"Onur Baştürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Onur Baştürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Onur Baştürk

Ajda’nın son yaz konseri

Bir kere alıştırdı ya Ajda Pekkan, artık her konserinin başlangıcında ondan bir atraksiyon bekliyoruz.

Geçmişte hatırlıyorum, motosikletle çıkmışlığı vardı sahneye. Bostancı Gösteri Merkezi’ndeydi sanırım.
Bu yaz başında ise Açıkhava’daki ilk konserine mayolu çıkması olay olmuştu malumunuz.
Peki bu kez, bu son yaz konserinde ne yapacaktı?
Açıkhava Tiyatrosu’nda konserin başlamasına az kala konuşulan konu buydu.
Hemen yanımda Ajda kitabı yazmış Naim Dilmener, devamında Ajda fanı ünlü işletmeci Ender Sanal... Vıdı vıdılanıyoruz.
Derken Ajda sahneye çıkıyor. Yüzünde beyaz, şık bir maske. “Eyes Wide Shut” esintili/fantezili. İlk şarkıyı maskeli söylüyor, “Stretch”.
Maskeyi bir dansçının çıkarmasını bekliyordum şarkının sonunda.
Ama Ajda kendisi çıkarıp attı. Meğer çıkarırken takma kirpikleri de maskeyle beraber düşmüş. Biz hiç fark etmedik tabii bunu.
Hemen takılmış sonraki şarkıda kirpikler. Bunu da hiç fark etmedik tabii.
Peki konser boyunca neler oldu? Buyrunuz özete, özetle...
KİRPİKLER ÇIKMIŞ
? -Alçıdan dolayı tüllenmiş- Ugg botlar yine devredeydi. Botlara uygun hazırlanmış hepsi de mini elbiselerin üçü de şıktı, hele en son giyilen.
Gecenin sonunda sahneye zorla çıkan, gel gör ki -çok iyi söylemesine rağmen- bir Arapça şarkıyı bizden esirgeyen Nur Yerlitaş’a bravo kıyafetler için...
? Ajda aslında yine mayo giymek istemiş bu konserde. Ama Semiramis Pekkan, “Topukluyla giyilir mayo, topuklu giyemeyeceğine göre katiyen olmazzz” demiş. Ajda’nın tekrar mayo giymek istemesinin nedeni ise bu son konserin DVD’ye çekilmesinden dolayı. Maalesef mayolu çıktığı ilk konser kaydedilmemiş.
Ajda da tekrar mayolu çıkıp açığı kapatmak istemiş.
Profesyonelliğe bakar mısınız?
CAZ PROJELER YOLDA...
? Aşkın Arsunan şefliğindeki orkestra bu kez çok iyiydi. İlk konserde eleştirmiştim, hatta Aşkın Bey’le epey tartışmıştık bunu. Ama şimdi olmuş. Eğriye eğri, doğruya doğru. Ajda şimdi Aşkın Arsunan’la caz bir şeyler yapmak istiyor, kışa artık...
? Şu konudaki fikrim değişmedi ama: Perküsyondaki William’ın tatil köyü animasyonu kıvamındaki şovunu hâlâ uzun ve gereksiz buluyorum, üzgünüm.
? Ara verilmeyen tek yerli konserdi. İki saat 15 dakika, hiç kalkmadan yerimizde oturduk, sigara-çiş molası vermeden. En arkada oturanlar hariç tabii, onlar sirküle halindeydiler sürekli.
TARKAN’LA PERFORMANS
YENİDEN OLMALI...
? Ajda ve Tarkan! Gecenin sürprizi buydu tabii! Bence kimyaları uydu sahnede, çok iyiydiler. Hele “Kimler Geldi Kimler Geçti” şarkısında. Bir daha bir araya gelmeleri, bir albümde ortak bir şarkı seslendirmeleri lazım. Niye bugüne kadar yapmamışlar ki? Neyse ki hiçbir şey için geç değil.
? Ayşegül Aldinç de konserdeydi tabii. Meğer “Düşünme Hiç”i düet yapacaklarmış, Ayşegül’ün albümü için. “Sence başka hangi şarkı düet olabilir?” dedi Ayşegül. “Sensiz Yıllarda” dedim naçizane.
? Sonuç? Repertuvarı sevdim. Bu yaz Çeşme-Bodrum’da bolca çalan “Oyalama Beni”nin remiks versiyonuyla söylenmesine ise özellikle bittim. Bir tek Nilüfer’in “Mavilim”i niye vardı, onu anlamadım!
Ama Ajda’nın enerjisi, yerinde duramaması filan şahaneydi.
Ne diyeyim, gerisi “palavra” işte.

Kulis kapısında badigart çekişmesi

Kulis kapısından girdim Açıkhava’ya. Bilenler bilir, orada bir arka kapı vardır kulise çıkan, sonra oradan seyircilerin olduğu bölüme uzanan.
Neyse işte. Tam girerken kapıdan bir baktım, kapı önünde iri yarı bir çekişme var: Badigart çekişmesi!
Birbirlerinin kolunu tutuyor, sövmeli saymalı bir şeyler söylüyorlar.
Dedim ki içimden, yahu dakika bir gol bir, “Ne kavgasıdır bu? Gelin barışın kardeşler?”
İşin gerçeğini kulise dalınca oradakilerden öğrendim.
Meğer Erdal Acar’ın eşi Emel Acar’ın korumalarıymış içeri girmeye çalışan takım elbiseliler. Organizasyonun korumaları onları içeri almak istemeyince böyle bir tartışma yaşanmış.
Emel Acar da içeride, kuliste oturuyordu gerçekten.
Acarlar’ın satın aldığı Home Store kulisin catering işlerinden sorumluymuş, o bakımdan.
Peki bu kadar korumaya ne gerek vardı ki?
Ajda’nın bile yoktu 10 tane koruması, bilmem anlatabildim mi?

X