"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

AK Parti bıyıktan vazgeçer mi?

1993 yılının haziran başı, bıyıklı Türk erkeği imajının bir anda ters yüz olduğu bir dönemdi.

DYP kongresini kazanan Tansu Çiller’e Başbakanlık yolu açılmış, tam bu sırada Ertuğrul Özkök bıyıksız Türk erkeği modasını başlatmıştı.
Özkök köşesinde yıllardır kullandığı bıyıklı fotoğrafını kaldırıp attı, ilk kez bıyıksız çıktı okurlarının karşısına...
Oktay Ekşi dışında (o hâlâ bıyıklı) gazetenin diğer yazarları da tek tek bıyıklarını kesince, çok iyi hatırlıyorum Türk erkekleri arasında müthiş bir bıyıktan kurtulma dönemi başladı.
ılk kadın Başbakan’ın sayesinde Meclis de ayak uydurdu buna...
Bıyıksızlaşma eğilimi 90’lı yıllar boyunca sürdü. 2000’li yılların başında Türkiye’de ilk kez bıyıksızlıkların sayısı bıyıklıları geçti.
Solcular pos bıyıklarından, MHP’liler bile alameti farikaları olan sarkık bıyıklarından vazgeçti.
şimdi sokakta bir araştırma yapılsa nasıl sonuç çıkar bilmiyorum ama 2002 AK Parti iktidarından bu yana Türkiye yönetiminde yeniden bıyıklıların hakim olduğu bir gerçek...
‘Badem bıyık’ tabir edilen muhafazakâr bıyık stili politikanın zirvesinden bürokrasiye, medyadan iş dünyasına kadar her yerde gözümüze çarpıyor...
Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan bıyıklı, TBMM Başkanı şahin öyle, Cemil Çiçek, Bülent Arınç ve partinin diğer önde gelenlerinin hepsi bıyıklı.
Yanlış hatırlamıyorsam Bakanlar Kurulu’nda Ali Babacan ve Egemen Bağış dışında bıyıksız kimse yok.
Emniyet Müdürü Çapkın, ıstanbul’un yeni valisi Avni Mutlu da bıyıklı...
THY Genel Müdürü Temel Kotil, TRT Genel Müdürü ıbrahim şahin de öyle...
Pek çok belediye başkanı, vekil, savcı, bürokrat, vali, işadamı aynı şekilde...
Peki hayatımızda bu kadar bıyıklı fazla değil mi?
Muhafazakâr kesimde bir yenilikçi yok mu, işaret fişeğini çakacak?
Önce kendi bıyıklarından başlayarak, AK Parti’de büyük bıyıksızlaşma modasını başlatacak?
Sekiz yıldır iktidarda olan bir partinin artık simgesel şeylere ihtiyacı olduğuna da inanmıyorum.
Pos bıyıklı solcu, sarkık bıyıklı sağcılar bu değişimi geçirdi, muhafazakârlar neden yapmasın bunu?
Hepimiz biliyoruz ki bugünkü iklimde bu değişimi Başbakan Erdoğan’dan başkası yapamaz.
Merak ediyorum Erdoğan bıyıklarından vazgeçer mi?..
Ankara’daki arkadaşlar bir punduna getirip sorsalar ne yanıt verir acaba?

Hızlı habercilik suç mu oldu?

CNN Türk özür dilemeliymiş...
Deniz Baykal’ın basın toplantısı sırasında ekrana ilk olarak “ıstifa etmiyor” yazdıkları için.
Benzer eleştiri NTV için de yapılıyor.
Bunu söyleyenler televizyonun t’sini bilmeyenler, hayatlarında haber rejisine girmeyenlerdir.
Baykal’ın konuşmasının seyrine göre ekranda altyazının değişmesinden daha doğal ne olabilir?
7-8 dakikalık basın toplantısı sırasında 10 defa altyazı değiştirdi haber kanalları.
Baykal, “Bu kara kampanyaya teslim olmayacağım. Kimsenin beni sorgulamasına izin vermeyeceğim” dediği anda da CNN Türk ve diğerleri “ıstifa etmiyor” diye yazdı.
Üç saniye sonra da bu yazıyı çektiler.
Tarihi bir basın toplantısında olan biteni anında altyazıyla aktardıkları için haber kanalları eleştiriliyor şimdi.
Hızlı olduğu için, anında habercilik yaptığı için özür mü dilesin CNN Türk?
Ayrıca basın toplantısı başlamadan Baykal’ın istifa edeceğini de ilk onlar duyurdu.
Bu altyazı meselesinde CNN Türk ve NTV’ye büyük haksızlık yapılıyor.

Suçlu Dilara!

Minik Dilara’nın hikâyesini bilmeyen mi var...
Üç yıl önce yağmurlu bir havada annesiyle el ele yürürken açık unutulan rögar kapağına düşmüş, atık su kanalında sürüklenen cesedi üç kilometre ileriden çıkmıştı...
Türkiye günlerce Dilara’yı konuşmuştu.
Dilara’nın davası önceki gün sonuçlandı.
Yüce Türk adaleti olayda bir suçlu bulamadı, kimseye ceza vermedi.
Yargılanan 8 sanıktan 5’i beraat etti, diğer 3 sanık ise 2’şer yıl hapis cezası aldı.
O hapis cezaları da sanıkların bir daha suç işlemeyeceklerine inanılarak ertelendi.
Yani olan 5 yaşındaki Dilara’ya oldu.
İnsanın isyan edesi, çıkıp sokaklara haykırası geliyor; “Adalet mi bu” diye...
“Hiç mi vicdanınız sızlamıyor” diye...
Göz göre göre küçük bir çocuğun ölümüne yol açanlara bile ceza verilmiyorsa, bu ülkede isteyen rögar kapağını açık unutur isteyen inşaat çukurunu... Nasıl olsa ceza yok!
Umarım Yargıtay bu kararı bozar...

X