Gündem Haberleri

GÜNDEM

    AK Parti beyannamesinden dikkat çeken ayrıntı

    Zeynep GÜRCANLI
    04 Ekim 2015 - 16:42Son Güncelleme : 04 Ekim 2015 - 16:42

    AK Parti, 7 Haziran seçim bildirgesinde yer alan ve Türkiye'de büyük tartışma yaratan "Anayasa'dan Türk ibaresinin çıkarılmasına" olanak tanıyan vaadini, 1 Kasım seçimleri için hazırladığı beyannamesinde de korudu.

    7 Haziran beyannamesinde yer alan, "Yeni anayasa, milletimizin kültürel ve toplumsal çeşitliliğini tanıyan, herhangi bir etnik veya dini kimliğe referans yapmayan bir vatandaşlık tanımını esas alacaktır" ifadesi, 1 Kasım beyannamesinde de, hiçbir değişiklik yapılmadan, aynen korundu.

    AK Parti beyannamesinden dikkat çeken ayrıntı

    CEMEVLERİNE HUKUKİ STATÜ VAADİ

    AK Parti'nin 1 Kasım beyannamesinde öne çıkan vaatlerinden biri ise, Cemevlerine "hukuki statü verilmesine" ilişkin oldu. Beyannamede, "Geleneksel irfan merkezleri ve cemevlerine hukuki statü tanıyacağız. Aynı şekilde, geleneksel irfan merkezlerinin ve cemevlerinin ihtiyaçlarının karşılanması için 5393 sayılı Belediye kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda gerekli değişiklikleri yapacağız" denildi.

    AK Parti beyannamesinden dikkat çeken ayrıntı BAŞBAKAN DAVUTOĞLU AK PARTİ’NİN SEÇİM VAATLERİNİ AÇIKLADI

    "BAŞKANLIK SİSTEMİ, KİŞİLER ÜZERİNDEN TARTIŞILMAMALI"

    AK Parti'nin 1 Kasım beyannamesinde, başkanlık sistemi konusunda 7 Haziran'dakine benzer ifadeler yer aldı. Başkanlık sisteminin "kişiler üzerinden tartışılmaması gerektiği" mesajının verildiği bildiride, "Yeni Türkiye vizyonumuzun ihtiyaç duyduğu etkin ve dinamik yönetim dolayısıyla, başkanlık sisteminin daha uygun bir yönetim modeli olduğuna inanıyoruz" denildi. Bildirgede, Cumhurbaşkanı'nın halkın seçmesi nedeniyle, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın siyasal sistem içindeki yetki ve görev paylaşımının "yeni bir düzenlemeyi zorunlu kıldığı" da ifade edilerek, şöyle denildi;
    "Son 8 yıl boyunca, AK Parti siyasi vizyonunun öngördüğü birlikte çalışma ahlakı ve mellite hizmet şuuru sayesinde, Cumhurbaşkanları ile Başbakanlar arasında uyumlu bir çalışma sağlanarak, mevcut sistemin kriz üretme potansiyeli kontrol altında tutulmuş ve eski dönemlerde rastlanan siyase veya ekonomik krizlerin yaşanmasına izin verilmemiştir. Ancak mevcut sistem, cumhurbaşkanı ve başbakanının farkıl siyasi geleneklerden gelmeleri durumunda, kriz üretme potansiyelini taşımaya devam etmektedir. Ak Parti olarak, mevcut sistemin siyasi tarihimizdeki vesayetçi kurgusunu da göz önünde bulundurarak, Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin oluşturduğu bu yeni durumun yol açabileceği muhtemel yönetim sorunlarının başkanlık sistemiyle aşılacağına inanıyoruz."

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı