ve bu bağlamda muhalefetin bir kısmını partiye taşıyarak, partisinin geleceğini emniyet altına almaya çalışıyor. Tüm bunlarla birlikte değişimin dışsal faydası olarak referandumdaki % 58’in bileşenleri partiye davet edilerek Cumhurbaşkanlığı seçimi birinci turda garantilenmek istendiğini belirtmemiz lazım.

 

X